Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

10 günlük tatil sonrası yazı yazayım diye bilgisayarımın başına oturduğumda…

Yazacak o kadar konunun içinden niye Muharrem İnce’nin parti kurma girişimini konu olarak seçtiğimi ben de bilmiyorum…

Belki de azıcık kafa detoksu yapayım deyip “off” düğmesine basmama rağmen Muharrem İnce’nin o off’un dışında kalamamasından…

Nereye gitsem, hangi ortama girsem…

Denizde, karada, havada ve tüm dost muhabbetlerinde gündem Muharrem Bey’in parti kurma meselesi oldu hep ve dolayısıyla bir biçimde İnce ile ilgili mevzular kısa tatilimin ana gündemine oturdu.

Bir kere en başından şunu net bir biçimde yazayım…

CHP seçmeninde de ya da CHP’li olmasa da AK Parti iktidarına muhalif olan seçmenlerde İnce’nin bu çıkışının karşılığı yok!

Şu an bulunduğum ortamda -ki tamamına yakını iktidara muhalif insanlar diyebilirim- tek bir insandan dahi bu çıkışa destek görmediğimi söylemem inanın abartılı olmaz!

Hatta bırakın desteği falan…

Kızgınlık var, öfke var.

Ve bu insanların arasında Cumhurbaşkanı adayı olduğunda onun için kapı kapı gezip oy isteyen ve dahası ondan önce parti içerisinde yaşadığı tüm hikayesinin yanında olanlar da var.


Özetle sevgili okurlarım… İlerde tersine döner mi bilmiyorum ama mevcutta Muharrem İnce’nin kuracağı partiyle ilgili hedef kitleleri açısından lehte değil, aleyhte bir durum var.

Ve aldığım duyumlara göre kendisi de bunun epeyce farkında.

Bu girişiminin beklediği gibi karşılık bulmadığını ve kısa zaman içerisinde de bulamayacağını o da biliyor.

Bu arada en yakın siyasi arkadaşlarından olduğu bilinen Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün’ün bile; “Yanlış yoldasın!” dediği, eşi dahil yakın tüm dostlarının bu çıkışının zamansız ve yersiz olduğu konusunda İnce’yi uyardığı hususunda söylentiler var.

Peki hal buyken Muharrem İnce girdiği bu yoldan geri döner mi?

Bence dönmez.

Dönmemesi de lazım zira böyle bir dönüş siyaseten tamamen intiharı olur.

Zaten Cumhurbaşkanı adayı olduğu 24 Haziran gecesi yaşanılanlar dolayısıyla kendisine acayip bir güvensizlik oluştu hedef kitlesinde.

O gece ve sonrası yaşananları bir türlü izah edemediği gibi telafi edecek aksiyonlar almak yerine, şahsı ile ilgili oluşan güvensizliği daha da derinleştiren reaksiyonlar gösterdi.

Ki; “Kurultayda beni tuvalet önüne oturttular… Partinin Cumhurbaşkanı adayı olmuş bir ismi resmen yok saydılar!” çıkışı da aynı türden bir reaksiyon olarak değerlendiriliyor.

Ben de bu çıkışının duygusal olduğuna inanıyorum.

Yani Muharrem İnce parti kuruyor ama ideolojik sebeplerden dolayı falan değil!

Başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP’nin mevcut yönetimi ile kişisel hesaplaşmasını görmek için kuruyor partiyi!

Tabii burada esas soru; “Nereye varır çıktığı bu yolun sonu?”

Cevabı çok net bence...

Muharrem İnce’nin varacağı yer Metin Feyzioğlu’nun yanıdır!

Onun konumudur.

Yani AK Parti çevrelerinden teşvik gören ancak muhalif tabanda nefret duyulan tek başına bir garip siyasi figür!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00