Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Gerçek müzikseverler, herhangi bir müziği yalnızca kulağına hoş geldiği için sevip dinlese de günümüz koşulları iyi müziği, iyi görsel malzemeler eşliğinde dinlemeyi öngörüyor

        Televizyon izlemeden yapabilirim, kitap okumadan durabilirim, sohbet etmeden hatta tek kelime etmeden pek rahat hayatımı sürdürebilirim, ancak müziksiz bir yaşam için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim.

        Ruhun gıdası mıdır, vitamini midir bilemiyorum ancak benim yaşamımda önemli bir yer tuttuğuna inanıyorum. Sabah erken saatlerde bilinçli olarak dinlediğim ya da gayri ihtiyarı kulağıma çalınan herhangi bir ezgi, günümün geri kalanının nasıl geçeceğini tayin edebilir.

        Hareketli bir müzikle enerji kazanıp, arabesk bir müzikle mevcut enerjimin tümünü çok rahat yitirebilirim. İyi bir yemek, iyi bir organizasyon için, bana sorarsanız, daima iyi bir müzik gerekir. Eminim, müzikten anlayan ve müziğin hayatındaki anlamı konusunda benimle fikir birliği içinde olanlar da saydıklarıma hak verir.

        Bizler için müzik müziktir, güzel birkaç enstrüman, iyi bir vokal, mümkünse uyumlu bir mekan kafidir. Hatta bence, kaliteli bir müzik karşısında, duyu organlarımız el ele verir, hepsi kulakta toplanır, diğerleri kendini rölantiye alır.

        Dedim ya bence... Benim gibi düşünmeyen milyonların arasında, iyi bir müziğin, iyi bir görsel içinde sunulması, ancak öyle “iyi” olarak nitelendirilmesi gerektiğini düşünenler var. Bilmem ki siz hangi gruptasınız?

        KIYAFETLER SESİN ÖNÜNE GEÇEBİLİYOR

        Hemen her şeyin görsellik temeliyle yol aldığı günümüzde, özünde kulağa hitap eden bir sanat dalı için görsellik önemli değil demek, pek genel geçer bir yargı olmasa gerek. Nasıl ki, iyi bir yemek, ancak, tabak içerisinde iyi bir sunum eşliğinde sıfatına layık görülüyorsa, artık iyi müzik de, pekçoğumuz için, iyi birer sahne şovu sergilemeyi gerektiriyor. Sahnenin dekoru, şarkıcıların korografisi, halleri ve tavırları, hatta bilhassa dış görünümleri müziği tamamlayan en temel unsurlar olarak görülüyor. Bazen boynuzun kulağı geçtiğine bile rastlanıyor. Nice büyük ses sanatçılarının performansları, tercih edilen aksesuarlar ve kıyafetlerin gölgesinde kalabiliyor. Şahsi fikrimi soracak olursanız, bazen de bilinçli olarak dış görünümün sesi bastırması, müziği gölgelemesi sağlanıyor. Örnek vermek gerekirse, popüler kültürün bizlere en büyük ve hatta en garip armağanlarından biri olan Lady Gaga, tam anlamıyla bahsettiğim yönteme başvuruyor.

        TASARIMCILAR EUROVISION İÇİN İŞBAŞINDA

        Bu yılın, özellikle Avrupa açısından en önemli müzik organizasyonlarından biri önümüzdeki ay gerçekleşecek olan Eurovision Şarkı Yarışması olacak. İyi müzik mi, iyi politika mı, iyi komşular mı, yoksa diğer faktörler mi birinciyi belirliyor, bunca yıldır kimse karar verebilmiş değil.

        Ancak bir konuda herkes hemfikir; Eurovision katılımcılarının kıyafetleri, kendi içerisinde birer milli mesele olarak görülüyor. Açık mı kapalı mı, milli mi değil mi, bayrağın renklerinde olmalı mı olmamalı gibi binlerce tereddüt eşliğinde tasarlanıp, üretiliyor.

        Beklenildiği üzere, çoğu zaman ünlü isimlerle işbirliği yapılıyor. Sadece bu bile iyi müziğin iyi görsellik gerektirdiği fikrini şiddetle destekliyor. Yüksek Sadakat grubunu giydiren Niyazi Erdoğan, daha önce İsrail’i bu yıl da Fransa’nın katılımcısını giydirecek olan Jean Paul Gaultier bilinen isimlerden sadece ikisi...

        Sadece, Eurovision gibi sahnede sergilenen şovun, müziğin önüne geçtiği yarışmalarda değil, müziğiyle ön plana çıkmak isteyen grup veya sanatçılar da ünlü moda tasarımcılarından, görselliklerine düzen getirilmesi için yardım ister oldu.

        Son iki senedir Borusan Quartet üyelerinin, ünlü tasarımcı Hatice Gökçe ile birlikte çalışması ve bunu dile getirmekten ve dolayısıyla dış görünümlerine, en az müziklerine olduğu kadar önem verdiklerini göstermekten çekinmemeleri güncel bir örnek olacak. Ha bu arada fotoğrafa gelecek olursak, tanımayanlar için hatırlatmak istiyorum; 2006 yılının Eurovision birincisi Finlandıyalı Lordi grubu... Dış görünümleri için kelimelerin kifayetsiz kaldığı düşüncesindeyim. Politik mi, kaliteli müzik sayesinde mi kazanılıyor, dediğim gibi kimse emin değil, ancak görselliğe öncelikli olarak önem verilmediği sanırım aşikar.

        Diğer Yazılar