Amerika'nın tohumları Diyarbakır'da mı atıldı?
Roma İmparatorluğu döneminde sınır garnizonu olarak kullanılan Zerzevan Kalesi’ni görmeyi hep çok istemiştim ama bir türlü kısmet olmamıştı.
Aslında iyi ki de olmamış çünkü kazısına 2014 yılında başlanan bu yapıyla ilgili detaylar yeni yeni gün yüzüne çıkmaya başlamış.
Gizemli Mithras Tapınağı…
2 yıl bile olmamış keşfi yapılalı.
Epeyce bir şey yazıldı bu tapınak hakkında ancak gerçek mi emin değildim.
Hala da değilim.
Çünkü maalesef "Doğru ya da değil" şeklinde bir teyit alamadım.
Neydi peki duyduklarım?
İddiaya göre Mithras tapınağı tarihte "Tapınak Şövalyeleri" adıyla bilinen bir gruba ait bir alandı ve 7 katmanı olan bu topluluğun günümüzdeki temsilcileri de dünya finansını ve siyasetini yönlendirdikleri söylenen; "Rothschild ve Rockefeller" aileleriydi ve bu iki ailenin temsilcileri de Zerzevan Kalesi'ne her yıl düzenli olarak geliyor ve ayin yapıyorlardı.
Neyse...
Vardık Zerzevan’a ve ne şans ki tüm hikayeyi kazının başında olan Dicle Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aytaç Coşkun’dan dinledik.
Hem de tapınağın içinde…
Çok detaylı bir sunum yaptı sağ olsun Aytaç Hoca.
Sonrasında da her birimizin sorularına tek tek yanıt verdi.
(Yazıyı uzatmamak adına Zerzevan Kalesi’nin ve altında ki tapınağın hikayesini yazmayayım...
Uzun ve detaylıca anlatan linki vereyim ama mutlaka okuyun!
https://arkeofili.com/diyarbakirdaki-gizemli-mithras-tapinagi-doc-dr-aytac-coskun-roportaji/ )
Bu arada Aytaç Hoca sunumun sonunda kazı çalışmalarında bulunan bir sikkeden bahsetti.
Bana göre en bomba bilgi buydu.
Sikkenin bulunduğundaki hali. Temizlendikten sonraki hali.Zira üzerinde Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluş sembolü ve ilk resmi sloganı olan Latince; “E Pluribus Unum” yazdığı söylenen bu sikke tam 300 yıllıktı.
Şoka girdim duyunca çünkü bu sembol hala kullanımda.
Amerikan Doları’nın üzerinde bile var.
Ve bu sikkenin tarihi hemen hemen Amerika’nın kuruluş yılına falan denk geliyor.
Yani doğruysa eğer -ki, olmama ihtimali sıfır çünkü Aytaç Coşkun müthiş bir arkeolog- birileri tam 300 yıl evvel bakır-çinko alaşımından elde edilmiş bu sikkeyi getirip Zerzevan Kalesi’ne, Mithras Tapınağı içerisine gömmüş.
Niye gömmüş sorusuna da bir cevap verdi Aytaç Hoca ama bu farazi, tahmini bir yorum olduğu için yazmamızı da istemedi.
Ama şunu söyleyeyim…
Benzer örnekleri sadece ABD ve İngiltere’de karşılaşılan bu sikkenin ya da rozetin üzerinde arkeometrik P-EDXRF ve SEM-EDS teknikleri ile detaylı analizler yapılmış.
Analizler sonrası üretiminde 15. yüzyıl sonrası bir teknoloji kullanıldığı anlaşılmış.
Ayrıca arkeometrik analizler rozetin 18. yüzyıldan itibaren yaklaşık 250-300 yıl toprak altında kaldığını da kesin olarak göstermiş.
Benim anlamadığım şey şu;
Haberler yapılmış evet bu sikke ile ilgili ama çok cılız.
Oysa ki Diyarbakır'ın özellikle batıya tanıtımında büyük etki yapacak sansasyonel bir nesne bu sikke!
Ha bu arada Aytaç Hoca’ya; "Rothschild ve Rockefeller" ailelerinin temsilcilerinin tapınağa gelip gelmediklerini ve ayin yapıp yapmadıklarını da sordum.
“BM yetkilileri ve büyükelçilerin de yer aldığı pek çok isim, Mithras Tapınağı’nı görmek için Diyarbakır’a geldi ama o kadar çok ziyaretçi aldık ki ABD’den ve Avrupa’dan kimin kim olduğunu ve ne için geldiğini bilmemiz mümkün değil” diyor.
"Ayin mayin işi ise tamamen safsata" diye de ekliyor.
Haklı da bence çünkü 7/24 güvenlik var tapınakta ve 1800 yıl evvel yapıldığı iddia edilen ayinlerin yapılabilmesi falan tamamen hikaye!
İmkan dahilinde değil.
Bu arada bir bilgi daha vereyim…
Bu tapınağa; “İlluminati’nin doğduğu tapınak” diyenler de var.
Çok “Öteki Gündem” vari bir konu olduğu için fazla uzatmayacağım ama neyse ne...
Bence bu tapınak üzerinden Diyarbakır ve çevresi turizmde inanılmaz bir artı pazar elde edebilir.
Ama bunun için çok çok iyi bir tanıtım yapılmalı.
Göbeklitepe için kullanılan yöntem mesela...
Netflix'teki o dizi sayesinde ziyaretçi akınına uğramıştı o tarihi eser.
Kanımca Mithras Tapınağı'nın gizemli hikayesini ve kazıda bulunan o sikkeyi iyi anlatan bir senaryo, kurgu olursa...
Turizm zirveye çıkar ve sadece Diyarbakır değil, tüm bölge hatta tüm ülke bu sayede ihya olur...
Haksız mıyım?