Kulaklıkla dans
"Yahu kafayı yemiş bunlar"
HT CUMARTESİ / Murat GÜLOĞLU
İnsanları sıkmamak, yasalar ve müşterileri dışındaki insanlarla arasını bozmamak mecburiyetindeki eğlence dünyası, sık sık yeni trendlerle kostüm değiştirir. Eğlence mekânları, bazen global ekonomideki gelişmelerden ve çevre sorunlarından da ilham alır. Kısacası eğlence, yeni ve parlak fikirlerin en çok filizlendiği sektörlerdendir. Bu yaz benzer bir trend de Alaçatı’dan yükseliyor...
Eğlence sektörü hiçbir şeyden çekmedi şu "desibel sınırı"ndan çektiği kadar. Özellikle yaz aylarında yerleşim yerlerinin merkezlerine konumlanmış eğlence mekanları, belli bir saatten sonra sesi ya kısmak ya da tamamen kapatmak zorunda kalıyorlar. Zira komşuların gözüne sabahlara kadar gümbür gümbür akan sesten uyku girmiyor. Sabaha kadar dans ve eğlencede ısrar edenlerse kendine alternatif yollar bakıyor. Bulunan yöntemlerden bazıları da tam manasıyla zihni sinir girişimcilik örnekleri sunuyor... Yasak dendi mi orada duran, saygı gösteren ama o yasağa çareler de arayan eğlence mekânı sahipleri, yeni bir trendin peşinde şimdilerde. Kulağınıza çalınmıştır: Kulaklıkla eğlence. Yer, yazın gözdesi Alaçatı. Mekân, gece hayatının revaçta ismi Tektekçi... Mekân, Çeşme-Alaçatı'ya açılan yazlık şubesinde sese bir çare bulmak zorundaydı, çünkü yeri beldenin tam ortasından geçen Kemalpaşa Caddesi üzerinde. Komşuları da yöre sakini insanlar. Hal böyle olunca benzerlerine sadece kimi müzik festivallerinde ya da özel etkinliklerde rastlayabileceğimiz, "kulaklık" fikri, gecelerin ve tabii ki gececilerin emrine sunuldu. Bilmeyenler için açıklayalım. Efendim olay şöyle gelişiyor; bangır bangır çalan müzik, kanunların uygun gördüğü bir saatten sonra makul düzeye çekiliyor ve ardından mekânda bulunanlara kulaklık veriliyor. DJ yine aynı tempoda çalmaya devam ederken, gençler kulaklıklarındaki müzikle dansa, eğlenceye son sürat devam ediyor.
HERKES KAFAYI MI YEMİŞ?
Mekâna girip de kafalardaki kulaklıkları fark etmemişseniz şayet, bu sessizlikte kendi kendilerine salınanları, dans edenleri, çığlık atanları duyduğunuzda "Yahu kafayı yemiş bunlar" diyebilirsiniz. Ama zamanla alışılıyor... Başta "Kulaklıkla da eğlenilir mi" diye soran "cool" abiler, ablalar sonradan zıplaya zıplaya dans etmeye başlamış. Aslında kulaklık sayesinde müzikle baş başa kalmak daha eğlenceli bile geliyor zamanla. Müessesenin genç ortaklarından, organizasyoncu Berti Palambo, müziğinden dansına, müşterisinden personeline kadar kimsenin depresif bir kafada eğlenmemesini amaçladıklarını söylüyor. Kulağa özel müzikle "sabaha kadar dans" trendi yakında memleketin dört bir yanında karşımıza çıkabilir.
Yüzde 100 organik eğlence
Eğlence sektörü, dünyanın her yerinde cin fikirlerin harman olduğu yerdir. Birkaç yıl önce Amerikan basınında yer alan Joanna Nikas ve Sangwon Yoon imzalı bir habere göre tüm dünyadaki gece kulüpleri ekolojiye duyarlı dans ışıkları, geri dönüştürülebilir materyaller ve doğal kaynakları korumaya yönelik binalarla kendilerini yenilemeye gidiyor. Bu mekânlar 90'ların pervasız aşırılıklarla dolu kulüp görünümünden uzaklar, ama asla basit ve sıradan değiller. New York'taki çevreci gece kulübü Greenhouse'un mucidi Jon Bakhshi, "Bir kulübün çevre dostu olması onun lüks olamayacağı anlamına gelmiyor" diyor. Greenhouse'da dans pistinden dekora her şey çevreci. Duvarlar yosunla kaplı ve tuvaletlere giden tünel yağmur ormanları bitkileriyle dolu. Zemin yenilenebilir kaynak sertifikası almış bambulardan yapılmış. Tuvaletlerde düşük yoğunluklu su akıtan musluklar ve susuz pisuar kullanılıyor. Böylece standart bir kulübe göre yılda 114 bin litre su tasarrufu sağlanıyor. Gece kulüplerindeki ışıklar zaten loştur, ama Greenhouse'da daha az enerji harcamak için LED (ışık yayan diyot) sistemi var. Örneğin Los Angeles'taki Ecco Ultra Lounge hibrid araçlar için ücretsiz vale park hizmeti sunuyor; ama ünlüleri takip eden paparazziler hariç! İçeride LED aydınlatmanın yanı sıra enerji tüketimini yüzde 20 azaltan yüzde 100 organik pamuktan yalıtım sistemi kullanılıyor.
BİSİKLETLİYE BELEŞ
Hollanda'nın Rotterdam kentindeki Club Watt, güçlendirilebilir dans pistini ilk kullanan mekân. Gerçi mekân bir süre önce kapandı ama müzikal yenilenme için... Gece kulübündeki 30 metrekare büyüklüğünde taşınabilir zemin, üzerinde dans eden insanların ürettiği kinetik enerjiyi elektriğe dönüştürüyordu. Zemin, birileri üzerinde dans ettiğinde dikey olarak hareket eden modüllerden yapılmıştı. Bu hareketler, gelişmiş bir mekatronik (mekanik-elektronik) tarafından kaydediliyor ve zemini ışıklandırmada kullanılan elektriğe dönüştürülüyordu. Londra'daki Bar Surya'da (adını Hindular'ın güneş tanrısından almış) bulunan güçlendirilebilir dans pistindeyse dansçıların hareketleriyle sağlanan enerji bataryalara yükleniyor ve kulübün enerji ihtiyacının bir kısmı buradan karşılanıyor. Mekâna giriş fosil yakıtlı araçlarıyla gelenler için ücretli, bisikletle ve yürüyerek gelenler için ücretsiz. Bu tür kulüpler sayesinde insanlar Dünya Günü'nü sadece ağaçları kucaklayarak geçirmek zorunda kalmıyor. Bunun yerine çevre dostu dans ayakkabıları giyip kente inmek ve kafa dağıtmak daha eğlenceli görünüyor.