Son Dakika

O intiharda mesele bir pantolon alamamaktan çok daha büyük!

28.09.2018 - 02:14 | Güncelleme:

 

Hepinizin bildiği gibi geçtiğimiz hafta Kocaeli’de tüm Türkiye’nin yüreğini dağlayan çok büyük bir dram yaşandı. Ekonomik sıkıntılar yaşadığı iddia edilen İsmail Devrim adlı genç bir babanın, oğluna okul pantolonu alamadığı için intihar ettiği öne sürüldü.

Söz konusu haberi ilk duyduğum anda herkes gibi benim de yüreğim sızladı… Ancak yalan söylemeyeceğim, baba İsmail’i intihara götüren sebebin sadece bir pantolon alamadığı için olduğuna inanamadığımdan konu çok sıcakken hemen yorum yapmak istemedim.

Biraz bekleyip, o babanın hayatına kendi elleriyle son verdiren esas gerekçeyi görmek istedim.

İyi de yapmışım, çünkü gerçekten de ben de herkes gibi ilk duyduğum anda şart koştukları pantolonu giyemediği için okula alınmayıp geri gönderdikleri iddia edilen söz konusu okul yönetimini boşuna eleştirecekmişim.

Zira merhumun eşinin, olayın Türkiye’de büyük ses getiren bir konuya dönüşmesinin ardından yaptığı açıklamaların ilk yaptığı açıklamalarla alakası yok maalesef.

Haberi ilk duyuran gazeteciye kocasının oğluna okul pantolonu alamadığı için intihar ettiğini ve bunu da kendisine; “Ben oğluma okul kıyafeti alamıyorsam niye yaşıyorum ki” dediğini aktaran eş Hafize Devrim, sonrasında bütün bu ifadeleri yalanlayarak haberi yapan gazeteciden de şikayetçi oldu.

Savcılığa verdiği ifadede, eşinin bir fabrikada çalıştığını, bir buçuk yıl önce kredi çekerek ev aldıklarını, kredi borçlarını düzenli olarak ödeyebildiklerini, kredi borçları dışında herhangi bir borçlarının olmadığını söyleyen Hafize Devrim, haberlerde yer alan pantolon meselesinin yanlış aktarıldığını belirtmiş.

Ve savcıya aynen şu cümleleri kurmuş: “Çocuklar okula başlamadan önce okula göre bir pantolon almadık. Daha sonra ‘Gebze’ye gittiğimizde alırız’ diye düşünmüştük. O gün oğlan okula gitti. Ancak pantolonunun farklı olması sebebiyle okuldan gönderilmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Bana derslerine girdiğini söyledi. Zaten okul çıkışı eve geldi. Siyah pantolon alması gerektiğini söyleyince eşim ile birlikte gidip pantolonu aldılar. Haberlerde konu çok farklı anlatılıyor”

Hülasa… Eş Hafize Devrim savcılıkta haberi Türkiye’ye ilk duyuran Ergün Demir’e ilk söylediklerinden çok ama çok farklı. İfadesinin devamında eşinin yaklaşık bir yıl önce bir iş kazası geçirdiği ve “Bir daha çalışamayacağım” korkusu nedeniyle moralinin daimi olarak bozuk olduğunu aktarıyor ve eşinin; “Eğer bir daha çalışamaz isem size iyi bakamayacağım. Böyle olacağına ölsem daha iyi!” dediğini söylüyor.

Açıkçası ben eşinin savcılıkta aktardıklarını çok daha mantıklı buldum.

Çünkü dedim ya, olayı ilk duyduğum anda o babanın oğluna bir pantolon alamadığı için hayatına son vermiş olmasının çok düşük bir ihtimal olduğuna inandım.

Eşinin anlattıkları gösteriyor ki, İsmail Devrim geçirdiği iş kazası sonrası kendisini bitmiş, tükenmiş bir insan olarak gördüğü için derin bir bunalıma girmiş ve maalesef kimsecikler bu ağır depresif durumunu fark etmediği ve yardımcı olmadığı için de son olarak canına kıymayı kendince çözüm görmüş.

Psikiyatrist ya da psikolog değilim ama kah kendi yaşadıklarımdan kah etrafımda, birinci halkamda yaşayan insanların yaşadıklarından gördüklerim, şahit olduklarım o babayı intihara sürükleyen esas meselenin merhumda eskiden beri var olan ruhsal bir bozukluktan kaynaklı olduğunu işaret ediyor.

Daha açık yazayım…

İsmail Devrim çok derin bir ekonomik buhran, sıkıntı filan yaşamıyormuş. Yaşadığı; “Benden bir daha adam olmaz! Ben bittim!” endişesi ve kaygısından başka bir şey değilmiş.

Ve biz eğer gerçekten bu olayın asıl sorumlularını arıyor isek bakacağımız yer onu bu bunalıma sürükleyen o kaza sonrası süreçtir.

Nerede çalışıyormuş merhum, nasıl bir iş yapıyormuş ve o iş kazasını neden yaşamış tam olarak bilmiyorum ama asıl sorumlular ona kaza nedeniyle o raporu, o tedavi iznini veren doktorların, bilim adamlarının mesleklerini eksik ya da yanlış yerine getirmiş olmalarından kaynaklıdır.

Eğer onu tedaviye alan doktorlar yaşadığı travmatik kaza nedeniyle genç insanın ruh sağlığının da bozulmuş olabileceğini hesaba katmış ve ona uygun bir yol haritası belirlemiş olsaydı bu sonuç asla yaşanmayacaktı.

***

Gazeteci Ergün Demir ne yaptı?

Bu arada şunun altını da çizmek isterim…

Söz konusu haberi yapan gazeteci Ergün Demir’in gözaltına alınması ve ardından serbest bırakılması, haberin doğru olup olmadığı tartışmalarında gazeteci Demir’in yanındayım.

Kesinlikle bu haberi yaparken kötü niyetli olduğu iddialarına filan katılmıyorum. Çünkü elindeki kayıtlara göre Hafize Devrim kocasının gerçekten de oğluna o okul pantolonunu alamadığı için intihar ettiğini söylemiş.

Belli ki Hafize Hanım eşinin intiharının ardından yaşadığı acının, şokun etkisiyle duygusallaşmış ve yanlış şeyler konuşmuş. Ben hiç büyütmüyorum bu konuyu. Zira gazeteciyiz hepimiz. Bizim de zaman zaman başımıza gelir bu tür olaylar.

Arşivler ilk söylediğini sonradan tekzip eden haberlerle doludur.

Bence bu meseleyi de o arşivlerdeki diğer haberler gibi, gazetecinin yaptığı haberin yalan ya da asparagas biçiminde değil, can havliyle ilk söylediklerinin sonradan yanlış olduğuna kanaat getirip düzeltmek isteyen acılı bir eşin psikolojisi olarak okumalı…

Haksız mıyım?

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 01 Ekim 2018 Pazartesi 15:17
    aferin
  • Misafir 30 Eylül 2018 Pazar 13:58
    Fakirlik issizlik zor yasam sartlari degilde doktorlar suclu 40 yil dusunsem aklima gelmezdi.
  • Misafir 30 Eylül 2018 Pazar 07:21
    oo icim rahatladi simdi.ben de ulkede kriz var sandim bir an.
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 13:09
    Kendi meslektaşınıza göstermeye çalıştığınız anlayış ve saygının birazını da hekimlere gösterseniz nasıl olur acaba? Bir zahmet edip gazeteceğin gereklerini yerine getirerek hastalık sürecini araştırarak bu yazıyı yazsa idiniz aynı saygıyı da bendwn görebilirdiniz.
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 11:24
    Malesef haksızsın.Konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmayıp doktorlar ruh sağlığını. bozuk olduğunu düşünüp gönderdiler veya kendisi gitmedi bilip bilmeden hemen at çamur.Sen gazeticisin az daha mantıklı davranabilirsin.Sırf bir konu hakkında bir şeyler söylemek için köşe yazısı yazmanızın mantığınyok
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 10:42
    Ya ihrac edilen 26 aydir geliri olmayan hic bir iste calismasina izin verilmeyen elinden baskada bir is gelmeyen okula giden cocuklari olan hakkinda adli dava da olan bir daha isine geri donme umidi kalmayan ihrac sebebi devletin izin verdigi yasal sendika banka vb olan ogretmenin ruh hali nasildir? Cocuklarinin ruh hali nasildir?
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 10:19
    :thumbsup:
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 08:57
    ben sahsen kadinin ikinci ifadesine inanmiyorum.baski veya yardim teklifiyle 3 kurus icin ifadesini degistirmis gibi.
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 08:18
    bunalımın nedeninin ekonomik olduğunu görmüyor musunuz? üstelik pantalon konusunun da gercek olduğuna inanıyorum. okulların bu istekleri yüzünden çocukların ve anne babaların bunaldığını vve her ailede bu sorunnların yaşandığını nasıl bilmezsiniz?
  • Misafir 30 Eylül 2018 Pazar 13:16
    Bilemezler çünkü onlar burjuva , sorsan bir ekmek nekadar fiyatını bile bilmezler ,
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 07:31
    Haksızsın.
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 07:06
    sevgili sevilay konuya aciklik getirmen cok iyi olmus:thumbsup: artik varya o kadar sikildmki boyle haberlerden ben cok merhametli biriyim inanin kalbim tas degil cok yumusak ama i sanlarin haber yapalim dikkat cekelim diye bu haberleri boyle dramlara cevirmeleri ruhumu daraltiyor insaniz muslumaniz elhamdulillah kul olarak imtahanimiz var inanin bana bos olan insan yok herkesin az yada cok sorunlari var ama hergun hergun bu tur olaylari gundeme getirmek beni bayiltiyor elimde olsa avazim ciktigi kadar bagirip yeterrr diyecegim sagim solum onum arkam acitasyonla dolu ve bunu kullananlarla sabredecegiz insanlarin bunu ogrenmesi gerek.ben kotu birsey yaptigim zaman aklima arakan vesuriye geliyor ve sukrediyorum ne olur insanlar bunu yapsin ozgur bir ulkede rahat yasadigimizi akillarindan cikarmasinlar
Kalan karakter : 300