Birand gibi olmak istedim onun gibi ölmek isterim!
Rahşan Gülşan yazdı...
RAHŞAN GÜLŞAN / HT GAZETE
TABİİ ki bu hayatta seçebileceğimiz ve seçimi bize bırakılmayan şeyler var. Mesela meslek seçimi. Eğer şanslıysak mesleğimizi seçme şansımız var mesela. İşte benim meslek seçimimde kırılma noktasıdır Mehmet Ali Birand.
32. Gün'ü ilk izlediğimde 10 yaşımdaydım. Ve TRT'nin o sıkıcı, hepsi birbirine benzeyen, devletin hayata resmi bakışını yansıtan programlarından bambaşka pırıl pırıl bir şey vardı karşımda.
Benim gibi hızlı konuşan, lafı uzatmadan doğrudan söyleyeceğini söyleyen ve benim için dünyanın tüm sınırlarını ortadan kaldıran bir adamdı Birand.
O yıllarda ne internet var nede özel televizyon.
Mersin'den hayata bakmaya, anlamaya çalışıyorum. Ve her ay, ayın 32'sini bekliyorum.
Dile kolay, adam takvime bir gün ekledi! Program başlar başlamaz da sihirli bir yolculuk... Belki programın başındaki politik haberleri o yaşta anlamıyorum, ama programın son 10 dakikası biniyorum bir uçağa, dünyanın dört bir yanını dolaşıyorum Birand'ın hayata gülerek bakan pilotajında. Pasaport yok, uçak bileti yok.
Yaşım ilerledikçe ve iyi kötü anlamaya başladıkça gözümde anlamı daha da değişti 32. Gün ve Mehmet Ali Birand tarzı dünyaya açık gazeteciliğin.
Hele Cüneyt Özdemir'ler, Mithat Bereket'leri gördükçe kıskançlıktan delirirgibi olurdum. Kararım kesindi, ben de onlar gibi olmak istiyordum.
Hayatı, olayları yerinde ilk elden görüp insanlara aktarmak. Sihir yaratmak gibiydi.
Gazetecilik mesleğini seçmemde ilham kaynağıdır benim için Mehmet Ali Birand.
Şimdi ona bir kez daha özeniyorum. Onunla aynı işi yapan bir meslektaşı olarak onun gibi ölmek istiyorum.
Biliyorum, Allah bu seçimi bize bırakmıyor ama onun gibi durmadan, düşmeden, duraklamadan, etrafımda ailemle tek vücut yaşayıp son yazımı gönderip kimsenin gözyaşlarına muhatap olmadan çabucak gitmek isterim bu dünyadan.
Allah rahmet eylesin.
Mekânı cennet olsun.