• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Gazi Erçel

Gazi Erçel

[javascript protected email address]

Altın fiyatlarında yön aşağıya doğru

30 Temmuz 2010 Cuma, 09:36:02

Altın fiyatlarında  bu hafta bir kıpırdanma yaşandı. Uluslararası piyasalarda salı
günü yüzde iki oranında değer kaybeden altın daha sonra toparlandı. Ancak Türk
Lirası’nın dolara karşı değer kazanması ile birlikte bizde altın fiyatlarının aşağıya
yöneliş eğilimi devam etti. Altın fiyatlarının oluşumunda yapısal iki özelliğin öne çıktığını hemen belirtelim. Birincisi, altın halen pahalı bir yatırım aracı. Üzerindeki prim oldukça yüksek. Kriz sırasında en emin yatırım aracı olması nedeniyle artan talep altını çok pahalı bir mal haline getirdi. Bu fiili durum altına yatırılan fonların
alternatif yatırım araçlarına kayma olasılığını artırıyor. İkincisi, altına hedge fonlar ve
benzeri bazı kurumsal yatırımcılar yüksek miktarda para yatırdılar. Bunların şimdiki
sorunu çıkış stratejisi. Diğer bir deyişle diğer yatırım alanlarına kayma zamanını en iyi şekilde tahmin etmek. Altına yatırım yapmış kurumların risk iştahı arttıkça ve
başka alanlarda kâr olanaklarını gördükçe altından çıkmalarını doğal karşılamak gerekiyor. Halen dünyanın ekonomik durumu pek parlak değil. ABD Merkez Bankası Başkanı’nın da altını çizdiği gibi “olağandışı belirsizlik” sistemin özünü oluşturuyor.
Kısa sürede belirsizliğin azalacağını da kimse beklemiyor. Bu da kurumsal
yatırımcıları ani hareketlerden alıkoyuyor. Çıkışlarını frenleyerek yavaş
yavaş yapmalarına neden oluyor. Arz ve talep koşullarına hassas bir mal olan altın ile ilgili bir başka önemli yapısal özellik de Hindistan’dan kaynaklanıyor. Hintliler altına çok düşkünler. Dünyadaki altın talebini etkileyecek güçte altın alış satışı bu ülkede yapılıyor. Salı günü altın fiyatları düşünce ve de buna Rupee’nin dolara kıyasla değer kaybı eklenince Hintliler altın alımına başlamışlar, dünya fiyatlarını da
yukarı çekmişler. Tüm bu faktörleri ve gelişmeleri dikkate aldığımızda altın fiyatının orta dönemde aşağıya doğru yöneleceğini beklemek gerekir. Kanımca bu iniş ani ya da şok bir biçimde olmayacak. Zaman içinde ve yavaş yavaş gerçekleşecek.
Bu işin uzmanları yıl sonunda altının dolara göre ons fiyatının 1000 dolar civarında  oluşmasını bekliyor. Ben de onlara katılıyorum.

Merkez’den ihracatçılara sarı ışık
Mevduat munzam  karşılıkları para politikasının uzun yıllardır kullanageldiği bir araçtır. Amacı bankaların topladıkları mevduatın bir bölümünün merkez bankasına
yatırılmasını sağlayarak, paranın devir hızını azaltmak ve paranın maliyetini artırarak istenilen bazı parasal hedeflere ulaşmaktır. Ne var ki zamanımızda
modası geçmiş bir araçtır. Yavaş işler. Sonuçları hemen değil belirli bir zaman
geçtikten sonra alınabilir. Gerek yeni para politikası araçlarının ortaya çıkması,
gerekse finans kesiminin maliyetini suni olarak yükselten bir enstrüman olması
nedenleriyle çağdaş merkez bankaları bu araca pek başvurmak istemezler.
Dün sabah Merkez Bankası çıkış stratejisi çerçevesinde, son dönemde gözlemlenen kredi gelişmeleri de dikkate alınarak, yabancı para zorunlu karşılık oranını, 0.5 puan artırılarak yüzde 9.5’den yüzde 10’a yükselttiğini açıkladı. Yabancı
para zorunlu karşılık oranında yapılan bu artışla piyasadan yaklaşık 719.6 milyon ABD doları döviz likiditesi çekileceğini de belirtti. Bu önlemin kısa vadede ne
döviz talebini azaltmada ne de döviz kredilerini kısıtlamada fazla bir etkisinin olacağını bekliyorum. Buna gereksinim duyulduğunu da düşünmüyorum.
Bunun yerine açık piyasa işlemleri ile bu kadar döviz çok daha kısa sürede  piyasadan çekilebilirdi. Dolayısıyla Merkez Bankası’nın çıkış stratejisinde
söz ettiği bu adımını, zamanlamasını iyi ayarlayarak ihracatçıların isteklerine sarı
ışık yaktığı şeklinde yorumluyorum. Bu önlemin, döviz kuru üzerinde pek etkili
olmayacağına inanmakla birlikte, Bankanın ihracatçılara olan ilgisini ve sempatisini
yansıtmak için alındığını sanıyorum.

Diğer Yazıları

Yabancı bankacılıkta eğilimler

  • Yayın Tarihi: 03/02/12 11:06
  • [javascript protected email address]
Küreselleşmenin hızlanmasından sonra ve özellikle 1990'lı yılların başından krize kadar geçen dönemde dünyada yabancı bankaların sayısında hızlı bir artış gözlendiği malum. Sayıları 1995 yılında 774 iken, 2009'da 1334'e ulaşmış. Artış oranı yüzde 72....
Devamını Oku

İstanbul'da kış ve enflasyon

  • Yayın Tarihi: 02/02/12 09:50
  • [javascript protected email address]
İstanbul bir haftadır ağır kış koşullarında günler geçiriyor. 1900'lü yılların başından bu yana üçüncü kez karşılaştığımız bu en soğuk ve karlı günler hafızalarımızdan pek çıkmayacakmış gibi görünüyor.Yaşanan en soğuk kışlardan 1929 yılını hatırlamıyorum...
Devamını Oku

Yunanistan'a Düyun-u Umumiye

  • Yayın Tarihi: 31/01/12 09:29
  • [javascript protected email address]
Sonunda Avrupa Birliği, Yunanistan için Düyun-u Umumiye İdaresi kurulmasına karar verdi.Birliğin, Yunanistan'ın 130 milyar Euro'luk yardım paketini serbest bırakması için son olarak ortaya koyduğu isteklerin içeriği bundan başka bir şey...
Devamını Oku

Faiz lobisinin başı: IMF

  • Yayın Tarihi: 30/01/12 10:10
  • [javascript protected email address]
IMF'nin 2011 yılına ait 4. Madde Konsültasyon Raporu ve ekleri hafta sonu yayınlandı. 117 sayfa tutarında dokümanları okuyunca faiz lobisinin başını kimin çektiğini buldum. Bu IMF'ydi. Raporu kim okusa bu sonuca varır. Türk ekonomisinde nerede...
Devamını Oku

Avrupa'ya Marshall Planı

  • Yayın Tarihi: 27/01/12 10:18
  • [javascript protected email address]
Avrupa'nın içine düştüğü durum malum. IMF'nin son tahminlerine göre Euro Bölgesi 2011 yılında 0.5 oranında küçülecek. 2013 yılı içinde beklenen büyüme oranı ise sadece 0.8.Avrupa ciddi bir büyüyememe sorunuyla karşı karşıya. Bu durumda büyümenin nasıl...
Devamını Oku
Tüm Yazıları