• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Damla Çeliktaban

Damla Çeliktaban

[javascript protected email address]

Vitaminler zararlı mı?

28 Ocak 2012 Cumartesi, 13:10:49

2012. Henüz birinci ayının sonuna bile gelmedik ama şimdiden doğru bildiğimiz bir sürü şey değişti... Maya takvimi yorumcuları insan bilincinde ciddi bir değişimi haber vermiştiler amma velakin bu şekilde olacağını düşünmemiştim. Önce GDO’nun insana değil hayvana zararlı olduğuna inanmamız istendi, sonra bir yetkili ağzından kaçırınca çok faydalı sandığımız sütün kanserojen olduğunu öğrendik. Sonra da bu haberin yalanlandığını duyduk. Son olarak da vitamin haplarının sağlığa faydasından çok zararı olduğu gerçeğiyle tanıştık.
#
Doğru düzgün beslendiğinden asla emin olamadığı için çareyi çoğunlukla vitamin haplarında arayanların sayısı hiç de az değil. Besin takviyesi olarak da adlandırılan vitaminler reçeteye bağlı olmadan keyfe keder eczaneden satın alınabiliyor. Aman grip olmayalım, aman bir şeyimiz eksik kalmasın diye sorgusuz ve sualsiz tüketmekte bir mahsur görmediğimiz vitaminlerle ilgili (son zamanlarda yapılan) bilimsel araştırmaların sonuçları ürkütücü... Bunlardan birinde Finlandiya’da 5069 yaş aralığındaki 29 bin erkek inceleniyor. Buna göre vücutta A vitaminine dönüşen betakaroten desteği alanlarda akciğer kanseri riski yüzde 18 artıyor...( Ne âlâ...) 230 bin kişiyle yapılan başka bir araştırmaysa A vitamini, E vitamini, Betakaroten maddelerini vitamin hapı olarak almanın faydasından çok zararı olduğunu ortaya koyarak diğer araştırmayı destekliyor. Vitaminler arasında tek faydası olduğuna inanılan “folik asit.” Bebek sahibi olmak isteyen ya da hamile kadınların kullandığı bu besin takviyesi bebeğin sinir sisteminde oluşabilecek kusurları engellediği için (yani faydası zararından gözle görülür ölçüde büyük olduğu için) mahsursuz addediliyor.
#
Bunları öğrenince Günnur Başar’ın söyledikleri çınladı aklımda... Günnur Hanım senelerce ilaç şirketlerinde araştırmacı ve yöneticilik yapmış ardından da alternatif tedavi metotlarına yönelmiş bir homeopat hekim. “Toplumun yalnızca yüzde 15’lik bir kesimi hasta. İlaç şirketleri sadece bunlara mal satmakla yetinmek istemedikleri için vitaminleri piyasaya sürüyor ve bunların faydalı olduğuna dair bir kampanya yürütülüyor” demişti... Alman politikacı Karl Lauterbach da Spiegel Dergisi’yle yaptığı röportajda Günnur Başar’ı onaylarcasına şöyle söylüyor: “Besin desteği olarak vitamin endüstrisi öyle kârlı bir iş ki neredeyse sıfır maliyetle ürettiğiniz malı eczanede 10-20-30 Euro’dan satıyorsunuz. Tıpkı sigara gibi.”
#
Artık şaşırmıyorum. Beni hiçbir şey sütün içindeki kanserojenler kadar hayal kırıklığına uğratamaz. Tek derdim yaşadığımız hayatın gezegenin üzerindeki canlara değil de şirketlere para kazandıracak mal haline doğru dönüşümünü çok geç kavramış olmak... (Lauterbach röportajın sonunda ekliyor: “Yönetimin yapması gereken, halkı engellenmesi halen mümkün olan bir riskten korumaktır; küçük bir lobi grubunun çıkarlarına hizmet etmek değil.” Gerçekten mi?)

Diğer Yazıları

Durmak ya da köşedeki çiçekçi

  • Yayın Tarihi: 26/05/12 11:36
  • [javascript protected email address]
Bizim sokağın caddeyle birleştiği köşede bir çiçekçi durur. Şehrin diğer birçok sokağında da olduğu gibi... Yaz kış dizer çiçeklerini iki basamaklı platforma, bekler başlarında. Çiçekler nasıl mevsimlere göre değişirse çiçekçi de değişir onlarla...
Devamını Oku

Gerçek kahraman

  • Yayın Tarihi: 19/05/12 10:19
  • [javascript protected email address]
Kızıl çillerin arasında parlayan yeşil gözler, hafif kemerli bir burun, ince dudaklar, yüzünü çevreleyen kızıl kumral dalgalı saçlar; çocuksu, güvenilir, tanıdık bir ifade. Erkekten çok delikanlıya, milyarderden çok yan komşunun "Biraz garip bir çocuk"...
Devamını Oku

Kadının yüksek topukla imtihanı

  • Yayın Tarihi: 12/05/12 12:39
  • [javascript protected email address]
Bazı kadınlar topuklu ayakkabılarla koşabilir; bazıları üç adım bile yürüyemez. Bir Alman atasözü "Kıyafetleri adamı adam yapar" der. Pek isabetli bir tanım, velhasıl giysileri insanın sadece dışarıdan nasıl göründüğünü değil; üstündeyken kendini nasıl...
Devamını Oku

Ebeler, kadınlar ve diğer hayalperest insanlar

  • Yayın Tarihi: 05/05/12 10:40
  • [javascript protected email address]
Ebe demek kadın demek; ebe demek doğum demek, bebek demek... miş... Eskiden. Doğumlar şiddetle medikalize olmadan; akışı tabiata bırakmanın yerini kontrol fetişinin aldığı bir garip jinekoloji anlayışı yer etmeden önceki zamanlarda. Bu paradigma...
Devamını Oku

İnsan faktörü

  • Yayın Tarihi: 28/04/12 11:14
  • [javascript protected email address]
İstanbul Atatürk Havalimanı'nda yaşanan keşmekeş yakın zamanların en popüler şikâyet konularından biri. Geçen hafta sonu biz de bu keşmekeşten payımıza düşeni aldık. Sabah 7'de kalkacak uçak için saat 6'da check-in sırasına girdik. İğne atsan yere düşmez...
Devamını Oku
Tüm Yazıları