Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Benim oğlan lisedeyken ara ara internetten açar izlerdi Recep İvedik’i, deli olurdum. Olurdum, çünkü adam olsun diye tonla para sayıp özel okullara yolladığım ve iki yabancı dili neredeyse anadili gibi konuşan bir adamın evin içinde sürekli İvedik taklidi yapması içimi parçalardı.

        Yemeğin ortasında onun gibi geğirmeler, abidik gubidik sesler çıkarmalar, böğüre böğüre konuşmalar falan cidden iğrençti. Yasak koymuştum bir dönem “İzlemeyeceksin” diye, ama kim takar.

        Ders çalışıyor diye rahatsız etmek istemediğim zamanlarda bile kaç kez yakalamışlığım vardır, kulaklığını takıp yorganın altında kıs kıs gülerek İvedik’i izlerken.

        Hiç unutmuyorum, bir keresinde ertesi gün çok ama çok önemli bir sınavı vardı ve gerçekten kritik bir gündü. Kafası dağılır, motivasyonu bozulur diye kendim bile evin içinde yalın ayak dolaşıp çıt dahi çıkmamasına gayret ederken onu İvedik izlerken yakalamıştım. Çok kızmış, ağzıma geleni saymıştım.

        “Anneciğim, derslerimi çalışıyorum merak etme... Recep İvedik, ağır dersler, sınavlar ve tabii ki sağladığınız disiplin sayesinde bozulan psikolojimi düzeltmeme yardımcı oluyor. Onu izlerken hiçbir şey düşünmeden gülmek gerçekten ruhuma iyi geliyor” demişti.

        HAKLIYMIŞ ÇOCUK

        O dönem oğlumun neden Recep İvedik’e müptela olduğunu bir türlü anlamamıştım, ama şimdi anlıyorum. Haklıymış gerçekten. O çok sıkıcı derslerin, ağır sınavların ve despot olan bendeniz annesinin yarattığı gerginliği ancak İvedik’le aşıyormuş zavallı çocuk.

        Tıpkı bugünün Türkiye’si gibi...

        Yazıya başlamadan son kez göz attım “Recep İvedik 5” filminin kaç kişi tarafından izlendiğine; 16 günde toplam 4 milyon 144 bin 374 kişi!

        Dehşet bir rakam bu. İnanılmaz. Orada burada muhabbeti oluyor sık sık. Meseleleri her daim üst perdeden yorumlamaya bayılan bazı arkadaşlar alay ediyorlar bu durumla. Efendim toplumun genel eğitim seviyesinin ne halde olduğunun bariz kanıtıymış İvedikleşme halleri. Toplum kendini buluyormuş İvedik’te falan.

        Sırf bu yorumları yapanlara kapak olsun diye oğlumdan örnek verdim işte. Anlasınlar diye. Daha geçen sene İvedik gibi evin içinde geğire geğire dolaşıp yalancıktan balgam çıkarma taklidi yapıp midemi bulandıran o oğlan, şu anda yurtdışında hukuk okuyor. Hem de çok sağlam bir devlet üniversitesinde.

        O nedenle çok boş geliyor filmden hareketle toplumun genelinin eğitimsiz ve cahil olduğu yönünde yapılan yorumlar. Bu tür yorumları yapanlar, aslında bu toplumu tanımayanlar. Tanımak için de gayret etmeyenler. Hatta dosdoğru yazayım; Nişantaşı, Etiler ya da Bebek’ten bol manzara seyredip toplum ruhuna dair işkembeden sallayanlar! Toplumun dışında değil, toplumu yok sayıp onun üzerinde yaşayanlar...

        BOĞDUNUZ BİZİ

        Özellikle onlara sesleniyorum!.. Toplum dinamiklerini falan iyi çözümlediğini sanıp da ahkâm kesenlere! Hepsi birbirinden değerli analistlerimize yani...

        “Efendim... Toplum Recep İvedik’te bir parçacık da olsa kendini bulduğu için falan değil, hiçbir şey düşünmeden, kahkahalara boğulup gülmek için izliyor.

        Çünkü toplum siyasilerin çekişmelerinden, birbirlerine ettikleri laflardan, dahası siz değerli analistlerin ülkenin geleceğine dair yaptığı o berbat, karamsar yani sizin deyiminizle pesimist yorumlarınızdan bunaldığı için Recep İvedik’e sığınıyor. Özetle; gülmek istiyor. Sadece gülmek.

        Ve aslına bakarsanız anlama kapasitesi olan herkese de, siyasilere, yönetenlere, yönetmeye aday olanlara, akademisyenlere, toplum mühendislerine ve biz gazetecilere vesaireye mesaj veriyor. Diyor ki: Boğdunuz bizi! Yeter artık! Bırakın da bir nefes alalım!”

        Anlatabildim mi?

        Diğer Yazılar