Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Değerli dostlar, dün paylaştığımız "dolar analizi" sonrası sizlerden gelen mesajlarda öne çıkan vurgu, "seçimin riski artırıp artırmayacağı" noktası üzerinde yoğunlaştı. Bu soruya cevap aramadan daha "önemli olduğunu" düşündüğüm başka bir soru sormak istiyorum; "siz Türkiye'ye yatırım yapan küresel bir yatırımcı" olsanız ve yatırım yaptığınız ülke kısa bir süre sonra genel seçime gidecek olsa, nasıl bir sonucu satın almak istersiniz? Tek başına bir iktidar mı? Koalisyon mu? Değerli dostlar, bu ana sorunun cevabı da başka bir soruda gizli. Daha doğrusu Türkiye'de bundan sonra bir "tek parti iktidarı mı" yoksa bir "koalisyon mu" olacağı "AK Parti Demokratik Açılımla çan eğrisinden döner mi?" sorusunda gizli. Birlikte sorgulayalım... Bülent Arınç yorumluyor: "Bu açılım seçim sonucunu etkiler." Devlet Bahçeli cevap veriyor: "Yaptıklarımızı seçim yatırımı olarak algılamak haksızlık..." İlk günden itibaren ben de yazıyorum: Bu "süreç" oy dağılımını "kökünden" değiştirebilir... İşte siyasetin ekonomiyi değiştireceği dinamiğin özü de burada ortaya çıkıyor: "Son seçimle oyları düşmeye başlayan AKP, çan eğrisinin tepesinden dönen yapıyı" bu süreç sonunda "değiştirebilecek mi"? Türkiye piyasalarını satın alanlar, almak isteyenler nasıl bir "seçim sonucu öngörecek"? Değerli dostlar, 1- Dünya tarihinde "çan eğrisinin" tepesini diğer tarafa aşıp da geri dönen "siyasi akım" yok. Hatta imparatorluk ve/veya devlet yok! 2- Bu gerçek aynı zamandan doğanın da bir "kuralı"! Siz hiç aşınıp da kullanıldıkça yenilenen bir araba lastiği gördünüz mü! Veya başka bir eşya! 3- Siyasetçiye güven, siyasi teze inanç da böyle bir şeydir... Yaşanır, zedelenir, bir süre daha devam eder ve sonra biter! 4- Bu "güven" ve genel seçim sonucunu etkileyen dinamik "ülkenin siyasi" algılamaları açısından çok önemli! Küresel yatırım ve "seçim sonuçlarının" bire bir korelasyon içinde olması da "sorgulanması" gereken en önemli etken! Değerli dostlar, aslında olaya sadece "yıpranma" açısından bakınca sadece siyasetçi veya siyaset değil; fizik kuralları da aynı dinamikler içinde işler! Buna uyan "kavram" fizik alanında "entropi" ile örneklenebilir... Nasıl? Bir sistem "genleşirken" her saniye "yeni güç katılımı" gerektirir, bu durduğu anda "sistem duraklar ve çökmeye" başlar. Yani "çan eğrisinin tepesine" değer ve "ömrünü yarılayıp" düşüşe geçer... Sonuç 1: Genleşemeyen her sistem, "ister siyasi, ister fiziki, ister duygusal" olsun, duraksar ve kendi üstüne büzüşmeye başlar... Sonuç 2: Hiç kimse bu "kuraldan" ayrı tutulamaz! Sonuç 3: Sadece "siyasette" değil, hayatımızın her alanında "genleşme-büzüşme" veya "çan eğrisi" modeline göre yaşıyoruz. Şimdi durup lütfen bir düşünün "hayatınızın alanlarını birbirinden ayırın" ve sorgulayın; hangi "gerçeğinizde" tepedesiniz, hangilerinde daha varamadınız veya aşağı döndünüz? Sonuç 4: Bu "gerçekler" ışığında "AK Parti" ve "süreç" gerçeğine bakınca, ortaya çok daha net bir gerçek çıkıyor; normal şartlarda "süreç denenmeden, yaşanmadan" AK Parti'nin "çan eğrisinden" dönüş şansı "çok fazla" değil. Böyle bir gerçek eşliğinde "olaya bakınca"; süreci zorlamaktan başka çıkış olmayınca, tek çıkış süreci denemek. Sonuç 5: Süreç "Türkiye için çıkış olursa", siyasi açıdan da "AK Parti" için yeni bir "çıkış" veya "çan eğrisinden dönüş" başlayacak. Sonuç 6: Türkiye'de doların son dönemde "eldeki denkleme göre fazla oynaklık göstermesi", siyasi riskin seçim yaklaştıkça algılanır hale gelmesi ve fiyatlanmaya başlaması yukarıda anlatmaya çalıştığım "mekanizmalar"la doğrudan ilgili. Sonuç 7: Seçim yaklaştıkça özellikle AK Parti'nin muhtemel oy oranının, "Demokratik Açılımın başarı katsayısı" belli olmayan bir "gerçeklik içinde" belirsiz kalması, piyasalardaki senaryoları artıracak. Daha basit ifadeyle; seçim sonuçları "tahmin edilemez" oldukça, volatilite artacak!

        Diğer Yazılar