Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Akşam çaylarımızı içerken arkadaşlarımdan biri pat diye "Benim kedim konuşuyor" dedi. Grubun ilk tepkisi "yok artık daha neler" oldu ama ben inandım. Çünkü benimki de konuşuyor. Sevgili Siyam kedim Lars bana ve oğluma farklı şekillerde sesleniyor. Tuvalet ihtiyacını gördükten sonra kumunu temizlemem için farklı, çeşmeyi açmamı istediğinde, balkona çıkacağı zaman ya da uyku saatimiz geldiğinde hep farklı farklı tonlarda miyavlıyor. Böylece ne istediğini anlıyorsunuz. Karşılığında o da benim ne söylediğimi anlıyor. Yani ben kendi dilimde o kendi dilinde konuşuyor ama anlaşıyoruz. Lars, dört yaşında çok yakışıklı bir Siyam. İlk görünüşü cinsinin özelliği nedeniyle korkutucu gelebilir ama masmavi hafif çekik gözleriyle öyle bir bakar ki kalbinizi çalıverir. Biliyorum, bütün kediler farklıdır ve hepsi eşsizdir. Ama Lars bugüne kadar evimizi paylaştığımız tüm kedilerden çok farklı. Bir kez tırnakları hep kaplıdır. Kimseyi incitmez. Oynarken sizi hafifçe ısırmayı sever ama asla canınızı yakacak kadar değil. Bütün kediler temizdir ama sanırım Lars'ın temizlik takıntısı var. Bir kez kullandığı kumu, temizlenmeden asla ikinci kez kullanmaz. Bunun için işini bitirince bas bariton bir sesle miyavlar ve sizi uyarır. Eğer bir yerde uyuyacaksa bu muhtemelen temiz çamaşır dolabı olur. Çok neşeli olduğu zaman evin içinde köpek gibi havlama sesleri çıkararak, halı ve kilimleri savurarak koşar. Tavuk butlarının etlerini değil kemiğini sever ve tek parça bırakmadan kıtır kıtır yer. Yemek saatini ve uyku saatini hiç kaçırmaz. Ve tam bir kucak ısıtandır. Eğer bir yerde oturuyorsam, neresi olursa olsun, oturma pozisyonunda olmam kâfi, Lars kucağıma kurulur. Ve geceleri mutlaka kolumda uyur. Görüldüğü gibi kediler kendi kurallarını koyarlar. Bir kedi sizi birlikte yaşamak için seçtiyse inanın şanslısınız. Soylu ve kişilikli hayvanlardır. Bu nedenle bazıları nankör der ama bilin ki biri kedi için nankör diyorsa, hayatında hiç kediyle yaşamamıştır. Geçmişleri 12 milyon yıl önceye dayanan kediler, eski Mısır yatılarına göre dört bin yıldır insanlarla birlikte. İnsanoğlu köpeği kendisine hizmet etmesi için evcilleştirmiş, ancak kediler insanlarla yaşamayı kendileri seçmiştir. Çevikliklerini ve avcılıklarını korurlar. Cinsleri ne olursa olsun avlanmaktan hiç vaz geçmezler. Eğer kediniz varsa bilirsiniz, evinizde sinek ve böcek barınamaz. Çünkü eğer bir kez banyo giderinde bir böcek gördülerse, saatlerce hatta günlerce nöbet tutup o böceği avlarlar. Bana göre kediler doğadaki en kusursuz canlılar. İnanılmaz zarafetleri ve dengeleri ile büyüleyici hayvanlar. Kusursuzlukları insana huzur verir. Zamanınızın tümünü onlarla geçirmenize gerek yoktur. Çünkü kedi kendisine özel zamanlar ayırır. Uzun uzun yalanır, tırnaklarını törpüler, güneşlenir ve cam kenarında oturup dışarıda olup bitenleri de izlemek ister. Canı istediğinde yanınıza gelir. İşte o andan itibaren zamanınızı ve dikkatinizi sadece ona ayırmalısınız. Örneğin televizyon izlemeyi sürdürürseniz çıkıp önüne yatmak hatta bulunduğu yerden aşağı atmak gibi davranışlarla karşılaşabilirsiniz. Eğer bir kediye kendinizi sevdirmeyi başardıysanız, hiç korkmayın. Herkes sizi sevecek demektir. Zira bu soylu hayvanların (sokaktan bile bulmuş olsanız) sevgisini kazanmak çok güçtür. Eğer olanağınız varsa, siz de yaşamınıza yumuşak bir pati, ıslak minik bir burun sokun. Bağımlısı olacaksınız.

        Çok güzel sözler bunlar "Kedilere saygı duymak estetiğin başlangıcıdır" Erasmus Darwin

        Diğer Yazılar