Beceri farkı!
Kasımpaşa’da çok belirgin bir sıkıntı var. Hem de öyle bir sıkıntı ki, takımın başarısını doğrudan etkiliyor. Ne mi bu sıkıntı? Kanatlar iyi işlemiyor. Top gelmiyor. Tunay ve Del Valle’nin sağı solu belli olmuyor. Ve bunlara ilave olarak, Eren Derdiyok da yeteri kadar iyi performans sergileyemiyor.
Biraz açalım. Dün Del Valle takımını yine eksik bıraktı. Son derece silikti. Şu bir gerçek: Del Valle üst düzey bir oyuncu değil. Gidiyor, gelemiyor. Geliyor, gidemiyor. Rakip ceza alanına yok denecek kadar az giriyor. Sol tarafa işlerlik kazandıramıyor.
Peki Tunay’a ne demeli! Geçen hafta çok beğendiğimiz Tunay, dün maçın bitimini bekler bir haldeydi. Bitikti. Etkisizdi. Sahi Tunay, sana güvenenleri niye mahçup ediyorsun. Yakalamışsın işte bu güzel ortamı, çık, oyna, kazan, kazandır. Bu performansınla Milli Takımı biraz zor görürsün.
Eren Derdiyok, güçlü, kuvvetli ama kesinlikle bitirici bir santrfor değil. Dağıtıyor, iyi top indiriyor, vücudunu iyi kullanıyor. O kadar. Adam geçme, araya girme, kritik vuruşu yapma gibi özellikleri hiç yok.
Velhasıl... Gol noktalarındaki bu 3 isim etkisiz ve yetersiz kalınca, dünkü hüsran da kaçınılmaz oldu. Paşa dün baskılı oynamasına ve daha çok pozisyona girmesine rağmen, kale önü beceriksizliğinin faturasını ödedi.
Aslında batı cephesinde değişen bir şey yok. Kasımpaşa’da genelde birileri canını dişine takıyor, birileri de “Oh ne rahat” diye sırtüstü yatıyor. Canını dişine takanlar arasında elbette yine Donk, Titi, Bozhikov ve Castro vardı. Bu arada... Kaleci Isaksson’a ne demeli! Nasıl gol yedin öyle Isaksson!
Bursa’yı ise kutlamak gerekiyor. Akıllı oynadılar. Mücadeleyi hiç bırakmadılar. Bursa ligde yeni yeni hava kazanıyor. Öyle ya, geçen sezonun Bursaspor’u gitti, yerine ayrı bir Bursaspor geldi. Neyse ki yeni transferlerin önemli bölümü iyi çıktı. Şimdi durum böyleyken, dün Ertuğrul Sağlam’ın istifaya davet edilmesi, nasıl bir zihniyet... Ki bu Ertuğrul Sağlam, başarısı ve saygınlığı ile Bursaspor’a tarih yazdıran çok önemli bir değer. Bursa’nın değerli taraftarlarına şu hususu hatırlatmakta yarar görüyoruz: Sevgili taraftarlar, birilerini istifaya davet ederken, yanlış adrese gitmeyin. Hele hele Ertuğrul Sağlam gibi bir ismi kesinlikle hedef göstermeyin. Heykeli dikilecek adamı siz istifaya davet ediyorsunuz. Bak ne güzel, İstanbul’a geldiniz, futbolcuları yürekten desteklediniz. Bravo... Alkışlar size... Ama Ertuğrul Sağlam’ın da değerini biliniz.
Sözün özü: Paşa golcü sıkıntısını giderdiği taktirde yarınlara çok daha ümitli bakacaktır.
Bursa camiası ise sabırlı davrandığı taktirde az zamanda çok yol alacaktır.
DONK VE TİTİ...
Her ikisine de ayrı ayrı bravo... Çünkü ikisi de sorunlu değil, sorumlu futbolcu...
STOCH...
Stoch’un terbiyesiz davranışlarına kimse seyirci kalamaz. Ne o öyle, kramponu atmalar, su şişesini fırlatmalar, Ertuğrul Sağlam’a tavır yapmalar. Ayıp sana Stoch...