• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Gazi Erçel

Gazi Erçel

[javascript protected email address]

Bir numaralı sorun: İşsizlik

16 Mart 2010 Salı, 16:04:57

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) Mart ayı başında yıllık işsizlik verilerini açıklamıştı. 2009 yılında yüzde 14 olarak hesaplanan işsizlik oranı 2008 yılındaki yüzde 11 oranına kıyasla 3 puanlık bir yükselişe işaret ediyordu. 
Dün ise TUİK Kasım-Aralık 2009 ile Ocak 2010 dönemine ilişkin hanehalkı işgücü araştırmasını yayınladı. Buna göre Aralık 2009 ayında işsizlik oranı yüzde 13,5. Geçen yılın aynı ayında ise yüzde 14’müş.

PLATO GİDEREK YÜKSELİYOR
 Tüm bu veriler ve açıklamalar kafa karıştırmasın. 1998 ile 2009 yılları arasında işsizlik oranlarını gösteren grafiğe baktığınızda iki gerçekle karşılaşıyorsunuz.
 Birincisi, 80’li yıllardaki yüzde 8’lerde süregiden işsizlik oranı 90’lı yılların ortalarında yüzde 6 platformuna oturmuş. Daha sonra 2000’li yılların yüzde 10 işsizlik oranı ile geçirmişiz.
 Küresel kriz sonrası plato beklenildiği gibi biraz daha yükselmiş. Şimdi yüzde 13-14 düzeyinde.
 Buna “ iş aramaktan vazgeçen ve fakat çalışmaya hazır” iki milyon kişiyi de eklediğimizde durumun vahameti daha da açık bir şekilde ortaya çıkıyor.
 Grafikten gözlenen ikinci gerçek, işsizlik oranını 90’lı yıllarındaki düzeyine indirmek için atılması gereken adımlar konusunda ne yazık ki yavaş hareket edildiği. Pek bir şey yapamadığımız ortada.
BELİRSİZLİĞİ AZALTMAK BİR YOL
 Türkiye her yıl istihdama katılan yaklaşık 800 bin kişiye (tarım dışı sektörlerde 550 bin kişiye) iş yaratmak ve “işsiz ya da iş aramayan ve fakat çalışmaya hazır” 5 milyon kişinin sayısını azaltmak zorunda.
 Bunu gerçekleştirmek için yapılması gerekenler kısaca şöyle özetlenebilir:
*Türkiye’nin büyüme potansiyelini (yüzde 6-7) tam olarak kullanmak, bunun için istihdam dostu bir büyüme stratejisi geliştirmek,
* Kayıt dışılığı azaltmak, istihdam üzerindeki vergi yükünü düşürmek, işgücü piyasasının esnekliği arttırmak ve hizmetler sektörüne özel önem vermek gibi işgücü piyasasında gerekli yapısal reformlara süratle girişmek,
* Mesleki eğitime çok daha fazla önem vermek,
* Makroekonomik belirsizliği azaltmak,
* Özel sektörün finansal kaynaklardan daha yüksek oranda faydalanmasını sağlamak.
İşi sadece büyüme oranının artışı ile çözüme bırakmak biraz safdillik oluyor. 2002-2007 yıllarında ortalama yüzde 7 büyüme hızı yakalamış Türkiye’nin işsizlik oranını yüzde 10’un altına indiremediği ortada.
Bu nedenle başka yöntemlere başvurmamız gerekiyor.
Özellikle makroekonomik belirginliği arttırarak ve finansal kaynaklardan özel kesimin daha fazla pay almasını sağlayarak “yapısal işsizliğin” düşürülebileceği kanısındayım.
Enflasyon arttığı dönemlerde işsizliğin azaldığı savını içeren Phillips eğrisin Türkiye’de geçerli olup olmadığı konusunda son zamanlarda yapılmış bir çalışmaya rastlamadım. Grafik, Türkiye’nin yüksek enflasyon yaşadığı dönemlerde işsizlik oranının daha düşük olduğuna işaret ediyor.
Akademik çevrelerden bu konuda yardım alabilirsem sevinirim.
Hükümetin, önümüzdeki dönemlerde bir numaralı sorunumuz olmayı sürdürecek işsizliğe çare bulmak için yoğun ve çok yönlü bir çalışmayı başlatması şart.

Diğer Yazıları

Cari işlemler dengesizliğinde yeni eğilimler

  • Yayın Tarihi: 09/02/12 10:08
  • [javascript protected email address]
Bu aralar cari açık sorununu unutur gibi olduk.Yunanistan başta olmak üzere Avrupa'nın durumu ve iç ekonomik konular daha baskın bir biçimde gündemimizde yer aldı.Oysa sadece bizde değil küresel düzeyde ödemeler dengesi cari işlemlerindeki dengesizlikler...
Devamını Oku

Avrupa'nın bütünlüğü

  • Yayın Tarihi: 07/02/12 10:13
  • [javascript protected email address]
Yunanistan işi uzadıkça ve diğer ülkelerin çözümlendi diye bakılan sorunları ortaya çıkmaya başlayınca Avrupa Birliği'nin bütünlüğünü koruyup koruyamayacağı tekrar gündeme geliyor.Bu konuda baş sözcü olma konumunu kimseye kaptırmayan Prof. Joseph...
Devamını Oku

Altınları değerlendirmek

  • Yayın Tarihi: 06/02/12 11:53
  • [javascript protected email address]
Merkez Bankası Başkanı Başçı bir söyleşisinde yastık altında bulunan altınların Türkiye'nin gizli serveti olduğunu belirterek, "Yastık altındaki altınların banka mevduatına dönüşmesi, vatandaşların gelir elde etmesi yönünde adımlar atabiliriz" yorumunda...
Devamını Oku

Yabancı bankacılıkta eğilimler

  • Yayın Tarihi: 03/02/12 11:06
  • [javascript protected email address]
Küreselleşmenin hızlanmasından sonra ve özellikle 1990'lı yılların başından krize kadar geçen dönemde dünyada yabancı bankaların sayısında hızlı bir artış gözlendiği malum. Sayıları 1995 yılında 774 iken, 2009'da 1334'e ulaşmış. Artış oranı yüzde 72....
Devamını Oku

İstanbul'da kış ve enflasyon

  • Yayın Tarihi: 02/02/12 09:50
  • [javascript protected email address]
İstanbul bir haftadır ağır kış koşullarında günler geçiriyor. 1900'lü yılların başından bu yana üçüncü kez karşılaştığımız bu en soğuk ve karlı günler hafızalarımızdan pek çıkmayacakmış gibi görünüyor.Yaşanan en soğuk kışlardan 1929 yılını hatırlamıyorum...
Devamını Oku
Tüm Yazıları