Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik Yaşam Selahattin Demirtaş'ın 'Nuri Alço'lara gelesiniz' sözü, tecavüzü meşrulaştırıyor mu?

        Sultan UÇAR-Ahmet YUKUŞ / AHT

        BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Bingöl mitinginde konuşmada söylediği, "Kaset siyasetini kim yapıyorsa Allah onun cezasını versin. Hepiniz Nuri Alço'lara gelesiniz inşallah" sözleri tartışma yarattı. Tecavüzü espri konusu yaparak meşrulaştırdığı gerekçesiyle sosyal medyada eleştiri alan Demirtaş özür diledi. Demirtaş mesajında, "Nuri Alço benzetmesi, bu filmleri çeviren siyasetçilerin tarihe kötü karakter oyuncusu olarak geçmeleri dileğidir. Tecavüz kültürünü meşrulaştırmak veya mağdurlarını incitmek anlamı çıkarıp gerçekten incinenlerden özür dilerim. Beni ve temsil ettiğim düşünceyi tecavüz kültürünü öven olarak lanse edenleri bu özürden muaf tutuyorum ayrıca" dedi. Kadın hakları savunucularına, siyasetçilere sorduk. 'Nuri Alço"lara gelesiniz sözü tecavüzü meşrulaştırıyor mu?

        "TECAVÜZ, POLİTİK SATAŞMA KONUSU YAPILMAMALIDIR"

        KADER eski Genel Başkanı Av. Hülya Gülbahar:

        "Kadınlara, tecavüz ciddi bir saldırıdır. Espri, ironi, politik sataşma konusu yapılmaması gerekir. Tecavüzün, bu yollarla hafifsenmesi, şaka kaldırır hale getirilmesi, tecavüz sorunuyla yüzleşmeyen toplumların tipik uygulamalarından biridir. BDP gibi kadın hakları konusunda duyarlı bir siyasi harekette bile bu tür hatalar yapılması, tecavüz konusundaki cinsiyetçi tavrın, Türkiye'de zihinlerin en derin noktalarına kadar kök saldığını gösteriyor. Neyse ki, hemen gelen bir özürle yapılan hatanın farkına varılmıştır. Siyasi dilden tüm bunların hızla temizlenmesi gerekir. Malesef cinsiyetçi toplum yapısı siyaset eliyle meşrulaştırılıyor .Oysa,tüm siyasetçilerin görevi toplumdaki her türlü cinsiyetçiliği temizlemek olmalı"

        "SÖZ AĞIZDAN ÇIKTIYSA ALTYAPISINDA İNANMIŞLIK VARDIR"

        Türk Kadınlar Konseyi İstanbul Şube Başkanı Aysel Dural:

        "Bu rastgele espri yapılabilecek kadar önemsiz bir konu değil. Mağdurlarının yaşamları boyunca etkisini silemedikleri, uzun travmalar dikkate alınmalıdır. Bu söz, tecavüzü meşrulaştıran bir ifadedir. Siyasilerin asıl görevi bu alaycı üslup yerine, tecavüz vakalarını ortadan kaldıracak çözümler bulmak olmalıdır. Yasalarla caydırıcı cezalarla tedbirler almak için çaba harcamaları gerekir. Bu aynı zamanda bireysel değil toplumsal bir mağduriyettir. Halkın bu konudaki ince bir çizgide olan hassasiyetini siyasilerden de bekliyoruz. Söz ağızdan çıktıysa, altyapısında bir inanmışlık vardır. İki kelime özürle telafi edilmesi son derece zor. Tecavüz gibi ağır bir olguya kadınlardan daha çok erkeklerin, duyarlı olmasını bekliyoruz"

        "SİYASETTE ÖZÜR DİLEME PRATİĞİNE DAİR İYİ BİR ÖRNEK"

        İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Tuba Demirci:

        "Demirtaş'ın açıklamaları iki türlü analiz edilmeli. Birincisi Demirtaş'ın da dahil olduğu siyasi alanın kullandığı siyaset dilinin de tıpkı gündelik dil gibi ataerkil örüntüler ve ataerkilliğin en korkunç anomalilerinden biri olan cinsel şiddetten nasibini alıyor. Cinsel şiddetle neredeyse özdeşleşmiş bir karaktere gönderme yaparak, siyasi hasımlarına beddua ediyor. Bedduanın siyasette araçsallaşması ve en etkili beddua yöntemi olarak da cinsel şiddet göndermesi kullanılması vahim. İkincisi ise ağırlıklı olarak kadınlara, kadınlar arasındaki dezavantajlı gruplar ve her türlü şiddete maruz kalanlara dair projeleri olan bir parti ve böyle bir dil sürçmesi yaşanıyor. Miting alanındaki anlık dikkatsizlik-özensizlik nedeniyle cinsel şiddet mağduru grupları incittiğine dair saptaması, aslında Türkiye siyasetinin yabancısı olduğu özür dileme ve kusur-ihmali kabul etme pratiğine dair iyi bir örnek olabilir"

        'ZULÜM EDERSENİZ AYNI ZULMÜ GÖRÜRSÜNÜZ' MESAJI VERİLMEK İSTENMİŞ

        İnsan Hakları Derneği (İHD) Onursal Kurulu üyesi Reyhan Yalçındağ Baydemir:

        "Bu sözler bizim için sorun ve sıkıntı teşkil etmiyor. Demirtaş, Nuri Alço'nun kişiliği ve insanlığına yönelik hareket edecek bir söz sarf etmedi. Sanatçının film ve dizilerdeki rolüne atıfta bulundu. Sanatçılar televizyonda her türlü rolü oynar. Onların rollerini gerçek yaşamlarıymış gibi göstermek doğru değil. Demirtaş da, sanatçının rolüne ilişkin söylemi olduğundan bizim açımızdan herhangi bir sorun teşkil etmiyor. Sözleri tecavüz kültürünü meşrulaştırmaktan öte kaset siyaseti yapanlara ‘zulüm ederseniz aynı zulmü görürsünüz' mesajını vermek istemiştir. Zaten gerekli açıklamayı yaptı. Seçimlere 3 gün kala bu tür gereksiz konuları konuşmayı doğru bulmuyorum."

        "DEMİRTAŞ'IN ÖZÜR DİLEMESİ ONURLU BİR DAVRANIŞTIR"

        Av. Eren Keskin:

        "BDP'nin ve Demirtaş'ın şahsi olarak özellikle kadına yönelik şiddet konusunda ne kadar duyarlı olduklarını biliyorum. Biz yıllarca birlikte bölgede, devlet tarafından taciz ve tecavüze uğrayan kadınların davalarına birlikte girdik. Eğer bu konu gerçekten sorgulanmak isteniyorsa, maksadını aşan laflar üzerinden değil militer devlet yapısı üzerinden bu tartışma yapılmalıdır. Toplumda da tüm erkeklerin aslında bu konuda kendilerinden sorgulamaya başlamaları gerekiyor. Siyasi parti, gazete-tv veya kurum herkesin kendisini öncelikle kendisinden başlayarak sorgulaması gerektiğini düşünüyorum. Demirtaş'ın yanlış anlaşıldığını düşünüp özür dilemesi onurlu bir davranıştır"

        'YORUM YAPMAM HOŞ OLMAZ'

        Nuri Alço:

        Biz sanatçılar filmlerde belli karakterleri canlandırdık. Bu karakterlerden yola çıkarak siyasetçiler benzetmelerde bulunabilirler bu çok normal. Bizim bu benzetmelere yorum yapmamız hoş olmaz.