Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Eski CHP Milletvekili ve gazeteci Barış Yarkadaş’ın CHP İstanbul İl Örgütü çatısı altında yaşandığını iddia ettiği taciz ve tecavüz olayları çok vahim.

Ondan da daha vahim olan şey, Yarkadaş’ın CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun bu olayların üzerini örtbas ettiği iddiasıdır.

Zaten Twiter’daki adresinden yazmıştı Barış duyduklarını.

Ama dün bir kez daha arayıp bildiklerini bir daha anlatmasını rica ettim.

Korkunç!

Eğer bu iddialar doğru ise...

Gerçekten Barış’ın aktardığı gibi ise felaket!

Ümraniye, Kartal, Sultangazi ve Avcılar’da yaşandığı iddia edilen bir değil birkaç taciz olayı var.

Bir de CHP Maltepe ilçesinde görevli olan Umut Karagöz adlı yöneticinin tecavüzü!

Karagöz denilen şahıs mağdurun suç duyurusunda bulunması ile birlikte tutuklanmış.

Şu an cezaevinde.

Öğrendiğim kadarıyla Karagöz kesinlikle kabul etmiyormuş suçlamayı.

Mağdurla bir ilişkisi olduğunu ve yaşadıkları şeyin de bu ilişkinin bir parçası olduğunu öne sürüyormuş.

Kim doğru söylüyor ya da söylemiyor yargılama sonucunda göreceğiz.

Taciz iddialarına ilişkin ise ortada ciddi bir belirsizlik var.

Barış’la konuştuktan sonra dürüstlüklerinden şüphe etmediğim birkaç CHP’li ismi aradım.

Onlar da bizim gibi Maltepe’de yaşanan tecavüz olayı dahil tüm iddialardan Barış’ın tweetleri ile birlikte haberdar olmuşlar.

Ve hiçbiri iddialar gerçek mi değil mi bilmiyor.

Hepsi çok üzgün ve kafaları tabii ki çok karışık.

Ve işin en garip tarafı ise bu taciz, tecavüz iddialarını örtbas ettiği yönünde ciddi bir suçlama ile karşı karşıya olan İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ise sus pus!

Bilmiyorum daha ne kadar suskun kalmaya devam edecek Canan Hanım ama günlerdir ortalığı çalkalayan ve hatta dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında bile değindiği bu iddialara bir an evvel açıklık getirmek zorunda.

Eğer bu iddialar yakın çevresinin dediği gibi partisini yıpratmaya yönelik bir operasyonsa o zaman kim, neden, nasıl yapıyor bu operasyonu tek tek açıklasın!

CHP gibi büyük bir kitle partisinde... Üstelik de İstanbul gibi dev bir metropolde... Hele de böyle akıllara durgunluk veren iddiaların çalkalandığı bir dönemde...

Bir numaralı koltukta oturan kişi; “Görmüyorum, duymuyorum, konuşmuyorum” dercesine üç maymun pozisyonunu alamaz!

Bunlar çok hassas konular.

Ve maalesef Canan Hanım'ın bütün bu hassas konuların cereyan ettiği iddia edilen CHP İstanbul İl Örgütü’nün kadın bir başkanı olarak da büyük sorumluluğu var.

Var mı bu iddiaların aslı astarı ve varsa da İl Başkanı Kaftancıoğlu ne yapmıştır, nasıl tavır almıştır en şeffaf haliyle tüm iddiaları net bir biçimde cevaplamalıdır!

Valiliklerin, belediyelerin ya da bu kurumların çatısı altında oluşturulmuş vakıf ya da benzeri oluşumların şehrin tanıtımına katkı sağlaması amacıyla belli bir bütçe kullanması gayet anlaşılır bir durum.

Sonuçta amaç şehrin tanıtımını yaparak turizm geliri elde etmekse bunun için de harcama yapılabilir.

Ama tabii bu yapılan harcamaya değer bir şey olması lazım.

Gezebileceğiniz ya da şehre ait lezzetleri tadabileceğiniz mekanların anlatıldığı görsellerin yayınlandığı bir sürü program var televizyonlarda. 

Ancak MasterChef böyle bir program değil.

Daha önce denk gelmiştim bu programın stüdyo dışında çekim yaptıkları programlara.

Tahmin etmiştim bu çekimlerin yapıldığı yerlerde belediyenin programın yapılabilmesi adına birtakım imkanlar sağladıklarını…

Mesela çekim yerinin belirlenmesi, dekorunun düzenlenmesi, çekim anında programcıların rahat çalışabilmesi adına belediye ekiplerinin destek vermeleri gibi birtakım lojistik destekler olabileceğini düşünmüştüm.

Ama bir bütçe kullandıkları hiç aklıma gelmemişti.

Çünkü MasterChef denilen programın öyle bir formatı yok!

İzleyen herkes bana hak verecektir ki…

O programda ne çekimin yapıldığı şehirdeki gezilmesi, görülmesi gereken turistik, tarihi yerlerin ne de şehrin lezzet duraklarının tanıtımı yapılıyor.

Yani şehrin tanıtımına filan zerre-i miskal katkısı olmayan bir format.

O nedenle de anlamadım bu program için Bursa’nın neden para ödediğini?

Büyükşehir Belediyesi program için ödenen meblağın 600 bin Türk Lirası ve belediye kasasından olduğu iddiaları ayyuka çıkınca bir açıklama yapmak zorunda kaldı.

Efendim 600 bin TL değilmiş.

375 bin TL imiş!

Ve bunun da 200 bin TL’si “Bursa Turizm Tanıtma Birliği” tarafından, 175 bin TL'si ise gıda sektöründe faaliyet gösteren ve programa da konuk olan işadamları tarafından karşılanmışmış.

O işadamlarına o ödemenin nasıl yaptırıldığını tahmin etmek güç değil.

Herhalde MasterChef’de 20 saniye görünmek için değildir! 

Başkan istemiştir onlar da el mahkum razı gelmiştir.

Bu bir yana…

Peki “Bursa Turizm Tanıtma Birliği” nedir ve nereye bağlı bir oluşum?

Tabii ki Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na!

Oranın başkanı kim?

Tabii ki Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş!

Yani değerli okurlarım…

MasterChef’in Bursa’yı çekim seti olarak kullanması için Ali’nin külahından alınmış, Ali’nin diğer külahına…

Oradan da Acun’un külahına indirilmiş…

Olan biten olay bu!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00