Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ÜLKEMİZDE sanat anlayışının, ne sanatçı tarafından ne de kendini sanatsever veya sanat anlar ilan etmiş pek çokları tarafından anlaşılamadığı inancındayım. Sanatın bu kadar çekiştirilebilir ve paylaşılamaz bir şey olmasını aklım hayalim almıyor. Kendini entelektüel bir çevreye mensup saymış, hayatını öğrenmeye ve araştırmaya adamış insanların, kimi otoriteler tarafından var kabul edilenin dışındaki her şeye burun bükmeleri, yermeleri ve dışlamalarının ardında herhangi pozitif bir amaç olduğuna inanmıyorum. Ülkesindeki sanatçıyı döven bir ülkede yaşamak deniyor buna. Dövmeyi bırakın, sanatçısını eğitmeye, adam etmeye, yeri geldiğinde daraltmaya ve kısıtlamaya kadar gidiyor iş.

        'KENDİMİ ANLATAMIYORUM!'

        Bu konuyu arkadaşlarım arasında çok tartışmışızdır. Sanatçının olmak istediği yer zaten anlaşılamadığını düşündüğü yer midir, gerçekten anlaşılamıyor mudur yoksa kendi aslında anlaşılmak istemeyip de anlaşılamadığına mı yanıyordur? Kimileri artık anlaşılabilir işlerin rağbet gördüğü yönünde. Bu yüzden birçok sanatçı, para kazanabildiği işleri yapmak durumunda kalıyor. Bunu da istemeden, fakat mecburen yapmak zorunda olduklarını dile getiriyorlar. Talebe göre sanat yapmak bana son derece saçma ve anlamsız geliyor. Ben burada sanat kelimesini anlatan hiçbir kavram göremiyorum. Durum talebe göre sanat yapanın çok ilgi görmesine gelince, kendi yolunda ilerlemeye çalışan birtakım sanatçılarda da bir "çıldırış" ortaya çıkıyor. Hayata küsme, ülkeyi terk etme, sevgisizlik, yoksulluk ve hatta bazen intihar düşünceleri öne çıkmaya başlıyor. Kendilerini ifade edememekten yakınıyorlar. Kimse onlara şunu diyemezsin, şöyle yapamazsın demiyor elbet. Fakat sanatçının şöyle bir ironisi vardır: O ağzına geleni söylemek ve her şekilde kabul görmek ister. Mesela ben Fazıl Say'ın kendi kendini düşürdüğü durumu üzücü buluyorum açıkçası. Kıymet verilmesi gerektiğine de inanıyorum. Bir insanın sanat ile, o kişinin şahsiyetinin ayrı şeyler olduğuna inanıyorum. Hem zaten bir şahsiyeti sevmem için, onun bütün fikirlerini sevmeme gerek olmadığını düşünüyorum. Bu nasıl mümkün olabilir ki? Bu yüzden de aslında bir sanatçının fikirlerini, duygularını ve söylemek istediklerini sanatında uygulaması gerektiğine inanıyorum. Andy Warhol bana göre müthiş bir sanatçı, fakat insanlıkta son derece sakil biridir. Bunun bütün dünya farkındadır. Fakat yine de sanatına saygı duyulmuştur. Çünkü sanatta bir çığır açmıştır. Galip Tekin müthiş bir çizgi romancıdır. İçi karanlık, dünyası büyülü ve korkutucu biridir. Fakat onun bu yanını çizgisinden başka yerde görmek mümkün değildir. Söylemek istediği her şeyi sadece sanatında söylemeyi tercih etmiştir. Fakat o da kendini çok yalnız ve anlaşılamayan biri olarak kabul eder. Bunun yanında Ernest Hemingway romanlarını beğenmeyen kişileri dövmeye kalkmıştır. Sanatçıların mutlu ve kendi ile barışık insanlar olmalarını bekleyenleri de tuhaf buluyorum. Onların insanlığa örnek davranışlar içerisinde bulunmaları gerektiğini söyleyenleri anlamakta zorlanıyorum. Sanatın olağan, gerçekçi ve sınırları olan bir tarafı yoktur. Bütün delilikleri içinde barındırmalıdır. Sanatçı delirmek zorundadır. Bu delilik, dahiyane bir deliliktir. Kafana huni geçirip saçmalamaya benzemez. Sanatçının geleneksel insan tavrının çok dışına çıkabilmesi ve hatta taşabilmesi gerekir. Onları bu davranışlarından dolayı ayıplamak, ne büyük budala olduklarını savunmak, onları dışlamak büyük bir hata olur.

        SANATÇIYI MAYMUNA ÇEVİRİYORUZ

        Bununla birlikte, onların da kendi alanları olmayan yerlerde boy göstermeye kalkıp, olup olmadık kişilerle aşık atmaları neresinden bakarsanız bakın, bir intihar olur. Şimdi bu intihar biçiminin birçok çeşidini zaman zaman görüyoruz. Kimilerini zamanında kendi ellerimizle ittik oralara. Sanatçının hayatın içerisinde kalabilme ümidi gibi geliyor bu bana. Fakat bu duruş, maalesef ki o sanatçıyı maymuna çevirmemize sebep oluyor. Korumadığımız için, düşen birine bir tekme de bizden olsun istediğimiz için... Konu dönüyor dolaşıyor değerlerini korumayı bilmeyen bizler ile tepemizde ahkâm kesmekten başka bir işe yaramayanların arasındaki bitmek bilmeyen ve anlamsız gerginliğe geliyor.

        Diğer Yazılar