Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP’den istifa etti. Bu istifa bugünkü CHP’den gelen açıklamaların sonucu olarak ortaya çıkan ani bir tepki değil elbette. Uzun zamandır devam eden siyasi ayrışmanın karşılıklı ilanı bir bakıma.

        CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın, Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la görüşmeden önce Özgür Özel’i de bilgilendirmesini eleştirerek “Hiç kimse CHP’den üstün değildir” demesi bardağı taşıran son damla olsa gerek.

        TEMKİN SİYASETİ

        Mansur Yavaş’ın siyaset tarzını tek kelimeyle özetlesek galiba ilk sırayı “temkin” alır. Bugüne kadar hep temkinli ve dikkatli oldu. Bu yanıyla takdir topladığı bir kitlesi de oldu. Ancak kimi zaman kendisinden beklenen çıkışları yapmadığı için eleştirildi.

        REKLAM

        Bugünkü kararı sürpriz değil, ancak bundan sonrasında ne yapacağı konusu elbette tartışmaya açık.

        Hatırlayalım. Mutlak butlan kararı sonrasında tarafların ayrı ayrı gerçekleştirdiği bayramlaşma sırasında otobüsün üzerinde Özgür Özel’in yanında durdu. Hatta onunla kol kola yürüdü. Aynı gün bu tavrının kendisinin siyaset tarzına uygun olmadığını ifade etmiştim. Nitekim Yavaş o gün itibarıyla ortaya çıkan ayrışmada taraf olmamayı tercih etti. Sonrasında ise Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP ile Özgür Özel’in kurduğu Yeni Parti arasında şöyle bir tavır izledi. “CHP’de kalıyorum, ancak bu ayrışmanın tarafı değilim.”

        REKLAM

        MUHALEFETİ KUŞATMA İDDİASI

        Buradaki stratejinin şöyle okunması mümkün. Yavaş, deyim yerindeyse kendi siyasi sermayesini, CHP ve Yeni Parti’nin kurumsal kimliğinin üzerinde/dışında tanımlıyor. Zaten geçmişi ve içinden geldiği siyasi gelenek itibarıyla hiçbir zaman CHP kimliğiyle tam olarak bütünleşmedi.

        Diğer yandan mutlak butlan kararı sonrasında ortaya çıkan tartışmalarda meselenin CHP üzerinden yürüyen bir siyasi rekabet değil, daha geniş ölçekte muhalefeti kuşatan bir siyaset üretmek olduğunun altını çizdi. Yavaş, esasen burada profil olarak kendisini tarif ediyor. CHP dışında milliyetçi-muhafazakar seçmene ulaşan bir siyasetçi olduğunu vurguluyor.

        REKLAM

        ANKARA’YI KAZANMAK YETER Mİ?

        Ankara ölçeğinde ortaya çıkan tablo, 2019 ve 2024 yerel seçimlerinde Mansur Yavaş’ın CHP dışındaki kesimlerden oy alabildiğini ortaya koydu. Zaten kendisini muhalif alanda cumhurbaşkanı adayı olarak görenlerin tezi de buna dayanıyor.

        Şimdi Yavaş’ın siyasi hayatında aldığı en kritik karar ortaya çıktı. Bağımsız olarak yoluna devam etmesi, nihai bir karar mı, yoksa yeni bir siyasi zemin inşasının ilk adımı mı? CHP-Yeni Parti eksenindeki rekabetten çıkmak, elbette tek başına böyle bir süreci ortaya çıkarmaya yetmez.

        CHP tarafından gelen açıklama ve yaklaşımların kendisini istifaya zorladığını söylemek abartılı olur. Zaten varolan bir kararı hızlandırdığını ifade edebiliriz. Kemal Kılıçdaroğlu’nun onu aday yapmak gibi bir planı olduğunu da hiç sanmıyorum.

        REKLAM

        CUMHURBAŞKANININ YAVAŞ’I KABULÜ

        Şu dakika itibarıyla 9 Eylül tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilmesini, bu kararla bağlantılı görmek isteyenler mutlaka olacaktır. Ancak böyle bir sonuçla o görüşmenin bağını kuracak bir siyasi gerçeklik yok.

        Nitekim istifa metninde “İnsanlar yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir” diyerek başka bir partiye geçmeyeceğini vurguluyor. İstifa açıklamasında cumhurbaşkanlığı adaylığından hiç söz edilmemesi, adaylık ihtimalini ortadan kaldırmıyor elbette. Fakat bu hemen kendisinin yola koyulup siyasi hikayesinde adaylık inşasına girişeceğini de göstermiyor.

        REKLAM

        Ankara Büyükşehir seçimlerini üst üste kazanmak, ardından kendisinin potansiyel aday olduğuna yönelik tez ve yaklaşımlar, siyasetin hızla değişen dengelerinde ne düzeyde bir gerçekliğe ve karşılığa sahip. Asıl soru bu.

        Saha çalışmalarının ve yakın geçmişin değerlendirmelerinin bu soruya yeterince cevap olmadığını öngörüyorum.