Benim şairlerim
İçinde sımsıcak bir notla, Bülent Akkurt'un son kitabı "Benim Şairlerim" vardı. Kitabın kapağı çarptı önce beni. Bir araya getirilmiş bir avuç mum, âşık bir yürek gibi titreyen alevlerle yanıyor.
ANLAMLI ARMAĞAN
Siyah zeminin üzerinde alevler karanlığın ancak sevgiyle aydınlatılabileceğini çağrıştırıyor. Kitap, asırlardır ruhlarımıza ferahlık, yüreklerimize sevgi yükleyen tüm şairlere ithaf edilmiş. Şair bir yürekten, diğer şairlere verilebilecek en anlamlı armağan olmuş böylece.
Bülent Akkurt, tanıma onuruna eriştiğim aziz dostlardan biri. Başlığın altına parantez içinde (Anı-Anlatı-Şiir) yazmış. Akkurt gibi bir ustanın anılarını, onun eşsiz anlatımından okumak gerçekten büyük bir zevk olacak. Kitabı bütünüyle sindirerek okumak için tatili bekliyorum. Ama çarçabuk bir göz atmak mümkün oldu. Çarçabuk diyorum ama gözünüze takılan birkaç söz sizi yakalayıveriyor. Bir söz ustasının sevdiği şairleri anlatımı böyle oluyor demek. Beni memnun eden bir başka nokta da Bülent Akkurt'un şairlerinin benim de şairlerim oluşu. Aynı şairleri seviyoruz ve ruhlarımızı onların şiirleriyle dinlendiriyoruz.
YÜREĞİNİ KOYMUŞ
Akkurt, kitabının öndeyişinde, " Pırıl pırıl parlayan güneşin altında / bir başka dünyanın var olduğunu / onlar bana gösterdiler" diyor. Ve fevkalade bir manzum anlatımla dile getirdiği öndeyişini, "Var olsunlar /Onlar bana bir 'mutlu yaşam reçetesi' olarak şiiri sundular. / Ben de Onlara, en içlen duygularla / sevgi ve saygılarımı sunuyorum." Sözleriyle bitiriyor. Sonra Mehmet Akif Ersoy'dan, Ahmet Arife, Atilla İlhan'dan Hüseyin Yurttaş'a uzanan doyulmaz güzellikteki anlatı başlıyor.