Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ÇEŞME'DEN pek beklentim olmaz. Yemesi içmesi dışında. Bir de seviyeli ve kültürlü dostlukları tabii. Yine bir Çeşme dostum olan Murat Pirimoğlu'nun onu tanımadan önce tanıştığım oteli Nars'ı seçtik üs olarak.

        Çeşme'de bir butik otelde kalmayı seçtiğinizde senaryo genellikle aynı olur. Ya o otelin sınırları içindeki küçücük havuzda çimersiniz, ya da o gün için gerekli olan tüm ihtiyaçlarınızı sırtlanıp, bir beach'e gidip, sterlin üzerinden hesaplanmışçasına bedeller ödeyip; 100 ve üzeri desibeldeki Türkçe pop hitleriyle, istemeden de olsa beyninizdeki müzik arşivini gereksiz yere doldurursunuz.

        SEZEN AKSU'NUN ODASINDAYDIK

        Sıdıka Hanım, Tuncay, Ali Bey tüm özveri ve içtenlikleriyle sizi tanıyıp, kıymetli tatil günlerinizin verimini ve kalitesini "insani" duruşlarıyla daha da artırmak için gönüllü Nars dostlarından sadece birkaçı... Otelde hizmet beklentinizi vermekten öte beklemediklerinizi vererek her an sizi şaşırtmaya devam ediyor.

        "Sabah yola çıkacaksınız, mayonuz kurumaz diye düşündük o yüzden size bu mayoları getirdik", "Sigaranız bitmek üzere, buyrun yeni paketiniz" gibi cümleleri duymaya alışmayın, çünkü Nars'tan çıktıktan sonra, gerçek hayatta maalesef duyulmuyor böyle şeyler..

        Yemeğinden mermerine, termali lüks ve eğlenceli bir versiyonda sunan spa'sından, Mehmet Güleryüz imzalı tablolarla bezeli koridorlarına, tepsisine, çiçeğine, pahalı mumlarının kokularına, tiklerinden ketenine her şeyin en gerçek en diri ve en zarif harmanına sahip Nars'ın bırakın otel olarak insan üzerindeki alışkanlığını, 8 rafine odasının bile müdavimleri var. Mesela biz Sezen Aksu'nun tercihi olan 4 numaralı odada kaldık.

        Hem butik hizmet, hem de deniz-güneş diyorsanız ve bunları yaparken de odamla yaşam arasında sadece birkaç basamak olsun diye düşünüyorsanız Nars evinin konuğu olmayı deneyin.

        Özellikle pazar günleri ve akşamüstü saatlerinde yemek öncesi içkisi için adeta Monte Carlo meydanındaki Hotel de Paris kıvamına bürünen Nars'ta İzmir'in ve o an Çeşme'de bulunan her düzgün insanıyla rastlaşabileceğinizi de göz önünde bulundurun derim.

        HAZIR ÇEŞME'DEYKEN...

        Deli Deliye gittim. Servis ve personelin tutumu son derece kötüydü. Her şey özensiz, kaba saba ve unutkanlığa endeksliydi. Tuvaletlerin yetersizliği ve temizlenmemişliği o kadar etkileyiciydi ki. Fotoğraflamamak imkansızdı.

        Aya Yorgi'deki Marrakesh'in açılışı o kadar önemseniyordu ki, genelde havanın kararmaya başlamasıyla demir alıp, marinalarına dönen İzmirli tekne sahipleri, alargada durmaya devam edip, Marrakesh'in açılış coşkusuna gündüzden geceye kadar teknelerinden yaptıkları "tür"süz müzik yayınlarıyla ortak oldular.

        Alaçatı'nın ses yasağından en az etkilenen en eğlenceli barı Göz Lounge ne yazık ki, benim gittiğim hafta sonu tadilat sebebiyle kapalıydı. Bomba gibi hazırlanıyorlarmış sezona. Yeni ses sistemi ve birkaç dekorasyon değişikliğiyle yine bize içki sonrası yumurta, içkiyle de Çengelköy salatalığı yedirerek bu sene de besin zincirimize bolca protein ve sebze katkısında bulunacaklar yani.

        Lisa Corti'nin Türkiye'deki en büyük mağazası Alaçatı'nın ara sokaklarına açılmış. Fiyatları Avrupa'dan bile makul ve çok çok zevkli ev tekstil ürünleri, şapkalar, çocuk da dahil olmak üzere muazzam zevkli giyim kuşam var. Mutlaka gidilip görülmeli, sahibesi Carolina Hanım'la roze şarap içip, sohbet edilmeli.

        Bir fasikül yazı yazacağım kadar memnun kaldığım. L'escargot, Alaçatı'nın, hatta Türkiye'nin gündemine bu yaz oturacak bir restoran. Çok üst çıta tabak çanak, servis ve mönüye sahip. Ezber bozan lezzetler, içkiler, müzik ve servisle kesinlikle unutulmayacak saatler geçireceksiniz.

        Yanlış Laf Avcısı

        Semra'nın avı : "Lüküs"

        Doğrusu : "Lüks"

        Diğer Yazılar