Bu kafayla bir yere varamayız
YEDİ aydır yaşadığımız kabusu sonlandırmak için yaptığımız genel kurulda yeniden başa döndük. Bir türlü verdiği kararın arkasında duramayan kulüplerimizin yanar döner tutumları yaşadığımız kaosu daha da içinden çıkılmaz hale getirdi.
Olağanüstü genel kurul sonrası oluşan güvensizlik ortamı karşısında iyi niyetle çabalayan futbol federasyonunun istifa noktasına gelmesi kafaları biraz daha karıştırdı. Önce yaptığı toplantıda göreve devam kararı alan Futbol Federasyonu, birgün sonra bu kararından vazgeçerek kaosun üstüne yeni bir kaos daha ekledi. Görülüyor ki içinde yaşadığımız bu kabus, bir türlü bitmeyecek. Şu anda merak ettiğim bir günde hangi dengelerin değiştiği ve verilen kararların neden arkasında durulmadığı.
Hoş bu tablo, pek alışık olmadığımız bir görüntü değil. Kongre öncesi farklı duran kulüpler, kongre günü bir anda karar değiştirmediler mi? Böylesine kaygan bir ortamda kararların anında değişmesi ve güvensizliğin tavan yapması da olağan bir durum galiba... Açıkça söylemek gerekirse şimdi yine 3 Temmuz'a döndük. Her şey arapsaçı. FIFA ve UEFA'nın başımızın üstünde demoklesin kılıcı gibi durduğu bu dönemde bundan böyle Türk futbolundan istikrar beklemek dünyanın en büyük hayalciliği olur. Bu tabloyu hazırlayıp bugüne getirenler şimdi eserleriyle iftihar etsinler. Sevginin, saygının ve özverinin olmadığı bir yerde böyle karmaşa olur. Herkes kendi çıkarını düşündükçe alınan kararlar her geçen gün değiştikçe biz bir arpa boyu bile yol alamayız. Ne kadar çabalarsak çabalayalım, biz birbirimize güvenip inanmayı beceremedikçe, kendi kararlarımızı alıp uygulayamadıkça karşılıklı suçlamalarla bir yere varacağımızı sandıkça, uluslararası platformun bizi yönetmesin de kuzu kuzu katlanır, çok sevdiğimiz futbolu işte böyle rezil ederiz. Hepimize hayırlı olsun.
Böylesi bir ortamda federasyonun çekip gitmesi işleri daha da içinden çıkılmaz hale getirebilirdi. Bu yüzden sağduyu sahibi herkesin böyle bir manevra yapacağını düşünüyorum.
***
Güzellikler
Futbolumuzun içindeki karanlık tabloda zaman zaman güzel şeylerde olmuyor değil. Örneğin yaşadığımız şu soğuk ve karlı günlerde maçların oynanabilmesi için stat zeminlerine iyi bakıp karşılaşmalara hazırlayanlara gerçek bir teşekkür borcumuz var. İşini iyi yapanlara takdir ve şükran duygularımızı göndermek borcumuz diye düşünüyorum. Ayrıca dünyanın hiçbir yerinde uygulanmayan derbilerde deplasmana seyirci götürmemek gibi doğru olmayan bir tutumumuz var. Bu hafta sonu oynanacak Fenerbahçe-Beşiktaş maçında Fenerbahçe'nin, Beşiktaş seyircisini Şükrü Saraçoğlu'na davet etmesi de uzun süredir görmediğimiz güzelliklerden biri. Dilerim bu davranış gerçek değerini bulur da bundan sonra da deplasman yasağı denen ucube uygulama ortadan kalkar.
Burada Fenerbahçe ve Beşiktaşlı taraftara büyük görev düşüyor. Bu olgunluğu gösteren insanların maçta da aynı şekilde davranıp yasağın ne kadar anlamsız ve spor dışı olduğunu kanıtlayacaklarına tüm kalbimle inanıyorum.
***
Aman salona dikkat
Bizim için gerçekten büyük önem taşıyan Dünya Salon Atletizm Şampiyonası büyük bir hızla yaklaşıyor. Bu önemli organizasyona ev sahipliği yapacak olan Ataköy Atletizm Salonu'nu son anda yetiştirebildik. Ancak geçtiğimiz hafta sonunda yapılan ve şampiyonaya test özelliği taşıyan Turkcell Türkiye Salon Atletizm Şampiyonası'nda yaşananlar yüreğimizi ağzımıza getirmedi değil. Özellikle ısıtılamayan salon ve türlü aksaklıklar hem izleyenleri, hem de atletleri perişan etti.
Dilerim bu sorunlar Dünya Şampiyonasına kadar ortadan kalkar. Yoksa Olimpiyat adaylığı için son derece önemli olan bu şampiyonada adaylık yolunda büyük yara alırız. Lütfen bu uyarıları dikkat edip başımıza bir bela açmadan bu şampiyonayı iyi bir şekilde yapmak için elimizden gelen gayreti gösterelim. Yoksa öyle bir zarar görürüz ki, bunun altından kimse kalkamaz.