İsteksizlik
TÜRKİYE Ligi zor bir lig. Burada oynayan yabancıların tamamı bu "zor"luktan bahsediyor. Ligi "zor"laştıran en önemli etken savunmacıların sert oluşu; hocaların birçoğunun "top geçer adam geçmez futbolcuları tutması. Lige çıktığından beri hücum etkinliği ile değil, savunma tedbirleri ve 'taş gibi takım' olma hüviyeti ile mücadele eden Eskişehirspor, bu karakterini Yanal'ın gelişi ile değiştirir belki diye düşünmüştüm. Ama Yanal da eski dönem Çahmbay ve Bülent Uygun tarzını devam ettiriyor. Bu Eskişehirspor için düşünülmesi gereken bir 'oyun karakteri' sorunu.
Bu 'taş gibi sert'takıma bir de zorlu coğrafi şartlar eklenince Galatasaray gibi takımlar açısından içinden çıkılması çok zor bir deplesman haline geliyor Anadolu'nun Venedik'i...
Öte yandan Galatasaray da kendine üst üste 9 galibiyet getirmiş çift santrforlu sistemini Baros ile birlikte bırakınca ilk 45 dakika; tam bir 'orta sahada kalabalık arasında kaybolma' oyununa dönüştü. Eskişehir'in zaten oynamaya niyeti yoktu da bu kalabalık Galatasaray'ı da şaşırttı. 2. yarının başında bir ara 'kasap havası'na dönen maçı hareketlendirmek isteyen ise ev sahibiydi. Daha çok kanatlara inmeye, Koray-Volkan da dahil bekleri ile yüklenmeyi denediler. 2. yarıya beklenen çift santrfora dönüş hamlesi ile başlayan Terim'in Yiğit'i oyuna sürmesi Kazım'ın sağ bek performansı dışında takıma bir katkı sağlamadı.
Belli ki Baros dönene kadar "bitiricilik" ve "üretim" konusunda sorun yaşayacak. Sercan skor alınan maçlarda belki savunma arkasına koşu ile etkili olabilir. O da belki. Ama Çek ortağı gelene kadar Elmander'in sırtında daha çok yük olacağı aşikar.
Gençstoper Semih'in ciddi hataları kendisi adına olumsuz. Ama bence dünkü Galatasaray'da en önemli eksiklik "Bu havada ve bu sahada da oynanır mı be kardeşim" isteksizliğiydi. Türkiye'de iklim en az 1.5 ay daha zorlu olacak. Birçok deplasmanda " bu tür zeminlerle karşılaşılacak. Artık tüm takımlar daha da sertleşecek. Bilhassa ilk 45 dakikada görülen bu isteksiz tavır ilerleyen dönemde tekrarlamamalı. Takım, gol umudunu sadece duran toplara bırakmamalı. Takımın tek gol pozisyonu Melo'nun kafa şutu olmamalı. Yoksa "bu takım hiçbir maçta puan kaybetmeyecek"
diye bir şey yok.
Eskişehirspor ise ciddi üretimsizlik sorunu yaşıyor. Bu halleriyle kendilerine büyük hedefler koyamazlar.