Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Yazıyı uzun uzun okumak istemeyenler için hemen yazayım: Dolar yeniden 1.55’e geri döner, hatta altını bile görür!

        Nasıl mı?

        Daha önce defalarca yazdım, yine detaylarıyla yazmaya çalışacağım... Hatta bugün durum daha da farklı, “Türkiye, Amerika’ya rağmen” tasarıya “hayır” dedi ve “olumsuzluk pompalamak” isteyenler için ellerinde daha fazla malzeme var!

        Değerli dostlar, belki biraz fazla cesaret örneğiydi ama “İsrail-Türkiye savaşır mı” sorusu sorulurken dahi “Dolar 1.55-1.60 bandında hareket edebilir ama kopmaz” çıkarımı yaptım.

        Yaptım, inanırsam yine de yaparım. Hareket de aynen bu “senaryo” dahilinde oldu. 1.60’a değen dolar, üstünde kalmayı denedi ama olmadı!

        Değerli dostlar, olan onca olaya rağmen tezim hâlâ aynı; Euro-dolar paritesinde “paradigma” bile kaysa dolar ve Euro TL’ye karşı zor değerlenir.

        Neden mi?

        Son dalgaya grafik üzerinde bakalım ve sonrasında geriye dönelim...

        Bu noktada soralım: NEDEN! NEDEN!

        Panik olanların “yine kaybettiği” ortamda belki tekrar olacak ama yine aynı şeyi yazacağım; doların işi daha doğrusu “yabancı paraların” Türk parasına karşı işi çok zor!

        Peki bu “olmazın” altında yatan ana tezler neler?

        1- 2006 yılının Mayıs- Haziran döneminde, dolar kuru gördüğü zirveyi, yani 1.55-1.75 bandını test ederken ve özellikle yakın dönemdeki iki dalgada 1.75-1.83 dahi test edilirken TV kanallarında şöyle konuşmalar dinledim: “Kısa vadede kur daha da yukarı gidebilir, amatör yatırımcıların dolar kredilerini kapatmaları yararlı olacaktır...”

        2- Bunu söyleyenler gazeteciler, bankaların ekonomistleri, onaylayan da programı yapan arkadaşlardı! Daha sonra birçok programda aynı mantığı değişik ifadelerle izledim; her şey çok kötüydü ve asla “dönüş yoktu”.

        3- Bu kadar karamsar olanlar ve özellikle “dalgalı kur sisteminin” ana yapısını gözden kaçıranlar, açıkçası şunu ortaya koyuyorlardı: Üzerinde yol aldığımız gemi batabilir, siz en iyisi şimdiden köpekbalığı kaynayan suya atlayın... Maalesef bazı yatırımcılar da atladı...

        4- O dönemde ve son dalgalanmalarda; konuştuklarımda ve yazdıklarımda söylenenlerin “aksini” defalarca ifade etmeye çalıştım. Çalıştım ama artan “panikle” algılaması bozulan bazı yatırımcılar, “maliyetine, o güne kadar ödedikleri taksitte ortaya çıkan kur kazançlarına, kurun geri dönebileceği gerçeğine” bakmadan kredilerini kapattı...

        5- Peki tam dalgalanma sırasında bu tip yorumlara inanarak panik halinde yıllardır ödediği kredileri 1.55- 1.75 bandında kapatanlar sonrasında kâr mı etti? Panik halinde hareket etmek onlara ne kazandırdı? Daha doğrusu kime kazandırdı? Sadece şu kadar söylemem yeterli; bırakın dalgalı kur sisteminde “dipzirve- ortalama” analizi gibi detaylı maliyet bilgilerini, bırakın uzun vadeli kredilerde “ilk yıllar ana paranın ödeme kadar azalmadığı” gerçeğini; sadece kura bakarak bile şunu söyleyebiliriz: “O günlerde değil, takip eden yıl içinde ne zaman olursa olsun kapatsalardı” kesin daha kârlı olacaklardı...

        Sonuç: Söylemek istediğim çok açık; kurda ne zaman hareket olsa hemen “alım ile” kâr edileceğini düşünmek veya her harekette “devam eden” krediyi kapatmayı düşünmek “en doğru” davranış değildir... Ne olursa olsun, tekrar ediyorum ne olursa olsun “savaş bile çıksa” dolardaki hareket doğru sorgulanmalı!

        Son söz: Bu yazıyı yazdığımda kur 1.58’lere doğru geriledi. Yarın sabah daha farklı bir kur görebiliriz.

        Dolar kuru ile ilgili yazdıklarımı “çok sık tekrar ediyorum”, etmeye de devam edeceğim. Sakın ama sakın panik olmayın. Türkiye “riskli ama getirisi çok yüksek bir” oyun oynuyor! Denklem değişir ve değişim süreci tamamlanırsa; BÜTÜN DENGELER DEĞİŞECEK!

        Hatırlatma: Euro-dolar da, DOW da kritik seviyeler olan 9800-10.000 ve 1.18-1.20 aralıklarından döndüler. Buralar aşağı kırılmadığı sürece dünya piyasalarının bozulması çok zor!

        Diğer Yazılar