• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Nuri Nencan

Nuri Nencan

[javascript protected email address]

Berlin’de hakimler varsa İzmir’de de var..

30 Ocak 2012 Pazartesi, 13:15:05

18’inci yüzyılda Prusya Kralı Büyük Frederick, Postdam Ormanları’nda gezerken bölgeyi çok beğenir ve bir saray yaptırmak ister. Ancak bir mani vardır; saray bahçesine isabet edecek yerde bir değirmen bulunmaktadır.
Kral adamlarına emir verir; “Gidin, değirmeni satın alın.” Satış bedeli astronomik rakamlara ulaşmasına rağmen değirmenci, “Satmam” diye diretir.
Sonuçta Kral Frederick’in huzuruna çıkarılır.
Kral kızar; “Sen benim Prusya Kralı olduğumu bilmiyor musun?” der.
“Biliyorum” der değirmenci; “Sen de benim değirmenin tapulu sahibi olduğumu biliyorsun.”
“O halde zorla alırım” der kral.
Değirmenci hiç telaşlanmadan cevap verir; “Berlin’de hakimler var.”
Bu konuşmadan sonra  kral yumuşar. Kendisinin düzenlediği adalet sisteminin halkında uyandırdığı olumlu etkiyi test etmiş olmanın huzuru içinde değirmene dokunmaz.
Bugün hala o değirmen sarayın bahçesinde, adalet timsali olarak yerindedir. Ve kral bile olsanız adaletin hakimler ve mahkemelerin  en yüce sığınak olduğunun kanıtıdır.
Evliya Çelebi’den bir aktarma yapalım.
Fatih Sultan Mehmet, yeni yaptıracağı bir cami için bir Rum mimarı görevlendirir. Mimar, padişahın verdiği iki mermer sütunu proje gereği kısaltır. Fatih çok sinirlenir. Mimarın elini kestirir. Mimar, Fatih aleyhine dava açar.    Bazı kadılar korkar, davaya bakmazlar. Sonuçta Üsküdar Kadısı Hızır Bey davaya bakar. Padişah gelir ve ‘kadı’nın huzurunda davacı ile birlikte ayakta bekletilir. Sonuçta karar açıklanır. Fatih’in iki eli kesilecektir. Şaşkına dönen mimar, hemen davadan vazgeçer. Fatih’in eli kesilmekten kurtulur. Buna karşın mimara her gün için 10 altın ödemesine karar verilir.
Evliya Çelebi diyor ki:
Karardan sonra Fatih, elindeki sopayı kadıya gösterir. “Eğer sen, kısasa kısas hükmünü uygulamasan ve beni mahkum etmeseydin seni burada öldürürdüm.” Kadı cevap verir; “Yüce padişahım, eğer sen de benim kararımı kabul etmeseydin şu sakladığım kama ile ben de seni buracıkta öldürürdüm.”
İşte adalet budur.
Şunu ifade etmek isteriz ki hakimler de savcılar da cesur olmalıdır. Vicdanlarından ve kanunlardan başka dayanakları ve güvenceleri yoktur.
Şimdi ben de “İzmir’de hakimler var” diyebilirim. Davalar kazanırız. Davalar kaybederiz. Bütün kararlar onların adalet anlayışı,      hukuk bilgileri ve vicdanı ile yoğrulmuş kararlardır.
Acaba her karar “adildir, doğrudur, hukuka uygundur” diyebilir miyiz? Kesinlikle hayır. Öyle olsa Yargıtay’a, Danıştay’a gerek kalmazdı.
Kant, “Adaletsiz bir ülke mezbahadan farksızdır” derken Gandi, “Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun”; “Adalet topaldır. Ağır yürür fakat gideceği  yere er geç varır”;
Seneka, “Bir tek kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma yapılan bir tehdittir”;
Vauvenargues, “Bir rejim, halkın adalete inanmaz bir noktaya gelince o rejim mahkum olmuştur” der.
Bugün acaba öyle mi...?
Adaletin olmadığı yerde, demokrasi de yoktur.

Diğer Yazıları

Partiler ve tutuklu milletvekilleri

  • Yayın Tarihi: 21/05/12 11:15
  • [javascript protected email address]
İngiltere Parlamentosu için söylenen bir deyim vardır; "Parlamento sadece kadını erkek, erkeği kadın yapamaz..." Bu deyim hukuki anlamda değerini kaybetmiştir. Aslında bu, halkın temsilcisi olan parlamentonun gücünü simgelemek için kullanılan bir...
Devamını Oku

Ege Orman Vakfı

  • Yayın Tarihi: 14/05/12 10:57
  • [javascript protected email address]
Geçmişte, sizlere bu vakıf hakkında bilgiler vermiştim. 1995 yılında Cem Bakioğlu, ailesi ve yakınları tarafından kurulduğunda "Bazıları canım Türkiye'de hem de devlet destekli Tema Vakfı varken, bu da nerden çıktı" diye söyleyenler, yazanlar olmuştu....
Devamını Oku

Balçova Termal Tesisleri

  • Yayın Tarihi: 07/05/12 11:45
  • [javascript protected email address]
Araba sağlam olsa da lastikler eski ise zamanla ve sırayla önce biri, sonra diğerleri patlar ve sizi yolda bırakır. Yıllar geçtikçe ve yaş ilerledikçe, insanoğlu da belinden, kalçasından, kollarından ve sonunda ayaklarından zorlanır. Yürüyemez hale...
Devamını Oku

Eğer AK Parti isterse...

  • Yayın Tarihi: 30/04/12 11:10
  • [javascript protected email address]
17. 02. 2012 tarihinde T.B.M.M, 6278 sayılı bir yasayı kabul etti. Bu MİT mensuplarını ilgilendiren 4 maddelik özel bir yasadır. Son yıllarda Mecliste kabul edilen en kısa kanundur bu. Aslında, yürürlük ve yürütme maddelerini kaldırırsanız iki maddeden...
Devamını Oku

23 Nisan

  • Yayın Tarihi: 23/04/12 11:31
  • [javascript protected email address]
Sevgili çocuklar, bugün sizin bayramınız. Size bu mutlu günü armağan eden, sonsuza kadar Türk milletinin kalbinde yaşayacak olan Büyük Önder Atatürk'tür.23 Nisan'ı çocuklara,19 Mayıs'ı gençlere,29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı Türk ulusuna armağan...
Devamını Oku
Tüm Yazıları