Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Murat Bardakçı CHP Kongresi'nde dönen oyunları Hollywood bile akıl edemedi!

        “Baba”, “Arsen Lüpen”, “House of Cards”, “Sopranolar” yahut “Sıkı Dostlar” gibisinden suç dizilerine ve filmlerine meraklı olanlar için önceki gün çok daha renkli ve heyecanlı bir hikâye yayınlandı: CHP Kurultayı ile İstanbul İl Kongresi’ni iptal eden mahkeme kararı...

        Karar sanki bir siyasi parti değil de ucuz bir mahalle çetesi yahut cinayet haricinde dünya kadar yasadışı işe bulaşıp her türlü haltı etmiş bir mafya grubu hakkında. Rüşvet, oy satın alma, yalan beyan, vesaire ne ararsanız var...

        Hollywood’un üçkâğıt konulu filmlerine meraklı olanların Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin 20 sahifelik kararını baştan sona okuyup hoş vakit geçireceklerine eminim.

        Meselâ, kararın 15. sahifesinde öyle tezgâhlardan sözediliyor ki, bu işleri yapanlar sanki siyasi bir partinin yöneticileri değil, alelâde bir çete!

        Şikâyetlere, tanık ifadelerine, ihbarlara, ses kayıtlarına, bilirkişi ve MASAK raporları ile emniyet fezlekelerine göre, CHP Kurultayı’nda neler neler dönmemiş! Divan Başkanı olan Ekrem İmamoğlu’nun organizasyonunda oy kullanan bazı delegelere oylarını Özgür Özel’e vermeleri için para dağıtmışlar, bazılarına farklı illerde ve ilçelerde belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği adaylığı teklif edilmiş, bir kısmının yakınları CHP’li belediyelerde ve bu belediyelere bağlı şirketler ile iştiraklerde işe yerleştirilmiş.

        Yapılanlar bu kadarla kalsa, iyi... Satış fiyatı daha düşük olan delegelere Özgür Özel lehinde oy kullanmaları şartı ile marketler için alışveriş kartları dağıtılmış ama ucuza satın aldıkları bu delegelere güvenmedikleri için, oylarının fotoğrafını cep telefonu ile çekip göndermeleri istenmiş! Derken, ikinci tur oylamaya geçilmesi kasten geciktirilmiş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylıktan çekildiği yolunda yalan açıklamalar ile delegeler kandırılmış ve neticede iradeleri fesada uğratılıp Özgür Özel’in Genel Başkan olması sağlanmış.

        Mahkemenin kararında, “Şüphelilerin suçu birlikte hareket ederek işledikleri” söyleniyor.

        Hukukî üslûp ile söylenmiş olan bu ifade, günlük konuşmada “çete” mânâsına gelir ve Türkiye’nin en eski partisinin genel başkanı olabilmek için böyle yollardan medet umulması üzücü, şaşırtıcı ve daha da önemlisi, utanç verici bir iştir.

        CHURCHİLL’İN İLHAMI İLE...

        Ve, bütün bunların üzerine CHP nin sâbık ve sâkıt Genel Başkanı, İngiltere’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan zaferle çıkmasını sağlayan Başbakan Winston Churchill’in 13 Mayıs 1940’ta Avam Kamarası’nda Hitler’i ve Nazileri kastederek yaptığı konuşmada söylediği “Size sunabileceğim tek şey kan, emek, gözyaşı ve terdir” sözlerini mahkeme kararına tahvil ederek “Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum. Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!” diyebiliyor...

        Hollywood’da çekilen ve sinema dünyasının klâsiği haline gelen üçkâğıt filmlerinin senaristleri, prodüktörleri ve yönetmenleri, CHP Kongresi’nde olup bitenleri öğrendikleri zaman “Helâl olsun Türkler’e! Senaryolarda böyle ayak oyunlarına yer vermek bizim aklımıza neden gelmedi ki? Düşünebilse idik bu numaraları mutlaka kullanır, meselâ Beyaz Saray seçimlerini konu alan filmlerde yer verir ve daha da sükse yapardık” deyip esef edeceklerdir!