Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Yılın son ayının son günleri. Çarşılarda, vitrinlerde yeni yıl coşkusu var. Gerçi bu yıl süslemeler biraz daha az, biraz daha özensiz gibi. Belki de bana öyle geliyor. Ama yine de her akşam eve dönerken vitrinlerde, balkon ve pencerelerde yanıp sönen minik renkli ışıklara sevinerek bakıyorum. Başkaları için ne ifade eder bilmem ama bu ışıklar benim için yeni yılda yeni umutları temsil ediyor. Bu yüzden yılın bu dönemini, sevdiklerime hediye bulma telaşını seviyorum.

        Çok iyi tanıdığınız dostlarınız, arkadaşlarınız için hediye bulmak kolay gibi gelse de zor aslında. Çünkü konu hediye olduğunda insanların beklentileri farklı olabiliyor. Ne olduğunun önemi yok, hatırlamış olması yeterli de diyebilirsiniz, bunca yıldır arkadaşız balıkçı yaka kazak giymediğimi öğrenemedi gitti de diyebilirsiniz. Gezip dolaşacak zamanınız yoksa işiniz daha da zor tabii.

        Son yıllarda yeni bir yol deniyorum dostlarım ve arkadaşlarım da fazlasıyla memnun oluyor. Bir taşla iki kuş vuruyorum. Hediyelerimi, UNİCEF, LÖSEV gibi kuruluşların sanal mağazalarından seçiyorum. Örneğin UNİCEF uzun yıllardır yeni yıl ve bayram armağanı sorunumu çözüyor. Her yıl çeşitlenen hediyeler arasında arkadaşlarıma en uygun bulduğum ve tabii keseme de uyan armağanları seçiyorum.

        İki gün içinde seçtiklerim elimde oluyor. Bu şekilde aldığım armağan beğenilmemiş bile olsa yine de işe yarıyor. Birkaç çocuğun aşılanmasına ya da temiz içme suyu bulmasına destek oluyor.

        Arkadaşlarımdan biri geçen yıl onun için aldığım şemsiye için yazdığı teşekkür notunda; “Çok teşekkür ederim. İki kez hediye almış oldum. Her kullandığımda şemsiyemin çocukların bir ihtiyacını karşıladığını düşünüp sevineceğim”. Yazmıştı. Bence bu yıl siz de aynı yolu deneyin. Çünkü hediyeyi alan için de veren için de mutluluk katlanıyor.

        GÜZEL İŞBİRLİĞİ

        Bir süredir İzmir’de birbirinden güzel işler yapan belediyelerin (hepsi değil elbette) nedense sokak hayvanlarına karşı pek duyarlı olmadığını düşünüyorum. Öyle ya, başka kentlerde yapılan kedi evlerini, tek tip mama ve su kaplarını çevremde göremiyorum.

        Gerçi İzmirliler bu konuda duyarlı, ellerinden geldiği kadar aç kalmamalarını sağlıyorlar. Ancak kış şartlarında barınak ihtiyacı, çok önemli bir sorun. Böyle düşünürken okuduğum bir haber olumlu adımların atıldığını müjdeledi. Kordon İşadamları Derneği ve Büyükşehir Belediyesi ortak bir projeyle yemek artıklarının Işıkkent Barınağı’na gönderilmesini sağlayacakmış. İlk adım atıldı ya, gerisi gelir umuyorum.

        Diğer Yazılar