İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun katıldığı bir televizyon programında 15 Temmuz’un kilit ismi Adil Öksüz ile ilgili; “Nerede olduğunu biliyoruz. Ama bizde kalsın!” açıklaması bir hayli dikkat çekti.

Bazıları; “Madem biliyorsunuz niye saklıyorsunuz!” diyerek kıyamet koparttı...

Bazıları da; "Acaba Öksüz Türkiye’de ve devlet korumasında mı?” gibi türlü senaryolarla ortalığı iyice germeye çalıştı.

Bir kere Öksüz’ün Türkiye’de olduğu senaryosu tamamen çöp, onu baştan yazayım.

Neden?

Çünkü birileri Soylu’nun açıklaması üzerine Öksüz’ün Almanya’da olduğuna dair bilgileri “bilinmeyen, çok gizli bir bilgi” gibi paylaşıyor olsa da... 15 Temmuz’un bu kilit isminin Almanya'da olduğu Alman yetkili makamlarınca zaten açıklanmış.

“Nasıl yani? Ne demek bu?” dediğinizi duyar gibiyim.

Şöyle...

Hatırlarsanız 2018 yılının ortalarında Öksüz’ün Berlin'in Neukölln ilçesindeki bir evde saklandığına dair haberler yapılmıştı.

Ancak Almanya’ya olan dost muhabbetimizden olsa gerek... Darbe girişiminin tertipçisi Adil Öksüz’ün iddia edildiği gibi Almanya’da olabileceğine ihtimal vermemiş ve üzerinde fazlaca durmamıştık.

Oysa ki Almanya Zekeriya Öz, Muammer Akkaş gibi FETÖ’nün en kritik isimlerine de kucak açan bir ülke...

Nitekim Öksüz için de aynı ev sahipliğini esirgememiş.

İşte Türk basınında mahrem imam, darbe tertipçisi olarak bilinen Adil Öksüz’ün kaldığı iddia edilen apartmanın fotoğrafı dahil birçok ayrıntının verildiği o haberler Alman basınının da ilgisini çekince Öksüz’ün de Almanya’da olduğu kesinlik kazanmış.

Ben de dün konuyu yazmak için yola çıktığımda bu durumu öğrendim...

Meğer Almanya’da... Böylesi durumlarda soru yöneltilen kurum sorulan soruya bazı gerekçeler göstererek cevap vermeyebilirmiş...

Ama eğer cevap veriyorsa da o zamanda doğruyu söylemekle mükellefmiş...

Hülasa... Berlin merkezli , “Der Tagesspiegel” gazetesi tarafından Alman makamlarına bu sual yöneltilince...

Ve sorunun muhatabı yetkili makam da cevap verme gafletinde bulununca...

Öksüz’ün Almanya’da olduğu resmi olarak kabul edilmiş...

Der Tagesspiegel gazetesinin muhabirlerinden Alexander Fröclich ve Susanne Güsten imzasıyla yayımlanan haberde, Alman güvenlik birimlerinin bu konuda çok çekingen davrandığı ancak Eyalet Kriminal Dairesi’nin soruya verdiği cevapta, devlet güvenlik biriminin, Adil Öksüz’ün korumasına ilişkin tedbirler aldığı yönünde bir açıklama yapıldığına da dikkat çekilmiş...

Yani Almanya kendi basının sorduğu soruya; "Evet! Adil Öksüz Almanya’da. Bizim ülkemizde!” diyerek düz bir cevap vermemiş ama “Kişinin korunmasına dair tedbirler aldık” diyerek dolaylı yoldan Öksüz’ün kendi kanatları altında olduğunu itiraf etmiş.

(Söz konusu haberin linkini iliştiriyorum... Almanca bilenler tamamını okuyabilirler...)

 Bu arada Soylu’nun açıklamalarının üzerine meseleye dalınca dün... Epeyce farklı bilgiler de aldım kaynaklarımdan.

Mesela Berlin’de olduğu ortaya çıktıktan sonra bu rahatsızlık yaratmış hem güvenlik birimlerinde hem de Öksüz kanadında.

Ve oradan ayrılıp Baden-Württemberg eyaletine geçmiş.

İltica işlemi de bu eyalette gerçekleşmiş.

Ancak sahte bir isimle...

Tarafıma aktarılana göre Adil Öksüz hâlâ bu eyalette ikamet ediyor ama zaman zaman Hessen’ne de gidip geliyor.

Türk istihbaratının da haberdar olduğu bir kritik bilgi daha vereyim...

İddiaya göre Almanya’da yaşayan bir gurbetçi tarafından Adil Öksüz otobanda Türk plakalı bir araçla seyir halinde görülmüş.

Gurbetçi Öksüz’ü tanıyınca takip etmiş bu aracı bir süre ama herhalde takip edildiği anlaşılınca Öksüz’ü taşıyan bu Türk plakalı araç güzel bir manevra ile bir biçimde izini kaybettirmiş.

Söylenene göre gurbetçi vatandaşımız aracın fotoğrafı ile birlikte bu bilgiyi Almanya'da temsilcilikleri olan bazı gazetelere bildirmiş.

Onlar da Türkiye ile kontağa geçip Türk plaka taşıyan araç hakkında bir istihbarat yapmış...

Akıbetini bilmiyorum henüz ama bana aktarılana göre yapılan tahkikatta söz konusu aracın darbe girişiminden bir gün sonra Gürcistan’dan çıkış yaptığı tespit edilmiş.

Kiminmiş o araç? Kime aitmiş meraktayım ben de...

Çok zorladım şartları, öğrenemedim.

Ama hâlâ peşindeyim...

Alır isem mutlaka paylaşacağım sizlerle…


*

Ekrem İmamoğlu ve şarap mevzusu…

Ne olmuş efendim?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu katıldıkları Kars’ın meşhur kaz yemeğinin tanıtımında kaz yerken yanında bir de şarap içmişler.

İnanamadım bu mevzu hakkında yapılan yorumları, yazılanları görünce.

Sanırsınız ki Türkiye’de falan değil… Alkolün yasak olduğu Suudi Arabistan’da ya da İran’da yaşıyoruz!

Görüntüleri saniye saniye izledim ve gördüm ki iki isim de alkol almamış o gece çok net!

Birinin önünde su var. Diğerinin önünde ise limonata benzeri bir içecek.

Kaldı ki içmiş olsalar ne olacak!

Kime ne bundan!

Kimi ilgilendirir?

Nesiniz siz?

Neyin bekçisisiniz?

Başka derdiniz mi yok sizin de insanların yedikleri, içtikleri üzerinden siyaset yapmaya çalışıyorsunuz?

Yeter artık kardeşim.

Uğraşmayın milletin yediği ile içtiği ile giydiği ile!

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • zeynela 11 gün önce Almanya bu ülke düşmanları için cennet.
    CEVAPLA