Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ÜST üste 3 hafta mağlubiyete, onca çalkantıya, Daum'un Kocaman'la didişmesine rağmen Fenerbahçe ligin ilk yarısını lider bitirdi. Liderlik için çıkacağı son maçta dünkü Trabzonspor gibi bir rakip de bulamazdı. Alanzinho-Gabriç ve Umut ile yani 3 kişiyle hücumu düşünen, ama aslında takımına savunma da yaptıramayan Şenol Güneş, belli ki Fenerbahçe'yle ilgili kötü hatıralarını henüz atlatamamış. Ev sahibi bu kadar 'hücumsuz' olunca misafir de aslında çekinerek çıktığı mücadelede daha ilk yarıda maçı koparacak pozisyonları buldu. Ama '15 milyon Euro'luk kazık' Güiza, yine rakibin moral kaynağı oldu.

        Ankaragücü maçı sonrası yazdığım yazıda da belirttiğim gibi bu takım 'tempo' futbolu oynayamaz. Bunu Zico da söylemişti, Aragones de. Çünkü Fenerbahçe'nin 1995-96 sezonunda gelen hocası Pareira'dan bu yana takım 'pas oyunu' ile başarılı oluyor. Bu durum taraftarı mutlu etmiyor, sıkıntılı maçlar seyrettiriyor; takımları bir türlü rakiplerini yarı sahasına hapsedemiyor ama bu takım pas yapmaya başladı mı aslında ligin en iyi savunmasını yapmış oluyor.

        Bu pas oyununu en iyi bilen isim Aykut Kocaman. Tempo futbolunu bilen isimse Daum. Bu iki ismin ortaklaşa aklı, 'pas oyunu' oynayan ama Zico döneminin aksine fizik kalitesini artırmış bir takım olabilirdi. Daum ne zaman "Az pas çok koşu" dedi, Fenerbahçe dağıldı. Ankaragücü maçının belli bölümlerinde başlayan bu 'bildik oyun' Sarı-Lacivertliler'i Trabzon'da da zafere ulaştırdı. Alex-Emre-Özer-Semih-Deivid-Santos-Baroni gibi oyuncularınız varsa pas yaparak rakip sahaya yerleşebilirsiniz. İşte sadece bunu yaptılar. Takımın en kalitesiz futbolcularından Güiza'nın attığı gol ise kaderin cilvesiydi. 65. dakikadan sonra oyunun bir de rakip kalesi olduğunu hatırlayan Şenol Güneş, takımını ileri sürecek hamleleri yapamasa da uzun şişirilen toplar rakip ceza sahasında heyecan yarattı. Koskoca 90 dakika boyunca sadece 2 gol pozisyonu üretebilen Trabzon'a karşı bile Fenerbahçe'nin hastalığı hortladı.

        ÖLÜMCÜL VİRÜS 'YASLANMA'

        Tıpkı domuz gribi bir ölümcül bir hastalık olan 'golü bulduktan sonra geriye yaslanma' hastalığı nüksetti Sarı-Lacivertliler'in. Oysa bu takım savunmaya yaslanarak değil, ileride pas yaparak defans yapabiliyor. Daum, domuz gribinden beter bir virüs olan bu 'yaslanma' mikrobuna çare bulamazsa, her rakibin Trabzon olmadığını acı tecrübelerle anlayacaktır. F.Bahçe'nin Emre'yi yedekleyecek bir orta alan oyuncusu ile bir santrfor alması gerek. Kulübün parası yoksa onu bilemem.

        Daum'un fizik kondisyon yükleme, geriye yaslanma yerine pas yapma taktiğini geliştirme ve yedek oyuncuları daha iyi hazırlama gibi görevleri var. Devre arası kampına sadece Aykut Kocaman'ın değil başkan Yıldırım'ın da gitmesi, en azından bir görünmesi gerek.

        Yardımcı hakem Hüseyin Fidan maçın başında tehlikeli birTrabzon atağını çok yanlış bir bayrakla kesti. Diğer yardımcı Cem Satman ise tıpkı orta hakem Bülent Yıldırım gibi çok başarılıydı.

        Diğer Yazılar