Son Dakika
25.12.2017 - 09:34 | Güncelleme:

Doğruyu aramanın yolu: Eleştiri

 

GEÇEN haftaki yazımda Batı Anadolu’da, Aydın şehrimizin hemen güneybatısında bugünkü Büyük Menderes ağzına yakın eski Miletos şehrinde Tales ve Anaksimandros adlı iki arkadaşın, dinin çevrelerinde olup biten doğal olaylar hakkında kendilerine sağladığı bilgilerden tatmin olmayarak daha akılcı açıklamalar aradıklarını söylemiştim.

Bugünkü yazımın amacı, bu aramayı bu iki insanın nasıl yaptığıdır.

Önümüzdeki hafta onların yöntemini Albert Einstein’ın izafiyet (yeni tabirle görecelik) kuramını bulurken nasıl kullandığını anlatarak bilimsel yöntemin son 2600 yıldır değişmeyen temellerinin üzerinde duracağım. Bu sanırım bilimsel düşünceyle ilgilenen, yaşamını bilimsel düşünerek, akılcı bir şekilde saplantılardan, hurafelerden, akıldışı işlerden uzak geçirmek isteyenlerin ilgisini çekecektir. Bu, yüzyıllardır sorup da bir türlü cevaplayamadığımız bir soruya da belki bir cevap teşkil edecektir: Niçin Doğu toplumları gelişmelerinde Avrupa’nın arksında kalmıştır?

ANAKSİMENES

 

‘İNANMAK ZORUNDA DEĞİLSİN, TARTIŞALIM’

Geçen haftaki makalemde şöyle yazmıştım: “...Tanrı Poseidon’a ne kadar kısrak kurban edilirse edilsin, depremler şehirleri yıkmaya, denizde fırtınalar gemileri batırmaya devam ediyordu; Zeus’a kaç tane boğa kurban edilirse edilsin, yıldırımlar can almaktan geri durmuyordu. Asklepios’a hediye edilen horozlar her hastanın iyileşmesini temin etmiyordu. Tales ve Anaksimandros dindeki bu keyfilikten rahatsız olmuşlardı. ‘Acaba’ diyorlardı, ‘Şu içinde yaşadığımız dünyanın da geometri gibi akılcı bir açıklaması var mıdır?’.

Tales, hem depremleri hem de fırtınaları bir seferde açıklayabilmek için Sümerlerden öğrendiği ‘tarkullu’ kuramını öne sürdü. Bu kurama göre, dünyamız büyük bir okyanusun ortasında yüzen bir disk şeklindeydi. Bu dev okyanusta meydana gelen dalgaları biz iç denizlerimizde fırtına olarak algılıyor, bu büyük dalgaların dünyamızı sallaması ise deprem olarak hissediliyordu.

Bunu arkadaşı Anaksimandros’a anlattı ama şunu da ekledi: Anaksimandros bu benim aklıma gelen bir çözüm. Buna inanmak zorunda değilsin. Senin aklına daha iyi bir kuram geliyorsa söyle onu tartışalım.”

Miletli Tales’in de benimsediği Sümerlere ait tarkullu teorisi...

 

SONSUZ SORULARA YANIT: MANTIK

Sevgili okuyucularım: Bu insanlık tarihinde belgelenebilmiş ilk eleştiri arzusudur, otoriterlikten ilk ve yaşamsal öneme sahip bir sapıştır. Tales, Sümerlerden almayı uygun gördüğü fikri kullanmasının eleştirilmesini arzu etmektedir. Burada amaç, arkadaşıyla birlikte düşünerek belki doğayı açıklayabilecek daha iyi bir kuram bulabilmektir.

Gerçekten de Anaksimandros, arkadaşının arzusuna uyarak tarkullu kuramını eleştirmiş ve belki de insanlığın tarihindeki en önemli zihinsel sıçramayı gerçekleştirmiştir:

“Tales” demiştir büyük Miletoslu memleketlimiz, “Dediğin mantıklı, ama şöyle bir sorun var: Dünyamız taştan oluşuyor; taş ise suda yüzmez. Haydi, pomza taşı gibi dünyamızın altında suda yüzen bir taş tabakası olduğunu varsayalım ve onun dünyamızı yüzdürdüğünü kabul edelim. Peki dünyamızı yüzdüren suyu ne tutmaktadır? Haydi, onu da bulduk diyelim, bu sefer onu ne tutmaktadır? Dikkat edersen, senin önerin sorunu çözmüyor, sadece uzağa atıyor. Bu, demek ki çözüm olamaz”.

“Peki” diyor Tales, “Senin bir önerin var mı?”.

“Evet” diyor Anaksimandros, “Bence dünyamız boşlukta duruyor”.

“Niçin böyle düşünüyorsun?” diye soruyor Tales.

“Çünkü” diye cevaplıyor Anaksimandros: “Dünyanın boşlukta oraya veya buraya gitmek için bir nedeni yok. Bence dünya, kâinatın her yanına eşit uzaklıkta, onun için kımıldamıyor.”

Dikkat edilirse büyük Miletoslu sağ, sol, aşağı, yukarı, öne, arkaya gibi kavramların görece olduğunu fark etmiş ve bunların bir başvuru sistemi içerisinde anlamları olacağını sezmiştir. Kâinatta böyle bir başvuru sistemi göremediği için de dünyamızın hareketsiz boşlukta durmasının en mantıklı cevap olduğunu düşünmüştür. Çünkü bu cevabın dışındaki bir cevap sorunu çözememektedir.

DOGMAYI BIRAK, GÖZLEME BAK

Ancak Anaksimandros’un cevabının bir başka önemli yanı vardır: Söylediğini gözlemle kontrol etmek, yani yanlışlamak mümkündür. Hakikaten, biz kendisinin dünyanın boşlukta olduğu tezinin doğru olduğunu gördük, ama durduğu tezini yanlışladık. Bunu yapabilmemiz ise Anaksimandros ve Tales’in bizlere eleştirerek geliştireceğimiz kuramlar vermiş ve eleştiriyi teşvik ederek bir gelenek haline getirmiş olmalarıdır. Bu gelenek ne yazık ki yalnızca Avrupa kültüründe, o da sadece kısmen, dinin otoritesinin kırılabildiği zaman ve yerlerde kök salabilmiştir. Sümerlerde ve ondan sonraki tüm Ortadoğu halklarında bu tür görüşler eleştirilemeyen dinsel ifadelerdi ve o yüzden yanlışlar yüz yıllarca, hatta bin yıllarca düzeltilemiyordu.

Ancak Anaksimandros’un yeni kuramı bu sefer depremleri açıklamıyordu. Onun için de büyük Miletoslu, Tales’inkinden daha tatminkâr bir kuram geliştirmişti.

Büyük Menderes’in getirdiği alüvyonlar zamanla Miletos Limanı’nı dolduruyor, denizin çekilmesine neden oluyordu. Anaksimandros, Miletos çevresinde içinde deniz hayvanlarına benzeyen fosiller olan kayaç katmanları da görmüştü (Bunu öğrencisi bizim Değirmendereli Ksenofanes’ten biliyoruz). Buradan, eskiden dünyanın tamamen sularla kaplı olduğu, denizlerin de güneşin etkisiyle buharlaşarak yavaş yavaş çekilmekte olduğu tezini geliştirdi. Dünyada sular çekilince toprak kuruyor, gevrekleşiyor, içinde boşluklar oluşuyor ve yer yer çöküntülere neden oluyordu. Bunu da bize bir diğer öğrencisi ve aynı zamanda Miletoslu hemşerisi olan Anaksimenes bildirmektedir. Söylentiye göre, Anaksimandros Yunanistan’da Sparta yakınlarındaki mağaraları görünce bölgede deprem olmasının ihtimal dahilinde olduğunu söylemiş ve gene söylentiye göre haklı çıkmıştır!

Anaksimandros bütün dünya bir zamanlar sularla kaplı idiyse, ilk canlılar arasında insanın olamayacağını düşünmüştür. Ona göre ilk canlılar balık gibiydi. Daha sonra kabuklu canlılar türedi ve bunlar ortaya çıkmaya başlayan karalara göç ettiler. Bunlardan da insan türedi. Bu, bilim tarihinde bildiğimiz ilk canlı evrimi kuramıdır!

Anaksimandros bunlardan başka astronomik kuramlar da geliştirmiş, dünyanın ekseninin gezegenlerin yörüngelerinin oluşturduğu düzleme eğik olduğunu fark etmiştir.

KSENOFANES

 

*************

BİLİM GELENEĞİNİ MÜSLÜMANLAR KURTARDI AMA...

SEVGİLİ okuyucularım: Tales ve Anaksimandros’un başlatmış olduğu bilim hamlesi, Yunanca konuşan toplumlarda hızla kök salmış ve Arşimed, Öklid, Eratosten, Heron gibi dev isimlerle milattan önce üçüncü yüzyılda doruk noktasına ulaşmıştır. Bu hamlenin belini kıran Roma İmparatorluğu içindeki genel çöküş, kavimler göçüyle Roma’ya akan barbar kavimlerin imparatorluğu ele geçirmesi ve nihayet bu barbarların Hıristiyanlığı kabul ederek bilime alternatif ilkel bir din görüşünü Avrupa’da egemen kılmaları olmuştur.

Bilim geleneğini kısmen kurtaran, Müslüman toplumların Yunan geleneğinin bazı kısımlarını kendi kültürlerine monte etmeleri olmuştur. Ne yazık ki bu da 11. yüzyıldan itibaren doğudan gelen Moğol- Türk akımları ve Müslüman toplum içinde gelişen Aşari görüşleri nedeniyle boğularak kaybolmuştur.

Önümüzdeki hafta Einstein’ı konuştuktan sonra bilimi bilim yapanın ne olduğunu anlamaya çalışacağız.

*************

DÜNYA SEYAHATLERİMİZDE BİLİMİ ANLAMAK İÇİN NERELERE GİDELİM?

Deutsches Museum von Meisterwerken der Naturwissenschaft und Technik (Doğa Bilimlerinin ve Teknolojinin Şaheserleri için Alman Müzesi)

ŞAHESERLER MÜZESİ

İÇİNDE pek çok Türk kökenli insanın yaşadığı Almanya’nın Münih şehrinde bulunan dünyanın en önemli bilim ve teknoloji müzesi “Deutsches Museum von Meisterwerken der Naturwissenschaft und Technik”i (Doğa Bilimlerinin ve Teknolojinin Şaheserleri İçin Alman Müzesi) mutlaka gezin. Müze, ilkokul birden itibaren çocukların da çok keyif alacakları muhteşem bir yerdir. Yılda yaklaşık 2 milyon kişinin gezdiği bu muazzam kurumda 50 ayrı bilim ve teknik dalında 28 bin nesne sergilenmekte, bodrum katını ise gerçek büyüklükte bir maden işgal etmektedir.

- Adres: Museumsinsel 1, 80538 Münih, Almanya

- Telefon: +49 89 21791

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 30 Aralık 2017 Cumartesi 13:08
    Başarılı insanlar kıskanılıyor memlekette, yazılarınızın devamını ve sevdiklerinizle birlikte mutlu bir 2018 dileriz.
  • Misafir 29 Aralık 2017 Cuma 19:48
    adam oğlu adam
  • Misafir 28 Aralık 2017 Perşembe 11:52
    DURMAK YOK HOCAM, YAZILARINIZA devam.
  • Misafir 28 Aralık 2017 Perşembe 09:40
    :raised_hand:teşekkürler hocam
  • Misafir 27 Aralık 2017 Çarşamba 23:37
    Her hafta hastasıyız...
  • Misafir 27 Aralık 2017 Çarşamba 23:17
    bir de şehadet getirsen tam olacak
  • Misafir 27 Aralık 2017 Çarşamba 21:59
    Celal hocamizin kiymetini bilmeliyiz günümüzde böyle bilim insanlari malesef cok az bizi burda bulusturan haberturk ekibine teşekkurler kolaygelsin Tuncay Özdurmuş Harita müh.
  • Misafir 27 Aralık 2017 Çarşamba 20:30
    Şahane.
  • Misafir 27 Aralık 2017 Çarşamba 09:06
    İyi ki , aşırı kafalar bilimsel yazı okumuyor yoksa Celal Bey’i linç ederler.
  • Misafir 29 Aralık 2017 Cuma 03:21
    OKUYORUZ
  • Misafir 26 Aralık 2017 Salı 21:18
    Ah hocam senin bu yazdiklarini toplum olarak anlayip ozumseyebilsek .15 yilda dunyanin en iyi ulkeleri arasina gireriz
  • Misafir 26 Aralık 2017 Salı 21:04
    Celâl abi bilime devam!!!!
  • Misafir 26 Aralık 2017 Salı 18:00
    Verdiğiniz güzel bilgilerden Ötürü teşekkür ederiz Celal hocam.
  • Misafir 26 Aralık 2017 Salı 17:14
    Thalesin izinden gidenlere selamlar.
  • Misafir 26 Aralık 2017 Salı 12:36
    Aşığım be hocam... Bilime aşığım, göğe, yıldızlara aşığım, size aşığım, merak duygusuna, aşka aşığım... İyi ki varsınız, iyi ki yazıyorsunuz...
  • Misafir 26 Aralık 2017 Salı 12:30
    Sayin Celal Sengör, cesaretinizi tebrik ediyorum. Cünki Anaksimandros ve Tales’in bizlere eleştirerek geliştireceğimiz kuramlar vermiş oldugunu ve eleştiriyi teşvik ederek yalnızca Avrupa kültüründe dinin otoritesinin kırarak kök salabildigini fakat tüm Ortadoğu halklarında bu tür görüşler eleştirilemeyen dinsel ifadeler oldugu icin yanlışlar yüz hatta bin yıllarca düzeltilemedi diyerek.Ortadoğu halklarından biri olan Türk halkının dini degerlerini ve sayin diyanet isleri baskanimizin fetvalarini da asagilamis olarak cezai müeyyideyi göze almis olmuyor musunuz?
  • Misafir 26 Aralık 2017 Salı 11:46
    Celal bey, bizi aydinlattiginiz icin cok tesekkür ederim. Sayenizde bilime artik daha bilincli birsekilde yaklasiyorum. Yazilarinizi merakla bekliyorum..
  • Misafir 26 Aralık 2017 Salı 11:34
    Yaşasın Celalizm ve Celalist haklar...
  • Misafir 26 Aralık 2017 Salı 11:10
    ADI GEÇEN MÜZEYE GİTTİM . GERÇEKTEN GÜZEL BİR MÜZE. FIRSATI OLANIN GİTMESİNİ TAVSİYE EDERİM
  • Misafir 26 Aralık 2017 Salı 08:56
    elinize sağlık hocam.gerçekten aydınlanmaya çok ihtiyacı var bu milletin.keşke sizin gibi daha çok bilim adamımız olsa
  • Misafir 26 Aralık 2017 Salı 01:13
    Iyi hocam aniksamends bilinen dunyayi nekadar bililiyordu buyuk daglar buyuk yasam alanlarini neye gore adlandiriyordu dunya sadece ege akdenizden ibaret degildi dunyanin catisi kabul gorunen tibet tam olarak durumu neydi
  • Misafir 26 Aralık 2017 Salı 01:10
    Iyi hocam aniksamends bilinen dunyayi nekadar bililiyordu
  • Misafir 26 Aralık 2017 Salı 00:29
    en kisa zamanda gidecegim müzeye.. tesekkürler
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 22:37
    Hocam iyi ki varsınız. Teşekkürler.
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 21:30
    Pazartesiyi beklememizi sağladığınız için teşekkür ederim sayın celal şengör bey . Bir gün sizi canlı dinleye bilirim umarım.
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 20:45
    Çok Değerli Celal Bey, Yazılarınız çok güzel gidiyor. Ancak bir önerim olacak. Akdeniz medeniyetinin temeli olan bilimsel görüşleri 11.yüzyıldan sonra bir boşluk bırakmadan devam etmeniz mümkün mü? Başka bir deyişle Akdenizliler bu medeniyeti neden sürdüremediler? 1600'lü yıllarda Kuzey Denizi ülkeleri hem bilimde hem de eknomomide neden öne geçtiler? Bunları topluma güzel anlatımınızla açıklarsanız daha yararlı olacağı kanısındayım. Böylece Kuzey Denizi ülkeleri tarafından başlatılan ilk küreselleşme ve bilimdeki gelişmeleri daha iyi anlama olanağına kavuşmuş oluruz. Örneğin neden Amsterdam ilk küresel ticaretin merkezi oldu? Buradaki bilimsel gelişmeler neydi? Haddimi aştımsa özür dilerim. Başarı dileklerimle saygılarımı sunarım. Mümtaz Bekirhocaoğlu
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 18:32
    Sevgili Hocam, Muhteşem bir yazı. Teşekkür ederiz.
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 18:09
    Hocam ne çok şey öğreniyoruz sizden, sevgi ve saygı duyuyorum.Yalnız o müzeye gitmek için yeterli para yok ilerde öğrencilik biter ve iş hayatına atılırsam, belki gidebilirim. :grinning:
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 17:47
    Sevgili Hocam, bir Teknik Üniversiteli Elektrik Mühendisi olarak ,sizi olan saygım ve sevgim ayni teknik gerekçeleri ve duyguları paylaşmamızdan dolayı sonsuz. İyi ki varsınız. Sizi izleyen ve okuyan KİŞİLER nekadar şanşlı ve heryerde sizi örnek vererek bilimi savunuyorum. Atadeniz DEMİRER Elektrik Mühendisi (İTÜ 1984)
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 13:49
    Yine harika bir anlatım. Ve malesef toplumumuzun en eksik olduğu konulardan biri, eleştiri.
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 11:56
    Eşaralik mi aşarilik mi?
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 11:56
    o kadar mutluyum ki kose yazari olmanizs. fatih altayliya cok tesekkur edeiyorum bence o sizi ikna etti zaten teke tek e ciktiginiz butun programlari ilgiyle izliyorum. ve ayrica haberturke de tesekkurler bu platformu sagladiklari icin. :blush::heart_eyes:
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 11:46
    Hocam, Altın Çağı bu kadar hızlı geçmek sizce uygun mudur? Zaman zaman akınlar baltalasa bile 14.-15. yy. kadar Doğu Medeniyeti Bilim Üretimine öncülük etmeye devam etmiştir. (Size Öğretmek hadsizliği yapmayacağım yanlış anlamayın. Müslüman olmamamla birlikte, İslam Medeniyeti bilimi'nin üstün körü geçilmemesi gerektiğini düşünüyorum.)
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 11:34
    bilimin ve özgür düşünmenin doğduğu bu topraklara ait olduğu yere getirmeniz deki çaba emek ve gayret takdire şayan, iyi ki varsınız çok teşekkürler hocam...
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 11:29
    sayeniz de bilimi daha çok seviyor, sevdikçe anlamaya çalışıyor, anlamaya çalışdıkça merak ediyorum, çok teşekkürler hocam iyiki varsınız...
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 11:03
    nefis bir derleme, teşekkürler.
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 10:38
    Teşekkür ederiz hocam
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 07:42
    bu yazılara bakalım örümcekler kaç hafta tahammül edebilecekler ?
  • Misafir 25 Aralık 2017 Pazartesi 07:37
    Müthiş
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Çarşamba 13 MPH 28°
Kısmen Güneşli