Harbiden 'hohol oldu' her şey!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın politik literatüre kazandırdığı tanımlara bir yenisi daha eklendi. Pakistan dönüşü gazetecilerle söyleşisinde Hürriyet’in “Karargâh rahatsız” başlığıyla yayımladığı ve epeyce tepki alan haberiyle ilgili konuşurken sorulan bir soru üzerine, “Bizim Karadeniz’de iplik karmakarışık olduğu zaman ‘Hohol oldu’ derler” yanıtını vermiş.
Bu kulağa hoş gelen Karadeniz terimini, FETÖ’ye karşı verilen mücadele gereği çıkarılan KHK’ların FETÖ’cüler dışında başka bir damarı da rahatsız ettiği söylentilerine cevaben kullanmış. “Olabilir... Öyle bir hale geldi ki olaylar iyice birbirine girdi. Kim ne dediğinin farkında değil!” demiş.
Bu kez FETÖ ile mücadele konusunda başka bir hususla ilgili kullanmış bu tanımlamayı, ama hatırlarsanız daha önce de yine aynı konuda, “At izi, it izine karıştı” demişti Sayın Cumhurbaşkanı.
Hazır yeri geldi, ben de bu konuda bir uyarıda bulunmak istiyorum. 15 Temmuz’da TSK kamuflajıyla yapılan terör saldırısının ardından alınan olağanüstü hal kararı çok yerinde ve doğru bir karardı, eyvallah. Ardı sıra örgütün temizliği için çıkarılan KHK’lara da itiraz etmemek lazım, ancak aldığımız duyumlar, kulağımıza gelen bazı hikâyeler çok can sıkıcı.
Bazı insanların hiç ilgisi olmadığı halde FETÖ mensubu gibi yaftalanıp görevinden uzaklaştırıldığı iddialarının hâlâ devam ettiğini söylemek istiyorum. Her gün onlarca mektup alıyoruz. FETÖ ile en ufacık bir irtibatı olmadığı halde KHK’yla görevinden uzaklaştırıldığını iddia edenlerin isyan mektubu.
Doğru mu söylüyorlar yalan mı bilmiyorum, ama bu itirazların mutlak surette değerlendirilmesi ve gerçekten bir haksızlık yapıldıysa ivedilikle düzeltilmesi gerekiyor.
Yargının yükü çok ağır biliyorum. Az insanla çok iş yapılmaya çalışıldığının da farkındayım, ama her şey daha fazla “hohol” olmadan bu işe bir çözüm bulunmalı ve FETÖ ile irtibatı olmadığı halde işinden gücünden edilen insanların yeniden görevlerine dönmeleri sağlanmalı...
SORUNUMUZ İKTİDAR DEĞİL, MUHALEFET!
Bu duruma dikkat çektiğim için kızıyor CHP tabanı biliyorum. Çok öfkeleniyorlar ama yapacak bir şey yok. Gerçek bu! Çok üzgünüm ama bence şu anda Türkiye’de iktidar sorunu yok, anamuhalefet sorunu var.
Hangi ülkede böyle bir durum söz konusu vâkıf değilim ama bu kadar seçim kaybetmiş ve artık bunu bir alışkanlık haline getirmiş anamuhalefet partisinin liderinin ısrarla o koltukta oturmaya devam etmesini cidden anlaşılabilir bulmuyorum.
Referandumdan çıkacak sonuç hiç önemli değil. İster “Hayır” olsun, ister “Evet”. (Ki ben “Evet” olacağını düşünüyorum.) Neyse ne ama bence CHP kendini yenilemeli. Daha önce yazmıştım, “Evet” çıkması CHP’lilerin hayrına olacak; çünkü yeni sistem devreye girdiğinde zaten Kılıçdaroğlu o koltukta oturamayacak.
Ama sonuç “Hayır” olsa da oturmamalı. Çünkü olmuyor... Kılıçdaroğlu ile gitmiyor bu iş.
Türkiye’de seçimleri partiler değil, liderler kazanıyor. Bu değişmez bir olgu olarak kabak gibi önümüzde duruyorken neden bu değişim yapılmıyor anlamak mümkün değil.
Kılıçdaroğlu ile olan biten belli! Topla, çarp, böl, çıkar yüzde 25’in bir puan önüne çıkamıyor CHP! Hal böyleyken yapılması gereken de gayet nettir bana göre. Açıktır!
CHP’ye yeni bir soluk lazım... Yeni bir lider. Heyecan yaratacak, gündem olacak değil, gündemi belirleyecek bir lider.
“Yok ki ama böyle biri!” deniliyor. Katılmıyorum. Şu anda göz önünde yok belki ama bir fırsat verilirse olabilir.