Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Portekiz’de Portekiz Başbakanı António Costa tarafından kabul edildi. Başbakanlık binası önünde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu Portekiz Dışişleri Bakanı Augusto Santos Silva karşıladı ve basına kapı önünde poz verdiler. Bakan Çavuşoğlu daha sonra Portekiz Dışişleri Bakanı Augusto Santos Silva ile görüşmesinin ardından iki bakan kameraların karşısına çıkıp ortak bir basın toplantısı düzenledi. Bakan Çavuşoğlu gazetecilerin sorularını yanıtladı....

Portekiz Dışişleri Bakanı Silva'nın açıklamalarından satır başları şöyle:

"ÇOK İYİ İLİŞKİLERE SAHİBİZ"

"Türkiye ile çok iyi bir ilişkiye sahibiz. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler giderek iyileşiyor ve artıyor. Hem ithalat, hem de ihracatın artması, aynı zamanda ilişkilerimiz ilerliyor. Bu anlamda Karma Ekonomik Toplantısının hazırlanmasını ve bunun da üst seviyede gerçekleşecek olan bir sonraki ziyaretten önce gerçekleşmesini planlıyoruz. Bu zirve Türkiye'de olacak. İki ilişkilerde hem siyasi, ekonomik, kültürel anlamda çok iyi ilişkilerimiz var.

Türkiye'nin Afrika ile işbirliği politikaları da bizim için çok önemli. Afrika'da da ortak ilişkilerimiz mevcut. Bu vesileyle sayın Dışişleri Bakanı ile birlikte olabilmek benim için büyük mutluluktur. Özellikle ekonomik temelli ilişki geliştirelim mesajı verildi. Daha sonra bir başka şapkamı taktım ve AB Dönem Başkanlığı şapkasıyla sanırım dostum Mevlüt de bunu fark etmiştir.

"ORTAK ÇIKARLARIMIZ VAR"

AB'nin iki üye devleti ve Türkiye arasında bazı anlaşmazlıklar var. Biz de dönem başkanı olarak bu anlaşmazlıkta ilerlemeler sağlanabileceğini düşünüyoruz. Müzakereler yapılmasını ve çözüm bulunmasını ümit ediyoruz. Biz pozitif işbirliği gündeminin oluşturulmasını AB ile Türkiye arasında son derece önemli buluyoruz. Ortak çıkarlarımız var. Güvenlik ve bölgenin istikrarı ile hususlar. Mültecilere ev sahipliği yapmak konularında yapılabilecek çalışmalar var, göç konusunda mücadele hususları var.

18 Mart tarihinde AB ve Türkiye arasında 2016'da imzalanan anlaşmanın 5. yılı olacak. 18 Mart tarihinin aynı zamanda fırsat olabileceğini düşünüyoruz. Türkiye ve AB arasında yeni bir dönemin başlayabileceğini ümit ediyoruz. Uluslararası siyaset alanında bazı hususları da değerlendirme fırsatımız oldu. Libya, Kafkaslar, Venezuela'da, Kuzey Mozambik'teki durumu aldık.

Hem ikili anlamda hem AB Dönem Başkanlığı'nı üstlenmemiz açısından bu fırsat bizim için son derece önemliydi. Biz kendisine burada bulunduğu için teşekkür etmek istiyoruz, açıklığı için öncelikle teşekkür etmek istiyoruz.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise şu ifadeleri kullandı:

"İKİ ÜLKE MÜKEMMEL SİYASİ İLİŞKİLERE SAHİP"

"Teşekkürler sayın Silva. Sevgili dostuma nazik davetinden ötürü teşekkür etmek istiyorum. Sayın Başbakanın beni kabul etmesinden dolayı büyük memnuniyet duydum. Türkiye-Portekiz son derece mükemmel siyasi ilişkilere sahipler. Özellikle ilişkilerimizi ekonomik olarak geliştirmeye kararlıyız. Dengeli ve sürdürülebilir ilişkimiz var. Türk şirketleri gerçekten yatırımlarını arttırma konusunda son derece istekliler. Portekiz'de bulunmaktan memnuniyet duyuyorlar.

Karma Ekonomik Komisyon toplantısını hükümetler arası zirveden önce yapmaya karar verdik. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en iyi dileklerini iletmekte kalmadım, kendisinin davetini ilettim. Bölgesel hususları da ele alma fırsatımız oldu. Libya'daki durum, Dağlık Karabağ, Suriye, Doğu Akdeniz ve aynı zamanda Venezuela'daki durum, Afrika'da Mozambik özelinde bu hususu değerlendirdik.

"RUM TARAFI BİRÇOK ÇÖZÜM ÖNERİSİNİ REDDETTİ"

Türkiye kalıcı istikrar ve barış için bütün bu bölgelerde önemli rol oynuyor. Bugün itibarıyla oynamaya devam edecek. Türkiye tüm anlaşmazlıkların barışçıl çözümüne inanan bir ülke. Buna Doğu Akdeniz, Kıbrıs konusu da dahil. Maalesef Rum tarafı Annan Planı dahil olmak üzere birçok çözüm önerisi reddedildi. Burada çok daha iyi diyalog kurabilmek için bir pencere var. Dışişleri Bakanı şahsen benim son derce iyi bir arkadaşım. Önümüzdeki hafta kendisiyle diyalog tesis edeceğiz. AB ile ilişkilerde yeni bir sayfa açmaya hazırız.

Portekiz'in dengeli tutumunu takdir ediyoruz. Bütün bunların ötesinde Portekiz'in, Türkiye'nin AB üyeliğini desteklemesini takdir ettiğimizi ifade etmek istiyoruz. Burada bir fırsat penceresi olduğunu bu vesileyle ifade ediyorum. AB Dönem Başkanlığını Portekiz'in üstleniyor olması bizim için fırsat penceresi. Portekiz başından beri dengeli bir rol oynamaya devam ediyor.

Bu çerçevede sizin önceliklerinizi desteklemek için elimizden geleni yapacağız. Sonuca odaklı daha iyi ilişkilere sahip olacağız. Tabii ki problemli konuları nasıl çözeceğimizle ilgili olarak bunların üstünde durabiliriz. Diğer bazı hususların da üzerinde durabiliriz. Göç devam eden bir sorun. Pandemi sebebiyle bu problem devam edecek gibi görünüyor. Bu konudaki işbirliğimizi devam etmeliyiz. Bu bizim ortak sorunumuz, birlikte çalışmamız gerekiyor.

Gümrük Birliği'nin modernizasyonu her iki tarafın çıkarına olacaktır. Vize serbestisi AB'nin vermiş olduğu vaat idi. AB tarafından somut adımların atılmasını bekliyoruz. Türkiye ve Portekiz benzer düşüncelere sahip ülkeler. Birçok konuda ortak görüşlerimiz var. Türkiye aynı zamanda Portekizce konuşan ülkeler topluluğunda gözlemci statüsüne sahip. Biz Portekizceyi de teşvik ediyoruz. Portekizce konuşan ülkelerle ilişkilerimizi her zaman geliştirmek istiyoruz. Size teşekkür etmek isterim."

"BAZI ÜLKELER KIBRIS TÜRK HALKLARININ HAKLARINI REDDETTİ"

İki bakanın konuşması sonrasında gazetecilerden sorular alındı. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'na ilk olarak şu soru soruldu:

"Kıbrıs sorununda anlaşma olasılığı nedir? KKTC liderliğinin iki devletli bir çözüm önerdiğini biliyoruz. Bir anlaşmaya varabilme olasılığı var mıdır?"

Çavuşoğlu'nun cevabı şöyle:

"Türkiye eşit paylaşımı destekliyor. Maalesef bazı ülkeler, Türkiye'nin ve Kıbrıs Türk halkların haklarını reddettiler. Bizi dışladılar. Biz kendi çalışmalarımızı başlatmak, yasal haklarımız olan kıta sahanlığında arama çalışmalarımızı başlattık. Biz aynı zamanda Kıbrıslı Türklerin haklarını da korumak durumundaydık.

Şimdi diyalog için bir başka fırsat ve olanak daha var. Bu çerçevede kıyısı olan bütün üllkelerle işbirliği yapılma imkanı var. Türkiye çok taraflı bir konferansın düzenlenebileceğine inanıyor. Burada fikirlerimizi, önerilerimizi AB ile Borel ile paylaştık. Tüm Akdeniz devletlerinin katılmasını önerdik.

"BİR 52 YIL DAHA FEDERASYON İÇİN MÜZAKERE EDERSEK ÇÖZÜM BULAMAYIZ"

Biz AB ile bu konu üzerinde çalışıyoruz. Temel amacımız bir anlaşmaya, bütün ortakların pay alabileceği anlaşma. Kıbrıs konusunda biz fedarasyonla ilgili olarak müzakereleri 52 yıl boyunca sürdürüldü. İki devletli çözüm sadece bizim fikrimiz değil. Öncelikle Nikos Anastasiadis tarafından önerilmişti. Fener Patrikhanesi ile bu çözümler paylaşıldı. Kıbrıslı Rumlar Türklerle bir şey paylaşmak istemiyorlar. Bu sebeple Doğu Akdeniz'deki gerilimleri yaşıyoruz. Neyi müzakere edeceğimizi belirlememiz gerekiyor. Bu sebeple 5+1 çözümü BM + 5 ülke arasında bir öneri yaptık. Türkiye bu müzakerelere hazır. Federasyon için müzakere etmek zamanı kaybedecektir. Bir 52 yıl daha devam edecek olursak , eminim ki çözüm bulamayacağız. Kıbrıslı Türkler sebebiyle değil Kıbrıslı Rumların hiçbir şekilde paylaşmak istememeleri sebebiyle devam etmeyecektir."

Çavuşoğlu'na gelen ikinci soru "Sizce bu atmosfer Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Macron arasında geçerli mi? Bir iyileşme gerekiyor mu? Dün Washington'da yaşananı darbe olarak mı nitelendiriyorsunuz, yoksa başka bir değerlendirmeniz mi var?" olurken, Bakan tarafından şu cevap verildi:

"Seçilmiş Başkan Biden'in ifadesiyle, bu Amerika'nın demokratik kurumlarına bir saldırıdır. ABD'nin demokratik kurumları şanslıyız ki, bu saldırıyı bertaraf etti. Ancak yine de dün yaşananlar son derece üzücü bir gelişmeydi. Bunun sadece bir gelişme olmasını ümit ediyoruz, devamının gelmemesini ümit ediyoruz.

Bu maalesef objektif bir biçimde şu anda görevde olan Başkan tarafından da desteklendi. İşte bu yüzden kendisi eleştiriliyor. Zaman çok net bir şekilde, seçilmiş başkan Biden'i desteklediğimizi söyleme zamanıdır. ABD'de özgür ve adil seçimler gerçekleşmiştir. Bizler Biden ve yönetimiyle çalışmayı hedefliyoruz. Bu ilişki dostlar arasında, müttefikler arasında dönüm noktası olacağını düşünüyoruz.

"TÜRKİYE FRANSA'YA KARŞI DEĞİL; FRANSA TÜRKİYE'YE KARŞI"

Türkiye kategorik olarak Fransa'ya karşı değil. Ancak Fransa kategorik olarak Türkiye'ye karşı, Barış Pınarı'ndan bu yana karşıtlık sergileniyor. Bu operasyon Fransız bulunduğu bölgede gerçekleşmedi. Fransa bu operasyondan bu yana her zaman karşı çıktılar. Ama biz onlara karşı çıkmadık. Nihayetinde Fransız mevkidaşımla son derece yapıcı telefon görüşmesi gerçekleştirdik. İlişkilerin normalleştirilmesi için bir yol haritası kararlaştırdık. Paris'teki büyükelçimiz çalışmalara başladı. Çalışmalar şu ana kadar iyi ilerliyor. Türkiye olarak hiçbir ülkeyle kötü ilişkilerimiz olsun istemeyiz. Türkiye'nin bir ülkeyle kötü ilişkiye sahip olmasının getireceği nedir ki? Özellikle NATO müttefiklerimizle böyle bir ilişkimizin olmasını istemeyiz. Türkiye Fransa ile ilişkilerini normalleştirmeye hazırdır.

ABD'de gerçekleşen olayların sinyallerini seçimlerden bu yana takip ediyoruz. Dün gerçekleşen olay ABD'de ilk kez yaşanan bir olay. Ve nihayetinde mantık galip geldi. Dün olanlar sadece bizim için değil Avrupa ve dünyanın tamamı için endişelendiriciydi ve nihayetinde mantık galip geldi, olayın çözümlenmesinden memnunuz. Ümit ederiz ki değişim sorunsuz bir şekilde gerçekleşir.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'na sorulan diğer soru şöyle: "Türkiye'nin bulunduğu bölgesel durum açısından bir soru sormak istiyorum. Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki çatışma sırasında Türkiye'nin Azerbaycan'a tam destek verdiğini biliyoruz. Rusya burada barış görevlilerini sağladı. Rusya ve Türkiye arasında bu bölgede rekabet mevcut mu? Böyle bir bölüşme var mı? Eski alanların paylaşılması gibi çalışma var mı?"

"BİZ AZERBAYCAN'I HAKLI OLDUKLARI İÇİN DESTEKLEDİK"

Çavuşoğlu soruya şu cevabı verdi:

"Biz Azerbaycan'ı 'tek millet iki devlet' olduğumuz için değil ahlaki ve haklı olarak destekledik. Özellikle Minsk Grup Eşbaşkanları bu problemi çözemediler. Ermenistan saldırı düzenledi, daha sonra Azerbaycan kendi toprakları üzerinde mücadeleyi kazandı.

Biz her türlü desteği vermeye hazırdık. Şimdi bir ateşkes mevcut. Biz bu anlaşmayı destekledik. Rusya Federasyonu oraya barış gücünü gönderdi. Bu anlaşmadan sonra biz ortak gözlem merkezini kurma aşamasındayız. Azerbaycan'ın bize gösterdiği noktalarda. Burada ateşkesi izlemek olacağız, herhangi bir ihlal varsa engellemeyi öngörüyoruz.

Üç kez ateşkes inisiyatifi sözkonusuydu. Her seferinde de bu çabalar Ermenistan tarafından ihlal edildi. Ümit ederim ki, bu sefer ihlal edilmez. Nihayetinde biz de Ermenistan'la ilişkilerimizi normalleştirebiliriz. Ermenistan bu normalleşmeden hem de Ermenistan halkı yararlanacaktır. Güney Kafkaslar'da kalıcı bir barış ve istikrar oluşturabiliriz. Sınırların açılması Ermenistan'ın son derece yararına olacaktır. Herkes bu barış ve istikrardan yararlanacaktır.

Farklı ülkelerde farklı taraflarda olabilirsiniz. Örneğin Suriye'de Türkiye ve Rusya farklı konumdalar. Bazı anlaşmazlıklar yaşanıyor ama üzerinde çalışıyoruz. Libya'da Rusya Hafter'i destekledi. Biz yasal Sarrac'ı destekledik. Barış için Rusya ile birlikte çaba gösterdik. Berlin sürecine katkıda bulunduk. Her zaman aynı tarafta olmak durumunda değilsiniz birlikte çalışmak için. Dağlık Karabağ'da farklı taraflarda olduğumuzu söylemek istemiyorum."

Daha sonra Portekiz Dışişleri Bakanı Silva konuşmaya şöyle devam etti:

"21. yüzyılda farklılıkların güç kulanmaya inanmak doğru değildir. Berlin sürecini destekliyoruz. BM perspektifini destekliyoruz. Doğu Akdeniz'de sevgili dostum Çavuşoğlu'nun ifade ettiği gibi dayanışmamızı ifade ettik. Burada pozitif olarak atmış olduğumuz adımların devam ettiğini, bundan sonra da devam edeceğini görmekten memnuniyet duyuyoruz.

Sayın Çavuşoğlu'na bu toplantıya son derece açık ve içten olarak katıldığı için teşekkür etmek istiyorum."