Travmadan Efes çıktı
Avrupa arenasında darbe üzerine darbe alan iki Euroleague takımının ortaya koyduğu oyun aslında son dönemde yaşadıkları travmanın da izdüşümüydü...
Anadolu Efes, tüm olumsuzlukları bir kenara itip, cesur bir kararla Vujacic'i tribünde oturtup, kısacası daha savunmacı bir konseptle sahaya çıkıp şartlarını, sınırlarını zorladı ve kazandı. Uruguaylı pivot Batista, Sinan ve Lafayette, Efes adına taşın altına elini koydu. Cenk de skorda değil ama savunma yönünde takımı adına sahadaki gizli kahramandı. Ribaundlarda 36-24 geride kaldıkları, rakipten 10 top daha az kullandıkları maçta ellerine geçen, fırsatları en iyi şekilde değerlendirip, "topu kıymetini bilerek" boyalı alan ve çevresinden % 64,5, 3 sayı çizgisinden de % 45,5 isabetle zaman zaman sıkıntı yaşadıkları maçı hep ellerinde tutup galip geldiler. Sinan 19 sayıyla sezonun en parlak performansına imza attı. Batista da Fenerbahçe'nin "yumuşak karnı" pota altını delik deşik edip en verimli maçını oynadı.
F.Bahçe Ülker, Avrupa'daki düşüşünü lige de yansıtmış, her geçen gün biraz daha dibe vuran görüntüsüyle maçı başlamadan kaybetmişti bile... Jerrels'ın kadro dışı kalmasıyla sadece "sivilceyi patlatılmış" ama vücudu saran "kangrene" kayıtsız kalınmıştı. Kan değişiminin kaçınılmaz olduğu bu süreçte "coacha inancını yitirmiş oyuncularla", "oyunculara güvenini kaybetmiş coachun" yarattığı "kimyasızlık", oyunun her dakikasında hissedildi. 12 sayı geriye düştükleri 9. dakika ile maçı kafa kafaya getirdikleri 14. dakika arasındaki 5 dakikalık süreçte, olumsuzluklara rağmen sahada doğruları yapıp, hiç riske girmeyip, Engin-Emir'in sahada olduğu süreçte iyi organize olup, süratle top çevirip sürekli pota dibini besleyerek üretkenlik sağladılar. Ancak 40 dakikayı Efes'e karşı domine etmek mümkün değildi. O 5 dakikanın ardından yakaladıkları bu ivmeyi birkaç dakika içinde yitirip, son dönemdeki bilindik görüntüsüne büründüler ve yine kaybolup gittiler. Savunmanın ritm kaybetmesiyle de çöktüler. Dünkü maçın kaybı coach değildi belki ama dibe vurmuş oyuncularla daha fazla ne beklenebilirdi ki? Dedik ya, kangren vücudu sarmış; bundan sonrasına artık doktor da çare olamayabilir!..