Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Önceki gün İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile AK Parti’nin eski milletvekillerinden Mehmet Metiner arasında enteresan bir tartışma yaşandı.

Ben de sonradan, mesele sosyal medyanın gündemine girince haberdar oldum ama tabii olunca da dikkat kesildim.

Bir kere bu olayın AK Parti açısından bakıldığında çok alışık olmadığımız bir olay olduğunun altını çizeyim.

Hatırlamıyorum ama belki başka siyasi partilerde olmuştur.

Yani aynı partiden iki insan televizyon ekranlarında karşı karşıya gelip tartışmıştır…

Ama kuruluşundan beri anbean takipte olduğum AK Parti’de böyle bir durumun daha önceleri asla yaşanmadığına eminim.

Dolayısıyla bir ilktir İçişleri Bakanı Soylu’nun canlı yayına bağlanıp partinin ağır toplarından biri olarak kabul edilen Mehmet Metiner’in; “FETÖ mensupları İçişleri kadrolarında göreve getiriliyor. Elimizde isimler var!” iddialarına bir hayli sert tonda cevap vermesi ve Metiner’in de bu sertliğe karşılıksız kalmaması…

Tabii bu ilginç tartışma muhalifleri; “Birbirlerini yemeye başladılar!” sevinciyle zevkten dört köşe ederken AK Parti tabanını da; “Kim haklı” sorusuyla ikiye böldü.

Zevkten köşe olan muhaliflere diyeceğim bir şey yok zira haklılar.

Çünkü nihayetinde onlara bu zevki yaşatan kozu veren AK Parti’nin iki önemli siyasi ismi.

Benzer bir durum CHP’de ya da muhalefetteki başka bir partide yaşansa hiç kuşkusuz aynı zevki AK Partililer de yaşardı.

Gelelim şimdi can alıcı; “Kim haklı?” sorusunun yanıtına…

FETÖ ile mücadelede daha ilk günlerinde kalemiyle, ruhuyla varlık göstermiş bir uzman… Başta Emniyet Teşkilatı ve yargı camiası olmak üzere FETÖ’den temizlenme sürecine bizzat dahil olmuş işin içindeki bir bilen olarak yanıt veriyorum…

Kesinlikle Süleyman Soylu haklı!

Hem de dibine kadar.

Soylu’nun avukatı falan değilim ama yukarıda da dedim ya!

Daha Süleyman Soylu AK Parti’de bile değilken…

O alçak, hain yapının emniyet ve yargıdaki ayağına karşı verilen mücadelenin başından sonuna kadar her salisesine şahitlik etmiş bir gazeteci olarak doğruyu söylemek zorundayım.

Metiner’in yaptığı yanlış.

Belli ki İçişleri Bakanlığı bünyesinde yapılan son atamalardan bir memnuniyetsizlik yaşıyor…

Hoşnut değil bu durumdan.

Ama bunu düzgün bir biçimde, dürüstçe dile getirmek yerine son zamanlarda kullanılan ve epeyce de işe yarayan “FETÖ” kartını kullanıyor.

Hiççç kusura bakmasın ama Metiner’in ortaya attığı; “Emniyet teşkilatına FETÖ’cü kadrolar getiriliyor” iddiası büyük haksızlık!

Ve bu haksızlığı sadece Soylu’ya da yapmıyor.

FETÖ’nün devletten arındırma mücadelesinde emeği olan gelmiş geçmiş tüm siyasilere, vatansever teşkilat mensuplarına ve mücadeleye omuz veren tüm yurttaşlara da yapıyor.

Haberi var mı bilmiyorum ama hala FETÖ’cüler iş başında dediği o İçişleri Bakanlığı’ndan 50 binden fazla insan derdest edildi.

17/25’ten hemen sonra göreve getirilen Efkan Ala temizliğe zaten başlamıştı.

15 Temmuz sonrasında ise yani Soylu döneminde iflahları tamamen kesildi.

Teşkilattan görüştüğüm, irtibatta olduğum bir yığın insan var ve bunların tamamı FETÖ’nün evvelden mağdur ettiği ve daha sonra yani o alçaklardan arınma döneminde kilit noktalarda kelle koltukta mücadele veren insanlardı.

Evet. Onların da bazıları son yapılan değişikler, atamalar dolayısıyla mutsuz, memnuniyetsiz.

Kendi çalışma ekibini kurmak isteyen Soylu’nun radarına giremeyen insanlar bunlar ama buna rağmen hiçbirinden Metiner’i destekleyen, onaylayan; “Teşkilatta yine FETÖ’cüler kadrolara getiriliyor!” yönünde bir duyum almadım.

Ki böyle bir şey olsa en önce onlar bilir bunu ve bana da söylerler.

Özetle... Bana göre bu tartışmada temelsiz bir FETÖ iddiasında bulunup İçişleri Teşkilatını gereksiz yere zan altında bırakan Metiner haksız; başında bulunduğu İçişleri camiasını asılsız bir töhmete karşı savunan Bakan Soylu haklı sevgili okuyucularım.

Şu veya bu sebeple istemediği kişilerin atanmasına itirazını; “Bizim adamları yediler, yabancı, tanımadığımız insanları getirdiler!” diye dürüstçe söylemek yerine, “FETÖ’cüler getirildi göreve!” deyip bir yöntem haline dönüşen yaftalama yolunu tercih ediyor.

Çok açık yazıyorum!

Bu bayat, bayağı yöntem sıkmaya başladı artık.

Çünkü bırakın FETÖ’yle mücadeleye katkı sunmasını falan…

Mücadeleyi sulandırıp, zarar veriyor.

Haaa… Bu arada Metiner’e bir çağrım var.

Eğer gerçekten söylediklerinin arkasındaysa ve dediği gibi elinde bir liste falan varsa…

Çok rica ediyorum açıklasın o listeyi ve kimmiş İçişleri Bakanlığı’ndaki o yeni FETÖ’cüler, biz de öğrenelim ve hakikati varsa da hep beraber icabına bakalım!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!