Kedicikten haber var
Gazetecilikte haberin devamlılığı esastır. Bize öyle öğrettiler. Verdiğiniz haberi izlemeyi sürdürürsünüz. Gelişmeleri bilmek, izlemek okuyucunun da hakkıdır. Bunu yaparsanız iyi habercisiniz demektir. Muhabirlikten geldiğimize göre, mesleğimizin bu ilkesine uymak da boynumuzun borcu. Öyleyse bu gün uzun zamandır söz etmediğimiz "Vakıf Kedimiz"den söz etmenin zamanıdır.
Biliyorsunuz ismi konusunda bir kararsızlık hâkimdi. Ben Kedicik diyordum. Müzik, Sison gibi herkes kendi ilgi alanına göre bir isim bulmuştu. Kedicik, her gün büyüyüp güçlenen bir kedi için doğru isim değildi. Sonunda sorunu, kedimizi bulan pilot arkadaşımız Brian çözdü. Görevini tamamlayıp vatanına dönmeden önce, hayatını kurtardığı kedinin adının, yeşil gözlerinden de ilham alarak Filizcat olmasını teklif etti. Vakıf Başkanımız Filiz Hanım da bu öneriyi sevinçle kabul etti. Kedicik'in adı Filizcat olarak nüfusuna kaydedildi.
SEVGİ DOLU BİR EVDE
Vakıf ağustosta bir ay tatile girince, Filizcat de Ceyda ile birlikte yazlığa gitti. Tatil bittiğinde Ceyda, Filizcat'in artık ev kedisi olduğunu, kızının evde vakıfta-kinden çok daha rahat ettiğini belirterek Kediciğin statüsünü ev kedisi olarak değiştirdi. Onun bir ev ve sevgi dolu bir sahibi olması beni çok memnun etti ama için için üzüldüğümü de itiraf etmeliyim. Neyse, onun mutluluğu için bağrıma taş bastım. (Dramatik bir cümle oldu!)
Düzenli olarak haberlerini aldığım Filizcat, yılbaşı tatili öncesi vakfa ziyarete geldi. Salınarak pembe taşıma çantasından çıktığında isminin Kedicik olarak kalmadığına sevindim. Zira yemyeşil düğme gözler, gerdanında kolye gibi ince beyazlık, pırıl pırıl siyah tüylerle güzeller güzeli bir prenses olmuş.
YAŞAMA AZMİ CANLI TUTTU
Güzelliğinin o kadar farkında ki başı dimdik kırıtarak yürüyor. Önce tanımazdan geldi, yüzüme soğuk soğuk baktı. Sonra odayı turlamaya başladı. Girip çıktığı her yeri tek tek yokladı, kokladı, baktı. Tam anlamıyla bir kedi keşfi yaptı. Kucağıma gelmesi bir yarım saati buldu. Uzun uzun hasret giderdik.
Filizcat zoru başardı. Onu az rastlanır yaşama azmi canlı tuttu. Vakfa geldiği gün, sürekli aksıran, gözleri iltihaptan neredeyse kör olmuş, hırıltılar içinde güçlükle nefes alan minicik bir şeydi. Onu hareketli, neşeli, gururlu bir kedi olarak görmek beni sonsuz mutlu etti. Eğer yaşamdan daha çok keyif almak ve sinirlerinizi yatıştırmak istiyorsanız, size sokulmuş uyuyan bir kediyle biraz zaman geçirin. Onun düzgün nefesi, sıcaklığı ve karşılıksız sevgisi dertlerinizi unutmanıza yardım edecek.