Sendikalaşmanın önüne neden baraj konuluyor?
Başbakan ile Çalışma Bakanı’nın Türk-İş Başkanı ile diğer konfederasyonları dışlayarak yaptıkları gece toplantısı sonrasında hükümet Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısı’nı Meclis’e gönderdi. Çalışma Bakanlığı, işveren ve işçi konfederasyonlarının daha önce üzerinde mutabık kaldığı bir dizi nokta tasarıda yer almadı.
Tartışmanın en alevli konularından birisi toplu sözleşme yetkisi için konan baraj. ILO standartlarına göre böyle bir baraj olmaması gerekiyor. Daha önce üzerinde uzlaşılan taslakta sendikalar için ülke barajı binde 5 olmasına karşın, hükümetin tasarısında bu oran 6 kat artırılarak yüzde 3’e çıkartıldı.
Üstelik bu yapılırken işkolları birleştirilerek işkolu sayısı 25’ten 18’e indiriliyor. Bu yüzden yer yer yüzde 3 barajını aşmak için artık eskisinden daha fazla üye gerekecek. Örneğin 5 işkolunun birleştirilmesiyle oluşan ulaştırma, ardiye ve depoculuk işkolunda, barajı aşan sendika sayısı 6’dan bire düşecek.
Hak İş’in yaptığı hesaba göre, yeni tasarı ile barajı aşan sendika sayısı 51’den 20’ye inecek. Barajı aşan sendika sayısı Türk İş’te 33’ten 15’e, Hak İş’te 11’den 4’e düşecek. DİSK’in ise barajı aşan sendikası kalmayacak. Bu somut gerçek gösteriyor ki 12 Eylül heyülası, emek kesiminin üzerinde dolaşmaya devam ediyor. 12 Eylül, toplum hayatının önüne iki önemli baraj koydu: Birisi yüzde 10 seçim barajı, diğeri yüzde 10 toplusözleşme barajı.
Süren 12 Eylül sistemiyle güç kaybetmelerine rağmen, sendikanın çalışanlar için yarattığı fark, TÜİK’in kazanç istatistiklerinde açıkça görülüyor. TÜİK’in 2010 yılı kazanç istatistiklerine göre toplusözleşmeli bir kişi, diğerlerinden yüzde 86.08 fazla kazanıyor. Özellikle eğitimsiz, düşük nitelik gerektiren ve emekyoğun sektörlerde çalışanlar, yani çalışma hayatının dezavantajlı kesimleri için sendika, çok daha büyük fark yaratıyor. Toplusözleşme imkanına sahip olan madenci erkekler, sendikasızların 2.21 katı, ulaştırmacılar 2.16 katı kazanıyor. Toplusözleşmeli erkek makine operatörleri diğerlerinin 2.47 katı, büro hizmetlerindeki sendikalı kadınlar ise 2.11 katı kazanıyorlar. Sendikalı olan ilkokul ve altı eğitime sahip erkekler de diğerlerinin 2.37 katı kazanıyor.
Bu resim, sendikaların önüne kurulan barajın, kime hizmet ettiğini gösteriyor. Eğer sendikalar daha da cılızlaşırsa, ücretler ve kayıtdışı güvencesiz istihdam daha da artacaktır. Yeni yasa tasarısında da sendikaları güçsüzleştirme, toplusözleşme ve grev hakkını elden geldiğince kısıtlama yaklaşımı sürüyor. Sonuç olarak hükümetin yeni tasarısının satır aralarında 12 Eylül’ün ruhu dolaşmaya devam ediyor.