Şeytanın Kemancısı
Niccolo Paganini müzik tarihinin gelmiş geçmiş en ünlü keman virtüözü olarak tanınır. Aynı zamanda keman için yazılmış en güzel eserlerin bestecisi olan Paganini, “Şeytanın Kemancısı” olarak anılmıştır.
Henüz çocukluk yaşlarında ortaya çıkan sıra dışı keman çalma yeteneği, çağının çok ilerisinde olan tekniği ile döneminde pek çok kişi onun şeytanın kendisine verdiği arşe ile çaldığına inanmış.
Paganini’nin eserlerinin hemen hepsi bir konser kemancısı için adeta bir meydan okuma sayılabilir. Bu eserlerin ortak noktası çalmak için teknik beceri gösterisi gerektirmesidir. Örneğin solo keman için yazdığı 24 kapris, gittikçe zorlaşan ve döneminde üçünü arka arkaya çalmayı beceren müzisyenin dahi sayıldığı zorluktadır. Bu gün bile bu 24 kaprisi tek konserde çalabilen kemancı sayısı bir elin parmaklarını geçmez. (Alexander Markov ve İthzak Perlman yorumlarını dinlemenizi öneririm) Olağanüstü hızı, eşsiz teknik üstünlüğü, insanın yüreğini yumuşatan duygusal yorumu ile Paganini ve eserleri müzik tarihinde ayrıcalıklı bir yer tutar.
PAGANİNİ VE CAZ
Paganini çok sevdiğim bestecilerden biri ancak durup dururken aklıma gelmedi tabii ki. 19. İzmir Avrupa Caz Festivali’nin kapanışını Burhan Öçal, Tuluğ Tırpan ve Atilla Aldemir'den oluşan Paganini Trio ve konuk sanatçı olarak onlara katılan Woilfgang Puschnig yaptı.
Doğrusunu isterseniz merakla beklediğim konserlerdendi. Paganini’yi iki klasikçi, bir cazcı ve bir perküsyon üstadı ile bağdaştırmakta zorlandığımı itiraf etmeliyim. Gerçi sanatçıların kariyerlerine bakıldığında çok iyi bir iş çıkacağı umudu doğuyor ancak dinlemeden öğrenmek de mümkün değil tabii. Konser günü Burhan Öçal ve Tuluğ Tırpan saat 13.10’da festivalin medya sponsoru NTV Radyo’da Dr. Hakan Tüfekçi’nin Cazın Büyüsü programına konuk oldular. Projelerini coşkuyla anlattılar. Tuluğ Tırpan’ın son albümünden örnekler de dinleyince kapanışın güzel bir caz konseriyle olacağına kanaat getirdim. Tuluğ Tırpan günümüzün sayılı piyanistlerinden biri.
Burhan Öçal için tanımlayıcı herhangi bir söz söylemeye gerek yok. Atilla Aldemir’i ilk kez dinleme fırsatı buldum. Ancak “Şeytanın Kemancısı”yla çok iyi anlaştığı bir gerçek. Aldemir’in göz kamaştıran bir tekniği ve insanı sarıveren yumuşak bir yorumu var. Avusturyalı saksafon sanatçısı Wolfgang Puschnig, üçlüye sanki yıllardır birlikte çalışmış gibi uyum sağlamış. Burhan Öçal, yerinde ve kararında dokunuşlarla geceye apayrı bir renk kattı. O geceye kadar caz müziğine en uygun eserler veren bestecinin Bach olduğunu düşünürdüm.
Ama ustasının elinde Paganini besteleri de caza uyum sağlayabiliyormuş.