Helvacı'ya açık seçik sorular
“BİR Helvacı Adnan Polat’ı diğeri TFF’yi yedi.” Son günlerde en çok konuşulan esprilerden biri bu.
Hatırlayın, Adnan Polat’ın istifasını istediği Mehmet Helvacı, ısrarla istifa etmemiş, hatta yönetim kurulu toplantılarına kendisi gibi 2 arkadaşıyla ‘kenardan’ katılmaya devam etmişti. İlhan Helvacı da benzeri bir tavır sergiliyor.
Mehmet Ali başkanı; Lütfi kardeşi, hatta Göksel Gümüşdağ bile istifa etmesine rağmen Helvacı yerli yerinde duruyor. Abisi gibi ‘kenarda’ bekliyor.
* Ne diyordu Fenerbahçe aylar önce?
“TFF bizi Şampiyonlar Ligi’ne göndermedi. İhsas-ı rey ile bizi UEFA’ya şikayet ettiler. Cornu’nun ‘Yüzde 1 bile aklanma şansı yok mu?’ sorusunu çevirip ‘Cornu bize yüzde 1 şüphe bile yeterlidir’ diye çevirdiler. Başkanı da kandırdılar. Biz Helvacı ile Arıboğan’dan şüpheleniyoruz…”
* Ne demişti buna cevaben TFF?
“F.Bahçe yanılıyor. Bizim olduğumuz yerde hiçbir kulübe yanlış olmaz…”
* Ne demişti etkin G.Saray medyası?
“Madem F.Bahçe Lütfi ile İlhan’ı suçluyor, peki neden Mehmet Ali’yi ayırıyor?”
* Şimdi durum ne?
Aydınlar dedi ki “Bunlar hakikaten beni de satmışlar”
* Etkin GS medyasında sayfa sayfa konuşan Helvacı ne diyor?
“Başkan bunamış…”
* Etkin GS Medyası’nın yeni hedefinde kim var?
Olayı açığa çıkaran Kısmet Erkiner ile Mehmet Ali Aydınlar…
Peki Allah aşkına bir kişi de şu İlhan Helvacı’ya şunları sormayacak mı?
1- Zarfı bırakıp mazrufa bakalım. UEFA’nın mektubu ortadayken siz F.Bahçe’yi Şampiyonlar Ligi’ne nasıl göndermediniz? Yoksa Trabzonspor için de tavsiye mektubu da yazdınız mı?
2- Sizi böyle bir karara iten saik neydi? Mensubu bulunduğunuz kulüp mü?
3- Başkana yanlış veya eksik bilgi aktardığınız belli. Cornu ile konuşmanızın Fransızca tam tercümesini doğru bir şekilde yaptığınıza yemin eder misiniz?
4- Yukarıdaki soruları tam netlikte yanıtlarsanız bu durumda geriye 2 ihtimal kalıyor ya Aydınlar sizin iddia ettiğiniz gibi hakikaten bunadı ya da yalan söylüyor. Helvacı bu sorulara doğru dürüst yanıt vermeden ‘kenardan’ da olsa oturmaya devam edemez. Ya da çıkar “Mehmet Ali Aydınlar yalan söylüyor. Şu şu nedenlerle topu bize atıyor” der. Biz de o zaman Aydınlar’a gerekli sorular sorarız.
Zaten F.Bahçe taraftarı ve hissedarları dava açtıklarında bu sorulara tümü yanıt vermek zorunda da ben şimdiden sorayım dedim.
Cumhurbaşkanı’nı yanlış yönlendirenlerden Birand, 32. Gün’ü de bu konuya ayırır mı?
6222 değişirken ayağa kalkan “Kişiye özel yasa olmaz” diye Köşk’e tarihin en fazla başvurusunu gönderenler gelinen noktada ne düşündüklerini açıklamak zorundadır. Veto kararı geldiğinde “İşte bizim Cumhurbaşkanımız” diyenler o günden bu yana ne durumdalar; cumhurbaşkanları ile araları iyi mi onu da belirtmeliler.
Sanıyorum veto gerekçesine “Kişiye özel algısı…” ifadesini koyan Abdullah Gül de kendini dolduranların asli gerekçesini anlamıştır. Ya da zaten biliyordur da Başbakan’la kavga etmek istemiştir. Onu bilemem. Bildiğim “Ne oldu bu ‘Kişiye Özel Yasa Değişikliği’ne sorusunun bugün sorulması gerek en geçerli soru olduğudur.
***
Bu arada aklıma geldi. Bu yasa veto edilsin diye en çok uğraşanlardan biri olan, kurumunun ‘yayın ilkeleri’ni bile bir tarafa bırakıp twit üstüne twit, yazı üstüne yazı attıran Mehmet Ali Birand şimdi ne düşünüyor acaba? Bu şike meselesi ile ilgili iki 32. Gün yapan Birand, “F.Bahçe gerçekten UEFA’ya gammazlandı mı? Acaba bu iş operasyon mu?” içeriğinde bir 32. Gün daha yapar mı? Yoksa sınıf arkadaşının danışmanlarının gazı ile Fatih Terim’e “Gidersin haaa” diye gözdağı vermekle mi meşgul olur?
Aynı soruyu Ali Kırca için de sorabiliriz. Bu işten bir Siyaset Meydanı çıkmaz mı? Sevgili dostum Serhat Ulueren de elinde böylesine şahane bir haber unsuru varken “F.Bahçe’yi kim sattı?” başlıklı bir dosyayı açmayı düşünür herhalde.
TFF Başkanı seçilmez, atanır
En başta kendimizi kandırmayalım. TFF’nin son seçimli genel kurulunda Haluk Ulusoy, Ayhan Bermek’e karşı kazandı. Sonraki tüm başkanlar atama ile göreve geldi.
Şimdi de atama ile bir başkan seçilecek. Başbakan bir aday belirleyecek; kulüpler de gidip paşa paşa oy verecek. Yoksa seçim yapılırsa iddia ediyorum Şenes Erzik dahil kim karşısına çıkarsa çıksın Ulusoy kazanır. Bu ortamda seçim olmayacağını biliyoruz. Atama ile kimin geleceği ise çok önemli değil. Nasıl geleceği önemli. Bu kaostan 2 fırsat çıktı:
1- Yeni başkan 58. Madde ve şike süreci ile ilgili bir çözüm planı ile gelir.
2- UEFA ile yeni ve güven ortamına dayalı yeni bir ilişki kurulur.
O yüzden bugünden 27 Şubat’a kadar medyada birçok isim başkanlık için yer alacak. Ama son kararı Recep Tayyip Erdoğan verecek.
Zaten bu yeni gelecek de karmaşaya son veremezse bir sonraki TFF Başkanı TMSF Başkanı gibi “el koymaya” gelen bir devlet memuru olur.