Son Dakika
14.04.2018 - 03:19 | Güncelleme:

Devlet Bahçeli’nin sorularına kim, nasıl cevap verecek?

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında değindiği, ancak yeterince gündem olmayan bir konuya değinmek istiyorum bugün.

Öncelikle birçoğunuzun, “Bunu sorarsam bana da FETÖ’cü, vatan haini derler” endişesiyle sorgulamaya çekindiği banka, özel okul ve sendika gibi kriterlerden dolayı kişilerin terörist ilan edilmesinin doğru olup olmadığı yönündeki sorusu için teşekkür ediyorum. Hem bir gazeteci olarak kendi adıma bu teşekkür, hem de bu kriterler dolayısıyla işsiz güçsüz kalan binlerce insan adına!

Bahçeli’nin bu sorusu, muhatabı olan insanlar tarafından cevaplanır ya da cevaplanmaz bilemiyorum ama ne olursa olsun bu sorulamayan soruyu yöneltmiş olmasını çok kıymetli buluyorum. Çünkü gerçekten de şu anda yüz binlerce insan, bir zamanlar bu devletin himayesinde olan okullarına gittiği, bankalarına para yatırdığı veya sendikalarına üye olduğu için işsiz güçsüz ve perişan bir halde.

Elbette ben bu kriterler dolayısıyla işinden olanların tamamının FETÖ üyesi olmadığını filan savunmuyorum. Elbette onların okuluna giden, sendikasına üye olan veya bankasına para yatıran birileri de gerçekten bu alçak terör örgütüne göbekten bağlı, ama bu kriterlerden birini ya da ikisini taşıyor diye tüm insanlara suçlu muamelesi yapmak hakkaniyetli bir yaklaşım değildir.

Keşke imkânım olsaydı da tarafıma iletilen mektupları tek tek sizlerle paylaşabilseydim. İnsanın içi büzülüyor okuyunca. Sırf vaktinde yasal olarak kabul gören sendikasına üye olduğu için öğretmenlikten atılan, çocuklarını FETÖ’nün okullarına gönderdi diye doktorluktan ihraç edilen ya da Bank Asya’ya para yatırdığı için polislikten olan binlerce insanın hikâyesi var önümde.

Duyuyorum bazılarınızın, “Fazla duygusala bağlamışsın Sevilay! Bunların ağlamalarına, sızlamalarına aldanıp da sakın kalbini yumuşatma” dediğini, ama lütfen demeyin. Çünkü bunun duygusallıkla filan alakası yok! Bu tamamen gerçeklikle, hak ve hukukla alakalı. Yani adaletle! Ben bu kriterler konusunda çok adil bir yaklaşım olduğuna inanmıyorum artık. Eğer mesele Bank Asya’da hesabı olanın defterini dürme meselesiyse herkesinki dürülsün o halde. Ya da amaç FETÖ’nün okullarında okuyanlara hesap sormaksa o zaman o okullara giden herkesten hesap sorulsun! Kimse kusura bakmasın ama ben değil on binlerce insanın, bir kişinin bile haksızlığa uğramasını istemem ve uğradığına inandığımda da buna asla göz yummam! Çünkü ben de tıpkı, “Bir tek kişiye yapılan haksızlık, bütün topluluğa yönelmiş bir tehdittir” diyen Montesquieu gibi düşünüyorum.

“Bir kişiye haksızlık tüm toplum yapılmış haksızlık sayılmalıdır!” diyorum...

**********

FETÖ’cü olmanın kriterleri

BANK Asya’da hesap sahibi olmanın, sendika üyeliğinin ve okullarında eğitim görülmesinin FETÖ üyesi kriterlerinden sayılamayacağını söyleyen Bahçeli’ye göre asıl kriterler neler peki?

*ByLock veya benzeri bir programı indirerek kullanmış ve böylesi bir haberleşmeye gereklilik duymuş olmak.

* Pennsylvania’lı kardinale ruhen, aklen, vicdanen iltica etmek. FETÖ köleliğine tamam demek.

* Terör örgütünün emellerine açıktan katkı verip bunu süreklilik içinde yaparak hıyaneti diri tutmak.

* Kanlı hedeflere kilitlenmek.

* Dini kisveye bürünüp belli bir program dahilinde devleti ele geçirme hesaplarının merkezinde, vatanı parçalama planlarının içinde şuurlu yer almak.

*Terör örgütüne aidiyeti benimseyip kabullenmek.

**********

Sakıp Sabancı Ağa’ma minnetle...

GEÇEN salı günü, yani 10 Nisan’da Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Sabancı Üniversitesi Onursal Başkanı Sakıp Sabancı’nın vefatının 14’üncü yıldönümü idi. Merhum işadamının vasiyeti üzerine her yıl düzenlenen “Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri” törenine ben de davetliydim. Sabancı Ailesi ile Sabancı Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Sabancı Center’da gerçekleşen organizasyona birbirinden kıymetli insanlar davet edilmişti. Davet edilen herkesin gönlünde mutlaka Sakıp Sabancı’nın ayrı bir yeri, önemi vardır, ama benim hayatımda onun anlamı çok daha başkadır. Zira eğitim hayatımın büyük bir bölümünü onun kurucusu olduğu devlet okulunda aldım.

O zamanlar, yani bizim ortaokul ve lise yıllarımızın olduğu yıllarda çok fazla özel okul, kolej gibi imkânlar yoktu. Sınavla girilen Anadolu liseleri, fen liseleri vardı, bir de yabancı liseler. İmkânlar elverişli olmadığı için insanlar çoğunlukla eve en yakın okula gitmek mecburiyetinde olurdu. Bizim de evimize en yakın okul İnsa Lisesi idi. Sakıp Ağa’nın İNSA Fabrikası’nı kurarken devlete bağışladığı okul.

Şimdilerde ne halde bilmiyorum ama o yıllarda çok kaliteli bir eğitime sahipti ve birçok Anadolu lisesinden daha başarılıydı. Lisemizin başarısının ünü öyle yaygındı ki Bakırköy, Yeşilköy, Bahçelievler’de oturan aileler bile bizim liseye çocuklarını göndermek için uğraşırlardı. Allah gani gani rahmet eylesin Sakıp Ağa bizzat ilgilenirdi okulun her bir şeyiyle. Binayı yapıp Milli Eğitim’e bağışlamıştı, ama hiçbir zaman arkasını dönüp gitmemişti.

Ne zaman Avcılar’daki fabrikasını ziyarete gelse muhakkak bizim okula da bir uğrar, şöyle hızlıca bir gezinirdi. Bir ara okul küçük gelmeye başlayınca ek bina yaptırmak mecburiyeti doğmuştu. O ek binanın açılışında da gelmişti rahmetli. Popstar gibiydi. Birbirimizi ezmiştik elini öpebilmek, ona dokunabilmek için. O da hiç yorulmadan, sıkılmadan tek tek sarılıp öpmüştü bizleri.

Velhasıl, Sabancı Center’da yapılan törene gelen herkes çok duygulandı onu anarken, ama ben başka bir duygulandım. Bugün her biri bambaşka yerlerde olan arkadaşlarım adına da teşekkür ettim içimden hep. Daha farklı, minnetle, içtenlikle andım onu. Ve onun vasiyeti gereği yapılan o ödül törenini izlerken hep rahmet okudum içimden...

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 18 Nisan 2018 Çarşamba 10:12
    sevilay hanım harika bir yazı gerçek suçlular kaçtı lüks içinde yaşıyor geride kalan gariban polis garson işçi vb gibiler ya içerde yada iş verilmiyor devlet vatandaşına zulüm yapmaz korur cumhurbaşkanı beni aldattılar diyor bu insanlarda aldandı peki sana cazayı kim verecek adalet yarına kalmasın
  • Misafir 16 Nisan 2018 Pazartesi 16:15
    Sevilay Hanım, öncelikle adaletin tesisine sağlamaya çalıştığınız katkı için tüm toplum adına çok teşekkür ederim. Suçsuz, günahsız bir şekilde mağduriyeti arşı sallayacak boyutlara gelmiş o kadar çok insan var ki. Kimisi başına gelen bu haksız durumun nedeninin banka hesabı, sendika üyeliği veya okul vb nedenlerden olduğunu biliyor. Kimileri ise bu kadarcık bilgiyi bile bilmiyor. Yani suçsuz, günahsız ve nedensiz bir şekilde işinden olmuş, hiçbir neden beyan edilmemiş, soruşturma dahi geçirmemiş, o kargaşanın içinde ihraç edilmiş, çaresizce OHAL komisyonuna başvurmuş bekleyen, beklerken de evine bir ekmek dahi götürmekte zorlanan binlerce insan var. Bu insanlar ne bir neden biliyor, ne de başka bir şey. Özellikle ilk ihraç KHK'sı diyebileceğimiz 672 sayılı KHK ile ihraç edilen birçok kişi bu durumda. Bu insanlar ne olacak? Ne zamana kadar bu durum devam edecek? İhraç edildikleri işyerlerine gidip yetkililerle görüşüyorlar, neden ihraç edildik diye soruyorlar, bir neden gösterilmiyor. Bir söylenti ve bir belirsiz iddia yüzünden ihraç edilmiş binlercesi ne soruşturma geçirdi ne başka bir şey. Öylece bekliyorlar. Gerçekten somut bir suç işlemiş olsalar kaç yıldır bu kadar gizli kalabilir miydi ki, soruşturma geçiren binlercesi için bile beraat veya takipsizlik kararı verilmişken, bu insanların hakkına daha fazla girilmemeli. Bundan tüm toplum olarak mesulüz....
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Cumartesi 17 MPH 31°
Kısmen Güneşli ve Sağanak Yağışlı