Şimdi başlıyor!
Evet, kötü bir sonuç aldık. Hüsrana uğradık.
Futbolumuz yetersizdi. Sahadan üzgün ayrıldık.
Ama şu da var. Henüz bitmedi. Son maça kadar da bitmeyecek. Bu iş hesap kitap işi... Tamam üzülelim. Tamam ders alalım. Ama dünyamızı karartmayalım. Ümitli olalım. Bize yakışanı yapalım.
Dün hiç iyi değildik. Etkisizdik. İyi mücadele gösteremedik. Kırık not aldık. Kalemizde çok sayıda tehlike yaşadık.
Pozisyona girmekte de zorlandık.
Büyük ümit bağladığımız bazı isimler çok etkisiz kaldı. Kimler mi? O kadar çok ki!.. İlle de söyle kardeşim derseniz eğer... Arda, Oğuzhan, Çalhanoğlu, Cenk, Selçuk... Neyse. Fazla yazmayayım. Şu süreçte daha fazla moral bozmayayım. Haa pardon bir de kaleci Volkan Babacan... Bizim bildiğimiz Babacan dünkü golü yemezdi.
Açıkçası... Orta saha dün son derece silik kalınca... Üretmekte zorlanınca.. Savunma da büyük açıklar verince... Kara tablo kaçınılmaz oldu.
Söylemezsem duramam... Bir de maçın hakemi... Vicdanın kurusun İsveçli... Rakip futbolcular yerde yatarak geçirdi maçın en kritik bölümünü... Sen kalktın sadece 4 dakika uzatma verdin. Ya saatin bozuk, ya gözün, ya da kafan!
Tekrar yazıyorum. Bu maç geride kaldı. Grup 3.’lerinin önemli bölümünün bile yoluna devam edeceği bu organizasyonda... Alacağımız 1 galibiyet... Bize büyük kazanımlar sağlar.
Son söz: Bu köprünün altından daha çok su akar.