Balçova Termal Tesisleri
Araba sağlam olsa da lastikler eski ise zamanla ve sırayla önce biri, sonra diğerleri patlar ve sizi yolda bırakır.
Yıllar geçtikçe ve yaş ilerledikçe, insanoğlu da belinden, kalçasından, kollarından ve sonunda ayaklarından zorlanır. Yürüyemez hale gelir. Araba lastikleri yama tutmayınca, birer birer yenilemek zorunlu hale gelir.
1998’den beri tam 14 yıl... Bu yenileme işiyle uğraşıp durduk. 2011 yılı dışında... Geçen yıl yeni açılan beş yıldızlı otelin termalinde şansımızı denemek istedik; olmadı. Masaj odaları çok güzeldi. Ancak yabancı masözler Türkçe bilmedikleri ve ayrıca fizik tedavi uzmanları olmadığı için bizim patlayan lastikleri tamir edemiyorlardı.
Bu yıl çar-naçar yine bizim eski karargaha yöneldik. Bu defa ayak kasları sertleşmiş. Yürümek neredeyse imkansız hale gelmişti. Birinci faktör yaş... İkinci faktör oturmak... Yürümemek, egzersiz yapmamak.
Bu defa işi ciddi tuttuk ve doğru Balçova Termal’e koştuk.
Önce sevgili Başhekim Dr. Salih Karakaya’nın odasında ilk muayenede kalp grafiği değerlendirilirken arkadan Dr. Birol Çavdar’ın talimatı ile kan tahlilleri yapıldı.
Bunlar neden yapılıyor?
Eğer geçmişte ya da tedaviye başlamak istediğiniz günlerde kalbinizde bir rahatsızlığınız varsa tedavi şekli farklı yöntemlerle şekillendiriliyor.
Bendenizi, ayaklar ve kollar dışında bir sıkıntım olmadığından, baş fizyoterapist Burcu Hanım’ın odasına yolladılar. Burcu Hanım izindeydi. Yardımcısı size bir program ve uygulayacak olanların ismini veriyor.
Benim tedavimde bu sefer, 10 yıllık uzman terapist Ülkü Öksüz, uzman masöz Hafize Mutlugün (20 yıllık), alt havuz görevlisi (15 yıllık) Rıza Aksu yardımcı oldu.
Başta Dr. Salih Bey ve Dr. Birol Bey olmak üzere tüm çalışanlar öylesine candan ve gönülden hizmet veriyorlar ki... Tarif etmek ve anlatmak çok zor. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ederken, böylesine bir ekiple hizmet üreten Genel Müdür Turabi Çelebi’yi de yürekten kutluyorum.
Bütün bunları niçin yazıyorum?
Konu, İzmir’de böylesine şifa dağıtan bir kurum olduğunu, önce İzmirliler’e, sonra tüm Türkiye’ye tanıtmak.
Bugün benim 14’üncü tedavi günüm. Artık rahatlıkla yürüyerek dışarı çıkabiliyorum. Herkese açık olan bu kurumun gezilmesini, bilgi alınmasını tavsiye ediyorum.
Bağışlanmak dileğiyle şunları da yazmaktan kendimi alamıyorum: Başta Almanya, Fransa ve Avusturya olmak üzere yurt dışında; Gönen, Denizli, Çeşme, Alaçatı ve diğer termal otel tesislerinde; bunlarla beraber İzmir’de beş yıldızlı özel hastanelerde ağrılarımı dindirmek için geçmişte çok zaman harcadım. Bazılarından geçici olarak faydalandığımı zannettim.
Açık söylüyorum. Hiçbirinde, bizim Balçova Termal Tesisleri’nden sağladığım faydayı bulamadım. Hiçbirisinde, böylesine gönülden çalışan ve böylesine bilgili ve deneyimli bir ekibe rastlamadım.
Bu gerçek bilindiği için her yıl Norveç’ten, aylık 130-150 arası hasta (altı aylık 1200-1500) devlet parası ile tedavi olmak için İzmir’e gönderiliyor. Yüzde 90’ı İngilizce biliyor. Birkaçı ile konuştum. Norveç hükümetinin bazı Avrupa ülkelerine gönderdiği hastalar da varmış... Fakat Türkiye, tercihlerinin başında geliyormuş.
Gerçekten burada gördükleri ilgiden ve misafirperverlikten, çalışan ekiplerin disiplin, bilgi ve becerisinden sitayişle bahsediyorlar.
Geçenlerde heykeli açılan ve bu tesislerin kazanımında büyük emeği geçen eski valimiz sayın Hüseyin Öğütçen’e de sonsuz teşekkürler ve sağlıklı yaşam dilerim.
EXPO için her çareye başvuruyoruz.
Dilerim ki teması sağlık olan 2020 EXPO’su için gelecek heyeti, mutlaka ama mutlaka Balçova Termal Tesisleri’ne götürürler.
Eminim ki gelen ekibi çok etkileyecek ve büyük fayda sağlayacaktır.