Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

Meltem ŞAHBAZ / HABERTÜRK

Balkan havalarıyla elektronik müziği tek potada eritip, leziz bir yemek olarak önümüze sunan Shantel, bir kez daha İstanbullu dinleyicileriyle buluşmaya hazırlanıyor. Shantel & Bucovina Club Orkestar ile bu kez Balkanlar'dan gelen sıcak havanın etkisine gireceğiz. Konser öncesinde Shantel ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

- Bildiğim kadarıyla Alman kökenlisiniz. Balkan müziğine olan ilginiz nereden geliyor?

Annemin ailesi Rumen-Yahudi, babamın ailesi ise Yunan-Alman. Dedem Samsunlu bir Pontus Rumu'ydu. Farklı kültürlerden birçok çeşit müzikle büyüdüm ve böyle bir 'Avrupa ses çatışması' fikrine bayılıyorum. Ailemdeki oldukça çeşitli müzikal kökleri yeniden icat ediyorum. Her zaman ses çatışması hakkında hayal kurardım. Gelenekler modernle buluşuyor. Dijital analogla buluşuyor.

- Balkan müziği icra eden en ünlü isimlerden birisiniz. Bu size sorumluluk yüklüyor mu?

Öyle mi? Onur duyuyorum. Açıkçası, klasik bir diaspora kimliğine sahip olmama rağmen, ben sadece kimliğimi en iyi şekilde yansıtan müziği yapıyorum. Göçmen bir aileden geliyorum ve kültürler arası bir müzik birleşimi yapıyorum. Belirli bir coğrafyanın temsilcisi olduğumu düşünmüyorum… Her zaman kültürler arasında hissediyorum.

- Biliyorum ki sizi dinleyen birçok kişi "Keşke ben de DJ olsam" diye iç geçiriyor. Müthiş bir enerjiniz var, imrendiriyorsunuz. Nereden geliyor bu enerjinin kaynağı?

Canlı bir müzisyen ve DJ olarak, her zaman yüzde 200’ü vermeye çalışıyorum. Yaptığım şeyi gerçekten çok seviyorum ve bu işi yapabildiğim için çok şanslı hissediyorum. Belki de sanatçı olmanın esas sebebi budur. Çok fazla şey veriyorsun ve karşılığında çok fazla sevgi alıyorsun.

- Kesinlikle katılıyorum. Özellikle çevremde tanıdığım insanlar eğlenmek istediklerinde akıllara ilk gelen isimlerden birisiniz. "Shantel geliyormuş, mutlaka gidelim", "Shantel DJ set çalan bir yer biliyorum, hadi oraya bakalım", bunlar sıkça duyduğumuz cümleler. Eminim eğlenmek denince ilk akla gelen isimlerden olmak sizi mutlu ediyordur. Neden bu kadar çok seviliyorsunuz sence?

Ciddi misiniz? Çok minnettarım! Ben muhtemelen en iyi şov ve partilerimi Türkiye’de verdim. Uluslararası turnelere çıkan bir sanatçıyım ama Türk hayranlarım ve takipçilerim bana karşı her zaman çok içten yaklaştılar. Türkiye’nin ikinci evim olduğunu hissettiren bir sihir var.

- Evet, çok ciddiyim. Oldukça seviliyorsunuz... Biraz da Shantel'i yakından tanıyalım istiyorum. Shantel neler dinler kendisiyle baş başa kaldığında? Hangi müzisyenleri sever? Kimlerden ilham alır? 

Birçok farklı şey dinliyorum diyebilirim. Şu sıralar müzikte retro-vintage bir yolculuk yapıyorum, Allah-Las ve The Babe Rainbow gibi grupları dinliyorum. Ayrıca Güney Amerika’da birkaç ay geçirdim; Sidestepper ve Systema Solar gibi grupları dinledim. Sezen Aksu’nun yeni albümünü ve Damla Pehlivan’ın yeni teklisini seviyorum.

- Fatih Akın'ın "Yaşamın Kıyısında" filmlerinin müziklerini yapmıştınız. Akın'ın, "Aşka Ruhunu Kat" adlı filminde de sizin bir şarkınızı dinlemiştik. Fatih Akın ile başka bir projeniz var mı?

Tabii, Fatih Akın iyi bir arkadaşım, onunla çalışmak her zaman keyifli. Sürekli irtibat halindeyiz.

- Yıllardır halen ilk günkü gibi sevilerek dinlenen Disco Partizani'nin klibini İstanbul'da çekmiştiniz. İstanbul'u seviyorsunuz değil mi? İstanbul'da nereleri seversiniz, neler yapmaktan hoşlanırsınız?

Şu sıralar İstanbul konusunda biraz duygusalım; Beyoğlu ve Galata Kulesi civarındaki en sevdiğim mekanlar kapanıyor. Kadıköy/Yeldeğirmeni civarlarında kahvaltı yapıyorum ve Kuzguncuk’taki kitapçılarda dolaşıyorum.

- Peki şu sıralar takılıp kaldığınız bir Türkçe parça var mı?

Şu sıralar favori Türkçe şarkım, 3 Hürel’den “Bir Sevmek Bin Defa Ölmek Demekmiş”. 80’lere geri dönüş...

- Evet, eskiler gibisi yok. Son bir kişisel soru daha... Çocukken neyin hayalini kurardınız, şimdi neyin hayalini kuruyorsunuz? En uç hayallerinizi merak ediyorum...

En çılgın hayallerimi kendime saklıyorum ama her zaman sevgi, barış ve özgürlük dolu, kimsenin düşmanının olmadığı bir dünya hayal ediyorum. Belki de ben çok safım... :)

- Hepimizin hayali bu... Viva Diaspora'yı çıkarmıştınız 2015'te. Aradan uzun zaman geçti. Yeni bir albüm var mı? Belki Türkçe bir şarkı bile vardır diye umut ediyorum...

Evet, tabii ki! "Shantology” isimli büyük bir proje hazırlıyorum. Üç plak olacak. CD ve bir de kitapçıktan oluşacak bir set olacak. Aralarında Türkçe de olan birçok yeni şarkı ve miksler var. Gerçekten iyi bir prodüksiyon olacak.

- Hiç şüphem yok... 28 Nisan'da Zorlu PSM'de sahne alacaksınız. Son albümünüzdeki gibi daha az elektronik ve daha bol Balkan müziği duyacağız diye düşünüyorum. Bizi neler bekliyor?

İnsanlar Shantel hakkında ne seviyorsa onu duyacaksınız. Kültürler arası çılgın bir karışım; Doğu, Batı, Akdeniz... Shantel ve Bucovina Club Orkestar olarak Türkiye’ye gelip bütün arkadaşlarımız ve fanlarımızla eğleneceğimiz için çok heyecanlıyız. Harika olacak!

Meltem ŞAHBAZ / HABERTÜRK