• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Dicle Keskinoğlu

Dicle Keskinoğlu

[javascript protected email address]

Kaplumbağa Terbiyecisi

07 Haziran 2010 Pazartesi, 04:49:23

Başlığı okuyunca çoğunuz, tereddütsüz Osman Hamdi Bey’den bahsedileceğini anladınız, çoğunuza ise bu isim yabancı gelmedi, gözünüz bir yerden ısırdı, sanatla alakalı bir şey olduğunu anımsadınız ama tam olarak çıkaramadınız. Lütfen yanlış anlaşılmasın, bir çırpıda “Kaplumbağa Terbiyecisi, Osman Hamdi Bey’in 1906 yılında yaptığı, 2 farklı versiyonu bulunan, bunlardan birinin özel bir koleksiyona ait olduğu, ötekisininse Suna İnan Kıraç Vakfı PeraMüzesi’nde sergilendiği ünlü eserinin adıdır” diyemeyenleri eleştirmiyorum.

BU DA BİZİM AYIBIMIZ...

Bizlere, üniversiteye kadar Osman Hamdi Bey ismi nedense hiç telaffuz edilmedi. Üniversitede duymamız da ancak sanat eğitimi aldıysakmümkün olabildi. Hoş, biz de bir kere bile “Bakalımçağdaş Türk ressamlarının ilkleri kimlermiş?” veya “Acaba Türkiye’de sanat anlamında Batılılaşma kimler sayesinde gerçekleşti?” diye düşünüp hiçbir kitabın kapağını açmadıysak bu da bizimayıbımızdır. Çünkü Osman Hamdi Bey unutulacak veya es geçilecek bir kişi değildir. Yurt dışından gelenlere göğsümüzü gere gere gezdireceğimizmüzeler varsa bu onun eseridir. Kendisi bir nevi Türk müzeciliğinin dahi dedesidir.

Çinili Köşk’ten dev arkeoloji müzesine

1881 yılında neredeyse iki elin parmağını geçmeyen eserleri ile devraldığı imparatorluk müzesini çok kısa sürede dünyanın en donanımlı arkeoloji müzelerinden biri haline getirmiş, o zamana kadar, zengin tarihsel mirasa sahip olan Türkiye topraklarında kimseye sormadan kazı yapan ve yine kimseye sormadan elde ettiği buluntuları ülkesine götüren arkeologlara, adeta “Biz de buradayız, size göz açtırmayız” demiştir. Nitekim, sınırlarımızda çıkan her türlü buluntunun kayıtsız şartsız bize ait olduğunu Asar-ı Atika Nizamnamesi adı verilen, bizzat kendisinin hazırladığı sıkı kanunlar ile desteklemiştir. Kendisi ayrıca çok başarılı bir arkeologdur.

Doğu’da yetişmiş ilk oryantalist

Üstelik bu kadar da değil, şu an Türkiye’nin pek çok alandaki başarılı sanatçılarının yetiştirildiği Mimar Sinan Üniversitesi, o zamanki adıyla Sanayi-i Nefise Akademisi, onun önderliğinde kurulmuş, uzun yıllar başarıyla müdürlük görevini üstlenmiştir. Ve hepsinin dışında o bir ressamdır. Üstelik ilk ve tek Doğulu oryantalisttir. Özellikle üniversite eğitimi için gittiği ve 9 yıl kaldığı Paris’te Gerome gibi başarılı oryantalistlerle çalışma imkanı bulmuş ve olumlu yönde etkilenmiştir. “Artık bu kadar sanatçı yön bize yetti” diyeceksiniz ama dahası da var. Osman Hamdi aynı zamanda bir yazardır. Ayrıca yurtiçi ve yurt dışında başarı ile görevini yürütmüş bir devlet adamıdır.

Sanata adanmış 68 yıl

Tüm bunları 68 yıllık bir ömre sığdırmak bugünün şartlarında bile imkansızken, merak ediyorum nasıl oluyor da Osman Hamdi Bey, bunları tek başına başarıyor. Bu yıl Osman Hamdi Bey’in ölümünün 100. yıl dönümü. Sanat dünyası için büyük anlamı olan bu 3 basamaklı rakamdan dolayı, sanatçıyı anmak için kitaplar çıkarılıyor, makaleler yazılıyor. Elimde “Kaplumbağa Terbiyecisi” adlı bir kitap var. Yazarı Emre Caner, o da ne Osman Hamdi Bey’in ne de 100. ölüm yıl dönümünün unutulmaması gerektiğine inananlardan olacak ki Mustafa Cezar’ın “Sanatta Batıya Açılış ve Osman Hamdi” kitabından da yararlanarak, sanatçının hayatını anlatan bir roman hazırlamış.

Diğer Yazıları

Aklı 18, fikri 18, ruhu 18’ler için tasarladılar

  • Yayın Tarihi: 24/05/12 11:02
  • [javascript protected email address]
Aramızdan, bizden, Ege'den 71 yıllık bir mücevher ustası; Özusta, tasarım dünyasında gençlere yer vermek gerektiğini görmüş, anlamış ve kolları sıvamış. Ortaya, ilk koleksiyon "Ruhu 18" çıkmış Bir süre öncesine kadar tanınmak ve hatırı saydırmak adına,...
Devamını Oku

Marka sadakatimiz gelecekte hangi boyutlara ulaşır?

  • Yayın Tarihi: 16/05/12 13:52
  • [javascript protected email address]
Herkes kendine favori bir marka belirliyor. O marka, piyasaya ne sürerse koşar adımlarla gidip alıyor, uzmanlar ise bu davranışa marka sadakati adını veriyor. Peki, bu işin sonu nereye varacak, mesela 50 yıl sonra sadakatimiz ne boyutta...
Devamını Oku

Minik modeller sizi rahatsız ediyor mu?

  • Yayın Tarihi: 13/05/12 14:11
  • [javascript protected email address]
Nasıl ki büyükler için üretim yapan milyonlarca firma varsa, malumunuz, çocuklar için de en az onlarınki kadar var. Büyükleri nasıl ki düzgün fiziğe sahip yetişkin modeller tanıtıyorsa, çocukları da tanıtan binlerce minik var. İşte başlıkta bahsettiğim...
Devamını Oku

Bir yaşındaki bebek, i-phone kullanıyorsa sorumlu kimdir?

  • Yayın Tarihi: 04/05/12 12:04
  • [javascript protected email address]
Teknolojiden ürken yetişkinlere aşk olsun; yaşına yeni basmış bebekler bile i-phone'un mantığını çözdü, tuş kilidini çoktan açtı, menünün içerisinde aheste aheste sörf yaptı. Mega zeka, teknokolik, süper pratik bir nesil pek yakında karşımızda... Şayet...
Devamını Oku

Yükselen bir trend; özel tasarım içki şişeleri

  • Yayın Tarihi: 02/05/12 11:31
  • [javascript protected email address]
Devir imaj devri... Çevremizdeki her şey durumdan etkilenirken, gündelik hayatta tükettiğimiz içecekler de nasibini aldı. Artık hiçbir sıvı şişede durduğu gibi durmuyor, kaldı ki şişeler de durmadan değişiyor Bira konusunda hatırı epey sayılan Heineken,...
Devamını Oku
Tüm Yazıları