Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Beyza Tufan…

Şehit Anaları Derneği’nin Basın Sözcüsü…

Twiter’da aktif bir kullanıcı.

Profilinde kendisini Türk milliyetçisi, ülkücü olarak tanıtıyor.

Zaman zaman paylaşımlarına denk geliyorum.

Gördüğüm kadarıyla AK Parti’ye sıkı muhalefet eden bir isim.

Dün isyanlardaydı.

Hakarete uğramış.

“15 Temmuz’da fırsatı kaçırdık. Tekrarı olursa seni cariyem yapacağım Beyza…” şeklinde ağır bir hakarete.

Ama Tufan’ın isyanının sebebi hakaret değildi.

Bu hakareti eden ahlaksızı ifşa etmesine rağmen hakkında hiçbir işlem yapılmamasınaydı.

Daha evvel de ülkenin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret eden İsmail Korkut Kumaş adlı şahıs Zonguldak AK Parti Gençlik Kolları Üyesi…

Diyor ki Beyza Tufan haklı olarak…

“Eğer ben bir yandaş olsaydım… Mesela AKP teşkilatı bilmem nesi olan bir kadın olsaydım… Bu ırz düşmanı bu sabah gözaltına alınmıştı!”

Yüzde 100 katılıyorum kendisine.

Öyle olurdu.

Eğer o hakaret AK Parti mensubu olan ya da açıkça destekleyen bir kadına yapılmış olsaydı sabaha bile kalmazdı o ahlaksızın gözaltına alınma işi.

Sabah olduğunda belki de hakkında tutuklama kararı bile verilmiş olurdu.

Peki ülkedeki hukuk bu mudur?

Hakaret, küfür, saldırı ancak iktidara mensup ya da yakın olanlara yapıldığında mı devreye girer?

Bu hukuk sadece bir tarafın haklarını mı gözetir?

Atatürk’e, hakaret edecek kadar alçalan o sicili bozuk adama Beyza Tufan’a çirkin sözleri nedeniyle neden hukuk aynı hızla işletilmiyor?

Bu arada İsmail Korkut Kumaş denilen terbiyesiz bir örnek sadece.

Bu ve bunun gibi onlarcası var.

Daha çok yeni oldu.

İstanbul Sözleşmesi’ne destek verenlere ağza alınmayacak sinkaflı küfürlerle saldıran adamla ilgili de hiçbir şey yapılmadı.

Niye?

Neden?

İktidardan yana olununca, iktidarın siyasetine destek verilince küfür etme özgürlüğü falan mı var?

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00