Belçika Kraliçesi Mathilde, beraberinde kalabalık bir iş adamı ve politikacılar heyeti ile Türkiye’ye geldi.
Bir kraliçe başka bir memlekete yüzlerce kişi ile beraber turistik gezi, tarihî ve kültürel inceleme yahut tabiî güzellikleri seyir maksadıyla değil, ülkesine para kazandırmak için gider.
Kraliçe Mathilde de öyle yapıyor; İstanbul’da ekonomi, finans ve ticaret kuruluşlarıyla görüşüyor, hattâ silâh fuarına bile gidiyor, yani Belçika’ya biraz daha para kazandırmak için her çevre ile temas ediyor.
“Belçika” dendiğinde bu ülkenin tarihini bilenlerin hatırına mutlaka sömürgecilik, kötü muamele, işkence ve baskı gelir. Memleketin bu şekilde hatırlanmasının sebebi, 1835 ile 1909 arasında hüküm süren Kral İkinci Leopold’un “özel mülkü” olan Kongo’daki boyunduruğa karşı çıkanlara yaptırdığı insanlık dışı muamelelerdir. Kongolular’a idamdan toplu katliama varıncaya kadar her çeşit baskıyı yapan kral, ileride ellerine silâh alıp Belçika’ya karşı kullanmalarını engellemek maksadıyla çok sayıda gencin ellerini kestirmiş, insanlığa sığmayacak bu ve daha başka uygulamaların yanısıra Brüksel’de hayvanat bahçesi benzeri ama içerisinde hayvanların değil Kongolular’ın kapatıldıkları bir “insanat bahçesi” yaptırıp Afrikalılar’ı teşhir ettirmişti.
Bugün Avrupa’nın “başkenti” olan Belçika’nın her bahsi geçtiğinde, ben memleketin bu kanlı ve azap dolu geçmişi ile beraber çok güzel ama bahtsız bir kraliçesini, şu andaki kraliçe Mathilde’in kocası Kral Philippe’in babaannesi olan ve 1935’te henüz 30 yaşında iken bir trafik kazasında can veren Kraliçe Astrid ile Astrid’in ölümünden sonra yapılmış bir ruh celsesinde çekildiği söylenen fotoğrafını hatırlarım.
“EKTOPLAZMA” DENEN MADDE...
Astrid, bir İsveç prensesi idi. 1926’da Belçika Veliahdı Leopold ile evlendi ve kocasının 1934’te tahta çıkması üzerine Belçika Kraliçesi oldu. Ama ertesi sene hayatını kaybetti, ölümünün ardından kocası Leopold de ardarda felâketler yaşadı, hattâ tahtını oğlu Baudoin’a bırakmak zorunda kaldı.
Kraliçe’nin öldüğü senelerde dünyada bir “metafizik” fırtınası esiyor, insanlar haldır haldır “celse” yapıyorlar, yani ölmüş kişilerin ruhları ile temas etmeye çalışıyorlardı ve o senelerin modası da “ektoplazma” idi. Ektoplazma, celse sırasında “fizikî medyum”un, yani medyumluğun en üst seviyesine gelmiş kişinin ağız, burun yahut kulak gibi vücudundaki tabiî deliklerden çıktığına iddia edilen buhar veya jel benzeri bir madde idi ve çağırılan ruh, ektoplazma sayesinde orada bulunanlara görünebilirdi.
Kopenhag’daki bir grup ruhçu, 31 Mayıs 1938’de Einer Nielsen adındaki Danimarkalı bir fizikî medyum ile beraber Kraliçe Astrid’in ruhu ile temas etmeye çalıştılar. Celse sırasında Nielsen’in ağzından ektoplazma çıktı ve Astrid’in görüntüsü halini aldı. Tuhaf olan taraf, görüntünün Astrid’in en meşhur fotoğrafı ile birebir aynı olması idi.
Belçika Kraliçesi’nin bir trafik kazasında hayatını kaybetmesi, o senelerin en fazla konuşulan hadiselerden idi ve magazin haberlerinin de ilk sıralarında yeralıyordu. Nielsen’in Kraliçe Astrid görünümlü ektoplazma fotoğrafı bu yüzden büyük ilgi çekti ve dünyanın önde gelen gazeteleri ile dergileri celse hakkında uzun yazılar yayınlayıp fotoğrafa da geniş yer verdller.
Nielsen, bu celse sayesinde şânına şan kattı. Artık dünyanın en aranan medyumlardan biri hâline gelmişti ama sonraki senelerde hakkında birçok iddia ortaya atıldı. Sahtekâr olduğu, vücuduna gizlediği gazlı bezleri ektoplazma gibi gösterdiği veya önceden yuttuğu yumurtaya bulanmış kağıtları ektoplazma zannedilmesi için celse sırasında kustuğu bile söylendi ama bir düzine izleyicinin bulunduğu salonda ortaya çıkan Kraliçe Astrid görüntüsünün sahtekârlık eseri olup olmadığı sorusuna hiçbir zaman cevap verilemedi...
BİZDE DE YAPILDI AMA...
İnanıp inanmamak size kalmıştır ama Avrupa sosyetesi geçen yüzyılda işte bunlarla uğraşıyordu ve aynı konularla ilgilenen fakat eskiye göre şimdi hayli az sayıda olan gruplar, hâlâ mevcut.
Avrupa’da böyle işler moda olacak da Türkiye’ye gelmeyecek mi?
Tabii ki geldi! Hatta 1960’ların sonuna doğru bir ektoplazma celsesi yapıldı ama celsenin operatörü, yani idarecisi ektoplazma medyumun ağzından henüz sekiz-on santim çıktığı sırada daha sonra ne yapması gerektiğini pek iyi bilmediği için müdahale edip çıkan maddeyi geri gönderdi ve medyumu uyandırdı.
Yukarıda da söyledim, bütün bunları ben sadece naklediyorum, inanıp inanması artık size kalmış.
Einer Nielsen’in 31 Mayıs 1938’de Kopenhag’da yaptığı celsede, Kraliçe Astrid’in ruhunun böyle göründüğü söylenir. Kraliçe Astrid’in en meşhur fotoğrafı. Ektoplazma, ruh celsesinde de bu görüntüyü vermişti. Belçika kraliyet ailesi. Kraliçe Astrid, Kral Philippe’in babaannesi oluyor. Einer Nielsen, bir ruh celsesinde ektoplazma çıkartıyor. Avrupa’da 20. yüzyılın başlarında yapılan ruh celselerinde çıktığı söylenen ektoplazma görüntüleri. Belçika Kralı Üçüncü Leopold ve karısı Kraliçe Astrid, evlendikleri gün.