Kış mevsiminde ve birçoğumuzun sömestr tatilinde gidecek yer derdine düştüğü bugünlerde acil servisler hınca hınç dolu. Habertürk’ten Ceyda Erenoğlu’nun haberine göre soğuk havayla beraber özellikle bağışıklığı zayıf yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve kanser hastalarının zatüree ve benzeri enfeksiyonlara yakalanma oranı artıyor. Ne yazık ki bu tip hastalar basit antibiyotik tedavisi ile bu enfeksiyonları ayaktan atlatamıyor ve çoğunlukla yatarak tedavi görmeleri gerekiyor. Üstelik bu hastaların azımsanamayacak bölümünün tedavi sürecinde yoğun bakımda takibi gerekiyor. İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim İkizceli, “Ama pratikte işler bu kadar kolay yürümüyor” diyor ve devam ediyor;

ACİL SERVİSLERDE MECBURİ YATIŞ

“Kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarının artması nedeniyle gerek acil servislere gerek polikliniklere ayaktan hasta başvuru sayısı artıyor. Ayrıca enfeksiyonlar yüzünden birçok bölümde kronik hastalığı için takip edilen hastaların akut atak geçirme sıklıkları da artış gösteriyor. Özellikle yaşlılar, evde bakım ihtiyacı olan yatalak hastalar, kronik hastalığı olanlar, kanser hastaları, bağışıklık baskılayan ilaç kullananlar ve bağışıklık sistemi ile ilgili hastalığı bulunanlar bu enfeksiyonları daha ağır geçiriyor. Çoğunun hastane ortamında yatarak tedavi görmesi gereken bu hastaların yatışları servisler dolu olduğu için yapılamıyor ve tedavilerine mecburen acil servis ortamında devam ediliyor.”

GÜNLÜK 100’DEN FAZLA HASTA İÇİN YOĞUN BAKIM ARAYIŞI

Asıl kritik olanın bu hastaların bir kısmının tedavi sürecinde kötüleşip yoğun bakım ihtiyacı gelişmesi olduğu belirtiliyor. Bu durumdaki hastalara 112 aracılığı ile yoğun bakım yatağı aranıyor ama çoğu zaman kısa sürede yoğun bakım yatağı bulunamadığı için yer bulunana kadar hastanın tedavisi yine acil serviste devam ediyor. İstanbul içinde yoğun bakım yeri aranan 112’ ye kayıtlı hasta sayısı zaman zaman günlük 100 hastanın üstüne kadar çıkabiliyor. Hatta bu hastalar önceliklerine göre entübe olanlar ( nefes borusuna tüp takılıp, uyutularak ve makineye bağlı olarak takip edilen hastalar) ve olmayanlar olarak ikiye bölünüyor ve yatış önceliği entübe olanlara veriliyor. Genelde üçüncü basamak adı verilen en gelişmiş acil servislerde bu dönemde her gün ortalama 4-5 yoğun bakım hastası kendisine yer bulunmasını beklediği için bu süreçte hastanın takip ve tedavisi acil serviste devam edilmek zorunda kalınıyor.

İŞ YÜKÜNDE CİDDİ ARTIŞ

Prof. Dr. İbrahim İkizceli, “Aklın alması zor ama acil servislerde sürekli devam eden hasta girişi, beraberinde doktor, hemşire ve hasta bakıcıların çok sıkı takip gerektiren yoğun bakım hastalarına da yetişmek zorunda olmaları anlamına geliyor” diyor. Acil servislerin kırmızı alan olarak isimlendirilen kritik durumdaki hastaları takip ettikleri alanlar adeta küçük bir yoğun bakım ünitesi gibi çalışıyor. İkizceli’ye göre bu durum çalışanların iş yükünü ciddi derecede artırıyor. Bu sorunu sık yaşayan acil kliniklerinin sorumlu doktorları sadece bir yoğun bakım hastasını izole olmayan bu ortamda takip etmenin en az 10 ağırlıkta hasta takip etmek kadar emek istediği konusunda hem fikirler. Bu nedenle gerek sağlık çalışanları gerekse hastaların hak ettikleri uygun koşulların sağlanması için İstanbul gibi büyük şehirlerde özellikle kış aylarında en üst seviyeye çıkan yoğun bakım yatağı ihtiyacına acilen bir çözüm getirilmesi bekleniyor.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri