Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı konusu neredeyse uluslararası bir savaşa sebep olacak bir noktaya evrildi.

        Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan, sonrasında da Amerika’dan, Başkan Trump’tan Kaşıkçı konusunda Suudi Arabistan’ı çok sert bir dille uyaran açıklamalar geldi.

        Ardından da İngiltere, Fransa ve Almanya ortak bir bildiri yayımlayarak Kaşıkçı olayının akıbetinin bir an evvel çözülmesi konusunda hassasiyetlerini dile getirdi.

        Ancak buna rağmen Suudi Arabistan tarafında inanılmaz bir rahatlık var. Bırakın olayın sorumluluğunu üstlendiklerini ifade eden herhangi bir açıklama yapmayı bir de bu sert açıklamalara karşılık rest çekiyorlar.

        Dün Riyad'dan yapılan açıklamada, Trump'ın “tehditlerinin” reddedildiği belirtilerek, “atılacak herhangi bir adıma daha büyük şekilde” yanıt verecekleri söylendi.

        Bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz ama Suudilerin bu hal ve tavırları bana çok anormal geliyor.

        Daha doğrusu garip geliyor.

        Düşünün… Cemal Kaşıkçı’nın canlı olarak son görüldüğü yer Başkonsolosluk binasının önü. Ondan sonra yok oldu gitti adamcağız. Hal böyleyken, yani adamın son görüntüsü, yeri, zamanı ve tarihi ayan beyan ortada iken ve Arabistan’dan gelen 15 kişilik infaz timi gibi birçok konuda bir yığın detay Türk polisinin ve MİT’in çabaları ile ortaya konulmuşken bu tavırlar insana gerçekten “hayret” dedirtiyor.

        Nedir adamlardaki bu özgüven anlamak mümkün değil.

        Bu kadar kanıt, bilgi, belgeye rağmen nasıl hala, “Bu işte bir sorumluluğumuz yok!” diyebiliyorlar?

        Tamam… Şu anda belki öldürdüklerini net gösteren bir kanıt, ispat yok belki ama bugün değilse bile, bir gün mutlaka o ceset bulunacak.

        Tabii eğer olayı başından beri takip eden Kaşıkçı’nın yakın dostu da olan Türk Arap Medya Derneği Başkanı Turan Kışlakçı’nın iddia ettiği gibi cesedini asitle eritmediler ise!

        Yalan söylemeyeceğim… Habertürk’e konuşan Kışlakçı’nın, “Öldürdüler ve sonra da cesedini asitle erittiler!” ifadelerini okuyunca aşırı fantastik bulmuştum. Ve hatta burun kıvırmış ve “Yok daha neler! Çok abartılı bir senaryo!” demiştim kendi kendime.

        Ancak sonradan öğrendim ki abartılı değilmiş…

        Olayı araştıran polis ve MİT şu anda ciddi ciddi bu ihtimalin üzerinde duruyormuş.

        Yani asitle Kaşıkçı’nın cesedinin eritilip eritilmediği araştırılıyormuş…

        Bu konuda da bir sürü şey anlattılar ama yazmayacağım çünkü siz de onları okuyunca çok fantastik bulacaksınız.

        Hülasa değerli okurlarım…

        Gerçekten böyle bir teknik, böyle bir yöntem var mı bilmiyorum ama eğer iddia edildiği gibi Kaşıkçı’nın cansız bedeni asitle eritilerek tamamen yok edilmiş ise dünya ilk kez böyle bir olayla karşılaşmış olacak.

        Hani bir deyim vardır… “Adam buhar oldu” denilir…

        Eğer bu asit işi doğruysa deyim de ilk kez pratiğe dökülmüş olacak.

        Diğer Yazılar