Gençler için bir şeyler yapmalı
Belediye otobüsleriyle yolculuk zaman zaman çok sıkıntı verici olabiliyor. Ama bazen öğretici de oluyor bu yolculuklar. Elde ettiğiniz sonuç her zaman sevindirici olmasa da içinde yaşadığınız toplumla ilgili gerçekçi verilere ulaşabiliyorsunuz.
Bir süredir otobüslerde gençlere kulak veriyorum. Özel bir dinleme çabası değil ama o denli yüksek sesle konuşuyorlar ki ister istemez işitiyorsunuz. Okulda, kursta, çevrelerinde olup biteni anlatıyorlar. Duyduklarım üzüntü verici sözler. Sözlerinde çoğu kez kin, öfke, kavga ve intikam isteği, yoğun bir can sıkıntısı var. Tabii ki yeterli bir veri değil ama anlaşılan o ki küçük gruplar halinde yaşıyorlar, diğer gruplarla ilgili çok da iyi fikirlere sahip değiller ve fena halde canları sıkılıyor.
Genelleme yapmak doğru olmaz ama verimli zaman geçirmeyi bilmedikleri, enerjilerini ve boş zamanlarını harcayacak bir yol aradıkları anlaşılıyor. Alışveriş merkezlerinde oturarak, sağda solda takılarak bomboş geçirdikleri zaman, belli ki can sıkıntılarını gideremiyor, bazı sağlıksız düşüncelere yönelmelerine engel olamıyor.
DÜZENLİ KAVGA SEANSLARI
Önceki gün iş dönüşü otobüste konuşan yaşları 13–15 civarı biri kız dört genç can sıkıntılarını giderecek yolu bulmuşlar. Konuşmalarından anlayabildiğim kadarıyla düzenli kavga seansları var. Bu kavgalarsırasında kimin kimi ne kadar incittiği önemli bir konu. Çok incitip, az incinen iyi kavgacı sayılıyor. Diğerleri aralarındaki kız elemanın şanslı olduğu fikrinde. Biri, “Kızsın diye sana dalmıyorlar ki” diyor. Kızın cevabı ilginç; “Hadi be. Dayağı yiyince anladılar ama” oluyor. Saçları kısa kesilmiş, erkek gibi davranmaya çalışan güzel bir çocuk aslında. Belli ki yalnız, farklı bir koza içinde yaşam şansı arıyor.
YOL GÖSTERİLMELİ
Genç davranışları üzerine uzman değilim. Bir anne olarak düşünüyorum. Oğlum o yaşlardayken basketbol oynar ve aikido yapardı. Özellikle aikido barışçı felsefesiyle Oğul’u yetişme döneminde çok olumlu etkilemiştir. Belli ki bu çocukların böyle bir şansı yok. Ailelerinde ve okullarında belli ki onlarla pek ilgilenen de yok. Yol gösteren olmayınca kendi yollarını bulma çabasına girişmişler. Görünen o ki pek doğru yolda da ilerlemiyorlar. Oysa felsefesi doğru verilerek dövüş sporlarına, güreşe, aşırı enerjilerini boşaltabilmeleri için yüzme, atlama, tırmanma gibi sporlara yöneltilmeleri gerekmez mi? Sanata, dansa yönlendirilemezler mi? Kavga ediyorlar diye üzülüyorsak biz onlar için ne yapıyoruz? Gençlerimizi kaybedersek, elimizde ne kalacak?