Ajdonna'yı yemişiz bari Aleyna'yı yemeyelim!
Yıllar yıllar evveldi.
“Kadın ve AB” başlıklı bir organizasyona katılmak için birlikte Brüksel’e gitmiştik.
Hayranıydım.
Şarkıları en sevdiklerimdendi ama yakından ilk kez tanıma fırsatı bulmuştum.
Yakınlaştık o seyahatte ve dönüş yolunda da beraber oturduk.
Yaklaşık 3 saatin üzerinde süren o yolculukta o anlattı ben dinledim.
Az biraz biliyordum hikayesini ama bu kadar derinliklerine hakim değildim.
Çok etkilenmiştim anlattıklarından.
Döndükten sonra da onun da rızasının olduğu bir kısmı söyleşi olarak o dönem yazarı olduğum Sabah gazetesinde okurlarımla paylaşmıştım.
Beni en çok etkileyen; “Abarttığımı sanacaksın belki ama emin ol o ilk yıllarda bana el verilseydi, sahip çıkılsaydı ben dünya çapında tanınan bir Ajdonna olmuştum!” ifadelerini başlık olarak kullandım.
Başta magazin dünyası olmak üzere bayağı gündem oldu Ajda Pekkan’ın o ifadeleri.
Kimileri küçümsedi, kimiler alay etti ama ben o sohbetin sonunda o kadar inanmıştım ve etkilenmiştim ki Ajda’dan…
İnanarak yazmıştım o satırları.
Hala da aynı noktadayım.
Eğer Ajda’ya dediği gibi sahip çıkılmış olsaydı o gerçekten şu anda dünya çapında ünü olan bir isimdi.
Çünkü olabilecek tüm özellikleri barındırıyor kendisinde.
Muhteşem bir ses, fizik, enerji, ışıltı ve sahne performansı…
İlerleyen yaşına rağmen bugün bile her konseri ağzına kadar doluyor ve şarkıları hala dillerden dile dolaşıyor.
Yapacak bir şey yok artık.
O tren kaçmış…
Bari yeni treni kaçırmayalım.
Ajda’da gördüğüm o tüm özellikler fazlasıyla Aleyna Tilki’de var.
Henüz 21 yaşında ve 5 yıldır da şarkılarıyla karşımızda.
Zaman zaman çocukluğundan kaynaklı yanlış çıkışlar yapıyor olabilir ancak bu Aleyna’nın değerlerini eksiltmez.
Nihayetinde çocuk daha.
Ama çok özel bir sesi, duruşu ve enerjisi var.
Dün İngilizce seslendirdiği son parçasının klibini izledim.
Hayran kaldım.
Çok ama çok profesyonelce bir iş çıkarmış.
Sesi, fiziği, enerjisi, farklılığı ile dünya çapında üne sahip bir popstar hissi veriyor izleyene.
Diyeceğim şu ki; Yanlış bir tavrı, sözü, hareketi olduğunda lütfen hemen onu alıp duvardan duvara vurmayalım.
Hırpalamayalım artık.
Ajda da benzer talihsizlikler yaşamış ilk yıllarında.
Bari Aleyna’ya yaşatmayalım.
Başta tüm müzik otoriteleri olmak üzere ülke olarak dört bir taraftan sahip çıkalım bu çocuğa.
Çünkü bu çocuk dünyanın en saygın müzik ödüllerinin verildiği Grammy’i alacak kadar kaliteli, özel sese, yoruma ve pırıl pırıl bir görünüme sahip.
Zor gelir bu değerler önümüze.
Bu değerin üzerinde tepinmeyelim artık.
Yükselelim…