• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Sirel Ekşi

Sirel Ekşi

[javascript protected email address]

Sen misin sıcağı sevmeyen!

02 Şubat 2012 Perşembe, 13:37:32

‘Sıcağı hiç sevmeyen biri bu kadar çok üşüyorsa durum gerçekten vahim demektir’ diye düşünürken mini buzul çağı haberleri kuşkularımı doğruladı. Gerçi buzul çağının minisi nasıl olacak pek çıkaramadım ama çok soğuk olacağı kesin. Önceki gün eve dönerken durakta rastladığım bir arkadaşım, bir yandan eldivenli ellerini ovuştururken bir yandan da “Bak şekerim, üşümek psikolojikmiş. Yani eğer havanın soğuk olmadığına, üşümediğine inanırsan üşümezmişsin” dedi. Otobüs gelinceye kadar da üşümemenin psikolojisini anlattı durdu. Bana bir faydası oldu mu? Hayır. Yine yanaklarım ve burnumun ucu dondu. “Demek ki yeteri kadar üşümemeye konsantre olamadım” derken otobüs geldi.
Doğrusu bu ya, kışın yağmursuz günlerde eski otobüsleri daha çok seviyorum. Kalorifer sistemleri makul çalışıyor. Yeni otobüslerde durum vahim. Çok sıcak oluyor. Zaten soğuk diye üst üste giyiniyoruz. O sıcakta atkı ve bereyi çıkarsak bile kazak ve paltolarla oturmak insanı terletiyor. Terli terli inince de hastalığa davetiye çıkıyor. Oysa eski otobüslerde atkı ve bere ile oturmak mümkün. Terlemiyorsun da... Yalnız dikkat etmek, mümkünse kapı yakınına oturmamak gerek zira çoğunun kapıları aralık kalıyor ve ciddi oranda soğuk giriyor.


Sokaktaki hayvanlar için



Aşırı soğuk sadece bizim derdimiz değil tabii. Sokak hayvanlarının durumu vahim. Son birkaç gündür bahçemizdeki kedi sayısı azaldı. Büyük dut ağacımıza gelen kuşların ve kargaların sesleri duyulmuyor. Sabah kediler için bahçeye koyduğum kaptaki su donmuştu. Daha bol mama koymaya çalışıyorum ama bizimkiler pek ortada görünmüyor. Bir ikisi öğle saatlerinde uğruyor. Onların da gözleri ve burunları akıyor ne yazık.
Zorlu kış şartları sokak hayvanları için ölüm demek. Hele aç ve susuz kalırlarsa... Birileri bu çaresiz hayvanları acımasızca sokağa bırakıyor. Bizlere de vicdanımızın sesini dinlemek kalıyor. Elimizden geldiği kadar kuşlar, kediler ve köpekler için bir şeyler yapmalıyız. Mamasız ve susuz kalmamalarına dikkat etmeliyiz.
Sabah işe giderken Göztepe’de oturduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Çünkü ağaçların dibinde kuru mama ve su kapları, çimenlerin üzerinde ıslatılmış ekmek parçaları, dükkan kapılarının önünde eski halı parçaları, kalın mukavvalar görüyorum. Kedi ve köpekler gecenin soğuğunda buz gibi taşların üzerinde yatmak zorunda kalmıyor. Böyle havalarda otomobil sahiplerinin hiç ihmal etmeden yapmaları gereken bir iş var. O da araçlarını hareket ettirmeden önce altlarında veya motorlarında kedi olup olmadığına bakmak. Zira motorun sıcaklığı kediciklere cazip geliyor.

Diğer Yazıları

Ejderha ve Aslan

  • Yayın Tarihi: 25/05/12 13:35
  • [javascript protected email address]
Ejderhaları severim. Avrupa kültüründe yıkımı ve kötülükleri simgeseler de bu konuda Uzak Doğulular'ın düşüncesine yakın dururum. Tarihçilere göre milattan önce 12.yüzyılda şekillenmeye başlayan Çin mitolojisinde, Ejderha önemli bir figürdür. Çinlilere...
Devamını Oku

Siyah İnci

  • Yayın Tarihi: 24/05/12 11:06
  • [javascript protected email address]
Başlıkta sözünü ettiğim Siyah İnci, Anna Swell'in sevilen çocuk romanının kahramanı soylu tay değil. Bu Siyah İnci, bir kemençe. Çok sevilen bir kadın için yapılmış, sonsuz bir sabrın, ustalığın, bilginin ve emeğin aşkla buluşmasının ürünü. Bakmaya...
Devamını Oku

Gündoğdu’da gün batımı

  • Yayın Tarihi: 22/05/12 13:42
  • [javascript protected email address]
Geçen cuma, işleri yoluna koyup bir kaçamak yapmayı planladım. Kaçamak dediğim de İzmir Sinema Derneği'nin düzenlediği Hong Kong Film Panorama 2012'nin açılışına katılmak. Hong Kong'u henüz Çin egemenliğine geçmediği yıllarda gördüm. Nedense her şeyi ile...
Devamını Oku

MÜZİKSEV bir yaşında

  • Yayın Tarihi: 18/05/12 11:25
  • [javascript protected email address]
Günler ne kadar çabuk geçiyor. Geçen yıl bu zamanlarda 25. Yılını kutlayacak İzmir Festivali ve 25 Mayıs'ta açılacak MÜZİKSEV'in işleriyle uğraşıyorduk. 24 saat yetmiyordu. Gerçi yine ayın durum söz konusu ama bu kez açılış heyecanı değil, birinci...
Devamını Oku

‘Bir Çocuk Değişir Türkiye Değişir’

  • Yayın Tarihi: 17/05/12 13:00
  • [javascript protected email address]
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile tanışmam cep telefonuma gelen bir mesaj ile oldu. Bir mesajla vakfa 5 lira katkıda bulunabileceğimi bildiriyordu. TEGV adı kulağıma çalınmıştı, tam olarak bilmesem de iyi işler yaptıklarını duymuştum. Hiç tereddüt...
Devamını Oku
Tüm Yazıları