Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Murat Bardakçı Kılıçdaroğlu'na şimdi "hain" yaftası yapıştıranlar, onu vaktiyle "Gandhi" diye yere-göğe koyamayanlardır!

        Bu yazıyı okuyup da CHP’deki bir türlü bitmek bilmeyen didişmede Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklediğim zannına aman haaa, kapılmayın…

        Açık söyleyeyim: Hayatımın hiçbir döneminde CHP’li olmadım, CHP’yi desteklemedim ve 1950 sonrasındaki CHP’den memlekete bir fayda gelebileceğine de ihtimal vermedim. Bugünkü CHP’nin “Atatürk’ün partisi” ve “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu” olduğu iddiaları, bana göre lâf-ı güzaftan ibarettir; zira imparatorluk bakiyesi kadroların kurduğu CHP veya CHF ile bugün mensuplarının birbirlerinin gözünü oyduğu, mahkemelerden medet uman, binbir şaibe söylentisine bulanmış ve maalesef lümpenleşmiş siyasî grup arasında uzaktan yakından hiçbir alâka kalmamıştır!

        CHP’deki didişmeleri bir ay öncesine kadar arada bir eğlence niyetine takip ederdim. Ama etrafımızın ateş çemberi haline gelmesi ve bir sınır komşumuzun savaş içerisinde bulunması artık umurumuzda bile değil ve varsa, yoksa hâlâ CHP! Televizyonlarda isimlerinin altında “gazeteci” yazan ve ekranlarda artistlik yapmalarının dışında hiçbir zaman ses getiren bir haberini görmediğim zevat, her akşam arz-ı endam edip CHP’den bahsediyor, “Kılıçdaroğlu şöyle etti, Özgür Özel bilmem ne yaptı, filânca şöyle dedi, falanca ona cevap verdi” mealinde haber özelliği olmayan dünya kadar lâf ediyorlar ve bu iş artık hakikaten sıktı!

        İNSAN DEDİĞİN, İSTİKRARLI OLMALI...

        CHP tulûatının başka bir boyutu daha var: Vaktiyle yere göğe konamayan Kemal Kılıçdaroğlu şimdi tukaka olmuş vaziyette ve bazı CHP’liler geçmişte medhede ede yere-göğe sığdıramadıkları liderlerini bugün yerin dibine sokmak için yarış hâlindeler!

        İnsanda bir duruş, bir tutarlılık, bir istikrar olması gerekir ama CHP’deki kavganın taraflarında bu hasletler nerdeeee?

        Bir zahmet, yakın geçmişi hatırlayın: Kılıçdaroğlu partinin başına geçtiğinde “Piro” idi, ve Gandhi’ye benzetiliyordu, Adalet yürüyüşüne çıkıp da tabanlarını patlatırken ondan düzgün bir siyasetçi yoktu, hele 2023 seçimleri öncesinde kurulan malûm masadan Cumhurbaşkanı adayı olarak kalkıldığı zaman, “Hatâ etti, seçilme şansı yok” diyenlere neler neler söylemişlerdi. O zaman İyi Parti’nin Genel Başkanı olan Meral Akşener “Kılıçdaroğlu’nu bana dayattılar ama anketlerde Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu çıkıyor, ikisinden birini aday yapmamız lâzım” deyip masayı terkettiği zaman günah keçisi ilân edilmiş, masanın destekçilerinden envâi çeşit hakaret görmüştü.

        Ama devir değişti, bir zamanların “Gandhi”si şimdi “hain” oldu ve isminin başına “kayyum” yaftası yapıştırıldı. Üstelik zemmetme, yani yerin dibine sokma çabalarının öncülüğünü, geçmişte Kılıçdaroğlu’nu defalarca televizyona çıkartıp “umut” diye pazarlayan arkadaşlarımız yapıyorlar!

        Refik Halid bundan tam bir asır önce “Siyaset nedir? Muvaffak olunca ve olduğun müddetçe yüceltme, hürmet... Olmazsan ve olamadığın takdirde de yerme, aşağılama ve dedikodu! Bugünün övülenleri yarın ayıplanır, dünkü nefret edilenler bugün yüceltilir! ...Talihsizliğe uğrayarak göçenler için Fatiha değil bir kınama suresi, “Ölülerinizi hayırla yâdedin” yerine “Ölülerinizi kötülükleri ile yad edin” duası...” diye yazmıştı.

        Yukarıda da söyledim; insanda duruş, tutarlılık ve istikrar sahibi olması gerekir ama CHP’deki kavganın taraflarında bu hasletler maalesef nanay!