HABERTURK.COM

 

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren dağıtım şirketleri, otomasyon şirketleri ve benzin istasyonlarının Maliye Bakanlığı'na ve EPDK'ya bildirmekle yükümlü oldukları bilgileri maniple ettikleri iddiasıyla 164 sanık hakkında açılan dava başladı. 

Caner Aktan'ın haberine göre, 16 Şubat 2018 tarihinde Kocaeli merkezli 72 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonla akaryakıt kaçakçılığı yapıldığı iddia edilerek Maliye Bakanlığı'nı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nu (EPDK) zarara uğrattıkları iddia edilen 300'den fazla kişi gözaltına alınmıştı.

2016, 2017 ve 2018 yıllarında yapıldığı iddia edilen akaryakıt kaçakçılığı faaliyetleriyle ilgili Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. 292 sayfalık 164 sanıklı iddianame Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Dava dosyasının içeriğinin 700 klasörden oluştuğu öğrenildi. Sanıklar ilk kez hâkim karşısına çıktı. Kocaeli Adliyesinde yeterli büyüklükte duruşma salonu olmadığı için ilk duruşma Kandıra Cezaevi'nde görülüyor. Aralarında EPDK çalışanı, avukat, yazılım uzmanı, akaryakıt istasyonu sahibi ve çalışanlarının da olduğu davanın ilk duruşmasının 3 gün sürmesi bekleniyor.

"PKK'DAN KORKMUYORLAR BENDEN KORKUYORLAR"

İddianamenin 1 numaralı sanığı H.G.'nin savunmasıyla başladı. İsnat edilen suçlamaları kabul etmediğini söyleyen H.G., "İddiaları kabul etmiyorum. İnanılmaz şaşkın ve üzgünüm. Hiçbirinin delili yok. Babam emekli asker. Hakkımdaki tapeleri inceledim. Orada bizimle ilgili herhangi bir bağlantı yok. Kişileri suçlamak istemiyorum ama herkes ne olduğunu anlatacaktır. PKK'dan korkmuyorlar benden korkuyorlar" dedi.

"KAÇAK DEĞİL, UCUZ AKARYAKIT"

H.G. savunmasını şöyle sürdürdü: "Bizim yaptığımız iş şu; günlük akaryakıt ve dolum miktarını otomasyon yazılımıyla ölçmek. Benim ve ekibimin bu işte hiçbir dahli yoktur. Bizim EPDK'ya karşı bir sorumluluğumuz yok. Burada kaçak akaryakıt olarak tanımlanan mesele ucuz akaryakıttır. Bildiğiniz gibi güneydoğuda teröristler küçük ev tüplerini bomba olarak kullanıyordu. Biz de bu konuyla ilgili tüp takip programını Türkiye'de ilk kez yapan firmayız. Kesinlikle suçlamaları kabul etmiyorum."

RÜŞVET İSTEYEN POLİS İHRAÇ EDİLDİ

Duruşmada bir başka ayrıntı daha ortaya çıktı. Akaryakıt kaçakçılığı ile ilgili soruşturma devam ederken Kocaeli Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru M.K.P.'nin H.G.'ye soruşturmaya ilişkin bilgileri sızdırmak istediği, hakkında yürütülen soruşturmadan haberdar ettiği ve bu nedenle rüşvet istediği ortaya çıktı. H.G.'nin şikayeti üzerine açığa alınan polis memuru M.K.P., bir süre sonra ise meslekten ihraç edildi. M.K.P. hakkında aynı mahkemede "görevi kötüye kullanmak" suçlamasıyla dava açıldı.

H.G. bu olaya ilişkin ise "Bu operasyon yapılmadan önce bir polis benden rüşvet istedi. Bu arkadaş İzmit KOM'da görevliydi. Şikâyetçi olduk ve şu an ihraç edildi. Ben hem bu işlerin başında olacağım hem de polisi şikâyet edeceğim. Sizce bu mantıklı mı?" diyerek kendini savundu.

"HOLLANDA'DA 3 TANE SERVER VAR"

Akaryakıt istasyonlarındaki söz konusu yazılımın bakımı ve eğitimi konusunda uzman olan ve iddianamenin 2 numaralı sanığı olan yazılım uzmanı C.A. da suçlamaları reddetti. C.A., "Söz konusu firmayla herhangi bir irtibatım olmadı. Bir akaryakıt firmasının yazılım değişimi konusunda eğitim verdim. Bu nedenle benim söz konusu firmanın çalışanı olduğum söyleniyor. Ben yazılımcıyım ve serbest çalışıyorum. Hollanda'daki server (sunucu) ile ilgili bilgim vardır. Erişim sağlamışımdır. Bu sunucuda gerçeğe aykırı kayıt yoktur. Sunucu, bayilerin kayıtlarını tutması için kurulmuştur. Hollanda'da 3 tane sunucu var. Bazı kişilerin bu sunucuya erişimi vardı" dedi.

İDDİANAMEDEKİ SUÇLAMALAR

İddianamede yer alan bilgilere göre söz konusu şüphelilerin organize bir örgüt gibi hareket ettikleri, benzin istasyonlarına gelen akaryakıtın istasyondaki depoya boşaltılması ve araçlara doldurulmasına kadar olan sürecin elektronik ve dijital ortamdan takip edilerek kayıt altına alındığı ancak şüphelilerin bu sistemi bozmaya yönelik bir otomasyon yazılımı kullanarak kayıt dışı alınan akaryakıtı yasal göstererek EPDK'ya gönderilen bilgilerde maniple yaptıkları iddia ediliyor.

O İSTASYONLAR PKK İLE İLTİSAKLI İDDİASI

İddianamede "Şahin" kod adlı gizli tanığın ifadesine de yer verildi. Gizliği tanık ifadesinde, "Yazılım ve bilişim alanında faaliyet gösteren bir firmanın yönetim kurulu başkanı olan H.G. istasyon sahipleriyle yüz yüze görüşerek işi bağlıyor. Ardından C.A. isimli kişi istasyona giderek yapılacak olan silme işleminin miktarını ve karşılığında alacakları parayı konuşuyor. Böylece gerçek satış miktarları sistem üzerinden silinerek maniple ediliyor. Bu miktarlar manuel olarak belirleniyor. Ayrıca silme işlemi yaptıran istasyonların çoğu PKK ile iltisaklıdır" dedi.

MİLYONLARCA LİTRE AKARYAKIT KAYIT DIŞI SATILMIŞ

Teknik bilirkişi raporunda 2016, 2017 ve 2018 yıllarında belirtilen benzin istasyonlarında satılan akaryakıt kayıtlarının silindiği ve silinen akaryakıt oranının milyonlarca litre olduğu ifade edildi. Yine bilirkişi raporunda kamu zararına ilişkin detaylı bilgiler yer aldı. Buna göre Maliye Bakanlığı'nın söz konusu olayda 803 milyon 870 bin 494 lira 21 kuruş zarar ettiği belirtildi. Kayıt dışı satılan akaryakıt miktarının ise 7 milyon litre civarında olduğu tahmin ediliyor.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri